1. YAZARLAR

  2. Dursun Seyis

  3. Sıcak Havada Ne Yazmalı ?
Dursun Seyis

Dursun Seyis

Dursun Seyis
Yazarın Tüm Yazıları >

Sıcak Havada Ne Yazmalı ?

A+A-
Sizleri bilmem ama, ben bu yaz aylarında oldukça bunalıyor ve sıcakların beni çok etkilediğini belirtmek isterim.
Ağustos ayı Türk Milleti için zafer ayıdır.
Ağustos ayı Türkiye için en sıcak aylardan birisidir.
Bu sıcak havaya birde siyasi sıcaklıklar eklendi mi, şehirler adeta cehenneme dönüyor ve yaşanılmaz bir hal alırken, insanlar kendilerini serin, yeşil yerlere atıyor. Nefesleniyorlar.
Şehirler çekilmez diyorum çünkü oldukça bir sıcak hava var. Buna siyasi atmosferde katılınca tansiyonda yükseliyor.
Cumhurbaşkanı adayları R. Tayyip Erdoğan, Ekmeleddin İslamoğlu, Selahattin Demirtaş’ta sıcak havaya rağmen 10 Ağustos’a hazırlanıyorlar.
Selahattin Demirtaş’in söylemlerinden hayıflanıyorum. Recep Tayyip Erdoğan’ın söylemlerinden hem düşünüyor, hem etkileniyorum. Ekmeleddin İnsanoğlu’nun söylemlerinde ise düşüncelere dalıyorum.
Burada Hz. Mevlana’nın bir dörtlüğü aklıma geldi,
Hz. Mevlana diyor ki:
Ay ışığını saçar,
Köpekler ulur, durur.
Ayın suçu ne ?
Köpeklerin huyu budur.
Türk halkı da inanın benim gibidir. Kararlılar zaten kararlı, Kararsızlar deli koyun gibi, ne yapacağına henüz karar verememiş görünüyor.
Ancak bildiğim bir şey varsa, oda milletin istikrar istediği, kavgadan, çekişmeden bıktığı, macera aramadığı, bölünmeden, parçalanmadan ve çalmadan, çaldırmadan yaşamak istediğidir. Türk halkı insan gibi, kimseye zarar verilmeden, dün beyaz denilen şeylere bugün siyah denildiğini görmek istemeden yaşamak istemektedir.
Bilgisayarımın tuşlarına basıp bu yazıyı yazdığımda durum benim gözümde böyle görünüyor. Yarınlar ne getirir, ne götürür bilemem. Ancak Süleyman Demirel’in bir sözünü hatırlamak, hatırlatmak isterim.
Demirel derdi ki :
“Siyasetten 24 saat çok uzun bir zamandır. “
10 Ağustos’a kadar köprünün altından çok sular akacaktır.
Beni üzen şeyler ise Gazze’de İsrail katliamı,Irak’ta sürüp giden Amerika Emperyalizmi, IŞId’IN İslam adına insanları öldürmesi, camileri, müzeleri havaya uçurması. Kimsesiz, savunmasız, biçare insanların katliamına dünya, ya göstermelik tepki gösteriyor, ya da sadece seyrediyorlar. Kutsal topraklardan dönen, Umre yapıp kentimize dönen insanlarla konuşuyorum. Söyledikleri beni çok daha üzüyor. Bu kutsal topraklar Arap toprağıdır. Burada Araplardan yoğunluk vardır. diyorlar ki:
“ Kimsenin kılının kıpırdadığı yok!”
Bu nasıl dünya, Bu nasıl Arap dünyası?
Bu nasıl İslam dayanışması…
Yazıma ünlü Arap Şairi Ömer Hayyam’ın bir dörtlüğü ile devam edelim.
Bir elde kadeh, bir elde kur’an
Bir helaldir işimiz, bir haram
Şu yarım yamalak dünya’da,
Ne tam kafiriz, ne Müslüman.
Bu günlük hafta başında bu kadar derken N. Fazıl Kısakürek diyor ki:
Tomurcuk derdinde olmayan ağaç, odundur sözü ile bitirelim.  
Bu yazı toplam 54 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum