1. YAZARLAR

  2. Ahmet Turan

  3. Seydibeyi Gezdik
Ahmet Turan

Ahmet Turan

Yazarın Tüm Yazıları >

Seydibeyi Gezdik

A+A-

Ecdadımız ne güzel söylemiş.

‘Marifet iltifata tabidir’ diye.

Hakikaten Konya Şeker’de marifeti görüyoruz.

Kalabalık basın mensubu grubu ile Konya Şeker tarafından Seydişehir ile Beyşehir arasına kurulan Seydibey Patates işleme tesislerini gezdik.

Patatese masrafsız depo hizmeti veren dağın altındaki doğal depolardan başladık gezmeye.

Ardından Tohumluk Patates Doku Kültürü Tesisi, Soğan Halka ve Kroket Tesisi, Biyogaz ve Elektrik Üretim Tesisi ve Patates Nişasta Tesislerini gezdik.

Öncelikle, Konya Şeker’in üretim modeli oluşunu Seydişehir ile Beyşehir arasında kurulan Seydibey Patates işleme tesislerinde de gördük.

İnişli çıkışlı fiyatıyla anılan, ev ve oteller ile lokantaların tüketimi ile sınırlı olan patatesin bu tesislerde sanayi ürününe dönüşerek katma değerli oluşuna şahit olduk.

Tohumun üretim için ne kadar büyük öneme sahip olduğunu duyunca ‘Vah’ halimize demekten kendimi alamadım.

Niye mi?

Tohum dahil, patatesin oluşturduğu nişastanın da ülkemize ithal edilen ürünler arasında olmasının yanında dışarıdan ithal edilen tohumun hastalık taşıma dahil, riskli yönlerini öğrendik de ondan.

Seydibey tesisleri aynı zamanda yapraktan hastalık riski taşımayan birinci evrede ari tohum üreterek çiftçiye veriyor.

Hem yerli, hem de milli tohum.

Tesisler patateste de dışa bağımlılığı bitirmiş.

İltifatı hak etmiyor mu?

Çiftçiler de yanımızdaydı.

Torku Alternatif Zirai Ürünler Direktörü Tamer Değer, Seydibey Taze Dondurulmuş Gıda İş Birimi Direktörü Erman Gümüş bize önemli bilgiler verdiler.

Bunlar teknik bilgi.

Ama çiftçilerin yürekten verdiği bilgileri aktarayım.

Toprağımızdan soğumuştuk.

Tarlaya gitmeyi istemezdik. Ürettiğimiz ürünler para etmiyor, bazen de zararına satıyorduk.

Bugün için size örnek verelim.

Kilosu en az 70 kuruşa mal olan patatesi tarladan 40 kuruşa alıyorlar.

Be insaf arkadaş.

Bu ne demek biliyormusunuz çoluğunla çocuğunla yaptığın çalışmaların heba olması demek.

Ya da kendini dağdan aşağı at demek.

İnsan bir daha ekmek ister mi?

Başka yörelerde patates üreten arkadaşlarımız var. Onlara durumu soruyoruz.

Aynen bunları aktarıyorlar.

Biz Seydibey Tesisleri sayesinde patatesin kilosunu 1 liraya sattık.

Yine ekeceğiz.

Böyle olursa her yıl daha artırarak ekeceğiz.

Çünkü para kazandık. Toprağımıza ısındık.

Şeyh Edebali “ İnsanı yaşat ki devlet yaşasın” dememiş mi.

Biz de çiftçiler olarak diyoruz ki; TORKU yaşasın ki çiftçiler yaşasın.

İşte Recep Konuk başkanın bir eseri daha.

Hem de yöre çiftçilerinin dua ettiği bir şaheser.

Burada işlenmiş patates çöplerinden elektrik de üretiliyor. Çumra Şeker de havadan kazanılan para, Seydibeyde de çöpten kazanılıyor.

Bu da Recep Konuk farkı.

Önceki ve Sonraki Yazılar