1. YAZARLAR

  2. Mustafa ÖZYURT

  3. Seyyid Ahmed El-Rufai Hazretleri
Mustafa ÖZYURT

Mustafa ÖZYURT

mustafa özyurt
Yazarın Tüm Yazıları >

Seyyid Ahmed El-Rufai Hazretleri

A+A-
Nesebi; Câfer-i Sâdık bin Muhammed Bâkır bin… Hüseyin bin Ali bin Ebî Tâlib’dir (r.anh). Peygamber efendimizin soyundan olup seyyiddir. Anne tarafından da nesebi hazreti Hâlid bin Zeyd Ebû Eyyûb
el-Ensârî’ye dayanır. Bu yüzden kendisine Ebü’l-Alemeyn, iki sancak sâhibi künyesi verilmiştir. Ebü’l-Abbâs da denir. Benî Rıfâe kabîlesine mensûb olduğu için Rıfâî nisbeti ile meşhur oldu.

Ahmed Rıfâî hazretleri doğmadan önce dayısı büyük âlim Mensûr Betâihî bir gün rüyâsında Peygamber efendimizi gördü. Ona; “Ey Mensûr! Kız kardeşin, kırk gün sonra Ahmed isminde bir çocuk
dünyâya getirecek. Bu çocuğu, Aliyyül Kârî Vâsıtî’nin terbiyesine teslim et. Bu zât, Allah indinde azîzdir. Sakın ihmâl etme.” buyurdu. Bu rüyâdan tam kırk gün sonra Ahmed dünyâya geldi. 1118
(H.512)


Seyyid Hasan Nakib-ül mukaddem Aleyhirrahme şöyle anlatıyor: Bir gün Seyyid Ahmed Rufai Hazretlerinin meclisinde oturuyordum. İçeri bir adam girdi geldi: "Efendim! Abdest almak için su
çıkanrırken bir aslan gelip bu fakirin öküzünü yedi" dedi.

Seyyid Rufai:

- Bana hemen o aslanı çağrın gelsin buyurdu.

- Efendim biz aslanı nasıl çağıralım vardığımız gibi bizi parçalar yer.

- Korkmayın ondan size zerre kadar bir zarar gelmez.

Bunun üzerine gidip arslanı çağırdılar. Arslan geldi. Rufai Hazretlerinin önünde yüzünü yere koydu.

Seyyid Rufai ona dedi ki:

- Ey arslan niye böyle küstahlık edip fakirin hizmetinde olan öküzü yedin. Hazret-i Allah'dan korkmadın mı? Arslan lisana gelip fasih bir dil ile:

- Ey efendim! Ceddin Hazret-i Peygamber ruhu şerifi için gazaba gelip bana beddua etme. Zira yedi gündür bir şey yememiş açlık canıma tak demişti. Affınıza itimad edip çaresiz bu küstahlığı irtikap
ettim dedi.

Suçunu bir şartla affettim. Yediğin öküzün yerine bu fakirin hizmetinde olacaksın. Arslan Seyyid Rufai'nin bu şartını kabul etti o kimsenin hizmetinde bulundu.

Ahmed Rıfâî yedi yaşında iken babası vefât etmişti. Kur’ân-ı kerîm hocası Abdülmelik Harnutî’dir. Ahmed Rıfâî henüz yedi yaşında iken Hocası ona; “Yâ Ahmed! Sana diyeceğim şu şeyleri hâfızanda tut,
ezberle ve hiç unutma!” deyince “Peki efendim.” dedi. buyurdu ki: “Başkalarına iltifat edip gezen, hedefine varamaz ve hakîkate kavuşamaz. Şüpheden kurtulamayanın, dünyevî düşünenin, nefsî
arzularının peşinde olanın; felâha, hidâyete kavuşması düşünülemez. Bir kimse, kendi kusûrunu, noksanını bilmiyorsa, bütün zamânı da noksan geçer.” Bu kıymetli sözleri hâfızasına nakş etti. Bir yıl
bu sözlere göre amel etti. Bir yıl sonunda hocasından yine nasîhat istediğinde buyurdu ki: “Hakîkî âlimleri, evliyâyı tanıyamamak çok kötüdür. Tabîbin hasta olması ne fenâ, akıllı kimsenin câhil kalması
ne kötüdür.” (devam edecek)
Bu yazı toplam 99 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.