1. YAZARLAR

  2. Mustafa ÖZYURT

  3. Şeytan Vesvas Ve Hannas
Mustafa ÖZYURT

Mustafa ÖZYURT

mustafa özyurt
Yazarın Tüm Yazıları >

Şeytan Vesvas Ve Hannas

A+A-
Nas suresinde sığınılan Allah Teâlâ'nın, dilediğini her türlü kötülükten koruyabileceğini ve izni olmadan kimsenin kimseye bir zarar vermesinin mümkün olmadığını vurgulamaktadır. Vesvesecinin şerrinden bu sıfatlara sığınıldığı gibi, diğer bütün kötülüklerden korunmak için yine bu sıfatlara iltica edilir.
Bu şerden Allah'a sığınmanın birinci manası, şerrin kalbe yerleşmemesi için Allah'a dua etmek ve sığınma talebinde bulunmaktır. İkinci anlamı: Allah yolunda çalışanların aleyhinde halkın kalbine vesvese verene karşı daima Allah'a sığınmaktır. Hak davetçilerinin, Allah'a daveti bırakarak, her bireyin davetçiler hakkındaki yanlış düşüncelerini düzeltemeyeceği ve ithamlara cevap veremeyeceği ve bunlar için vakit ayıramayacağı bilindiğine göre, tek çare bütün bunlardan Allah'a sığınmaktır.
Burada vesvesecinin, şer fiilinin başlangıcı olduğu sonucu da çıkmaktadır. Vesvese, gâfil ve zihni boşalan bir insan üzerinde önce etkili olur ve kalbinde kötülüğe istek meydana getirir. Bu kötü niyet daha sonra irade haline gelir ve vesvesenin de tesiriyle irade pekişir. Son adımda ise, şer amel ortaya çıkar. Vesvese verenin şerrinden Allah'a sığınmanın manası, Allah'ın henüz başlangıcında şerri yok etmesini istemektir.
Hadimi merhum bu mevzuyu, kulların fiillerini hayâ’yı şöyle açıklamaktadır:
Vesvas: Kalp kulağına, sol taraftan gizli ses veren şeytanın ismidir. Hannas: İnsanı Allahü Tealanın zikrinde tehir ederek oyalayan şeytanın ismidir. Kul, kalbi Allahın zikrine sarf etmekle, şeytan oradan uzaklaşır.
Enes r.a.ın rivayet ettiği hadisi şerif de: “Aleyhisselatü vesselam Efendimiz: Muhakkak şeytan hortumunu Âdemoğlunun kalbinin üzerine kor. O, Allahü Teâlayı zikir ederse o kaçar, hortumunu çeker. O, Allahü Teâlayı unutursa, hemen şeytan hortumunu kalbine yerleştirir. Yani lokmasını ağzından insanın kalbine koyar” buyurdular.
Şeytanın hilelerini ta’ât da, Meşayih (r.a.) da, istikrarı ile 7 vecih denmiştir.
1.Kişiyi ta’ât’tan neh yetmek. Sen ibadetten ganisin (zenginsin), sen deki, kim salih amel işlerse kendine, kim cihad ederse yine kendi nefsine dedirtir. 2. Muhakkak Allah kerimdir. Seni cennetine amelsiz koyar ve günahlarını mağfiret eder. 3. Senin ibadetin riya ile ayıptır. Sen müttekı değilsin. Senin ibadetin kabul olmaz.
4. Senin çalışmaların zayidir. Fayda olmayınca hayvan azabıdır. 5. Benim muradım, Allahın âzabını defetmektir emrine imtisalle. Şu takdirde kabul olmayan şeyle neye uğraşayım gibi. 6. Ye’se düşürmek(ümitsizliğe). 7. Ye’isden sonrada, amele ihtiyaç olmadığını söyler. Sen said olarak yaratıldın. Amelin terki sana zarar vermez. Sen şakı olarak yaratılmışsan ezelde, amel sana fayda vermez. Öyle ise sen rahatını bozma, emir işleyeceğim diye kendini sıkıntıya sokma der.
Maverdi’den Menavi de geçtiğine göre: Hz. İsa a.s.v. e Şeytan aleyhi’l-lane zahir oldu. Ve dedi ki; Elbette sana bir şey isabet etmedi. Allah sana öyle yazdı. İsa as. Evet dedi.
Şeytan: Sen kendini şu dağın zirvesinden at. O seni selamete muktedirdir. Salim olursun der.
Hz. İsa dedi ki; Allahın lanet ettiği; Muhakkak Allahü Te’âla kullarını imtihan eder. Kulun ise Rabbisini imtihan etme hakkı yoktur, diye cevap verir.
Hasan dedi ki: Cenabı Hak, kıyamet günü kullarına, benim fazlımla cennete girin. Amellerinizin miktarına göre cenneti size taksim ettim.
Ve yine dedi ki; Amelsiz cennet talep etmek günahtır. Ehli cennete Cenabı Hakk dünyadaki ameller mukabilin de vaad ettiği cenneti vereceğini “Öyle bir Cennet ki, siz ona işlediğiniz ameller ile varis kılındınız” ayeti celilesi ile haber vermektedir. (berika c.1.s.557)

EF’ALİ İBAD

Kulların işlediği şeyler, Allahü Teâlanın ilmi, iradesi, takdiri ve levhı mahfuz da yazısı iledir. Cebirle (zorla) kullarındansudur etmiş değildir. İlmi ezelisinde olduğu için, kulun muradına göre hadise cereyan etmektedir.
Teheccüd namazına (gece kılınan) devam edenlerin, riya ile ihlâs arasındaki umuru mütereddideyi Teheccüd namazına devam etmekle anlamaları mümkündür diye kaydedilmektedir.

HAYÂ

Hayâ’nın her türlüsü hayırdır. Hayâ menduplar, sünennetler ve vaciblerdendir. Mümin için Allah’dan hayâ etmek, insanlar üzerine hayâ etmekten daha kavidir. Ayeti celile de:
“Allah yolunda cihad ederler ve levm edenlerin (kötüleyicilerin) levminden de korkmazlar”buyurulmuştur. Burada kullar üzerine hayânın kaviliği hakkı söylerken kuvvetlilliği, kast edilmiştir. (berika c.1.s.592) (Devam edecek)
 
Bu yazı toplam 85 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.