1. YAZARLAR

  2. Dilek Bülbül

  3. Şifacı Bir Tekke: Bulgur Tekkesi
Dilek Bülbül

Dilek Bülbül

Yazarın Tüm Yazıları >

Şifacı Bir Tekke: Bulgur Tekkesi

A+A-

Kelime anlamı itibariyle genel olarak “Tekke” tasavvuf eğitiminin verildiği yer anlamına gelmektedir. Fakat zaman içerisinde farklı amaçlara da hizmet etmiştir. Bugün hâlâ Bedesten içerisinde varlığını sürdüren Bulgur Tekkesi de bunlardandır ve halk arasında şifacı olduğuna inanılır. 
    “Bulgurcuk” adı verilen deri hastalığı insanların daha çok elinde olmak üzere vücudun çeşitli yerlerinde meydana gelen kırmızı renkli ve kaşıntı yapan küçük kabarcıklar şeklindedir. Bulgur tanesine benzerliği dolayısıyla günümüzde yaygın olmasa da eskiden bu hastalıktan kurtulmak için Bulgur Tekkesine gidilirdi. Bulgurcuk hastası yanına biraz bulgur alarak bu dedenin kabrini ziyaret ederdi. Mescidin eyvanında yatan bu zata da halk “Bulgur Dede” adını vermişti. Buranın görevlisi dualar yapar, sonra sandukanın baş tarafında bulunan küçük bir kaptan bir miktar bulguru ağzına alarak ıslatır ve hastanın bulgurcuk olan yerlerine püskürtürdü. Hasta yanında getirdiği bir miktar bulguru o kaba döker ve çanaktaki bulgurdan birazcık alarak yalardı. Bir hafta kadar ekşi, turşu ve baharatlı bir şey yememesi kendisine tembih edilirdi. Allah'ın izniyle hastalar şifa bulurdu. Bundan dolayı bu tekkeye halk tarafından “Bulgur Tekkesi” adı verilmiştir. Ancak bu hikâyenin ne zaman ortaya çıktığı meçhuldür.
    Bulgur Dede adı verilen zatın mezar taşında ise şu kitabe yer almaktadır: "Seyyid Ahmed İbni Şeyh Mahmud. Tabe serahu ve ceale'l cennete mesvahü. Fi tarihi Şabanü'l mübareke seb'a ve erbain ve semane miye (H.847)". (Mahmud oğlu Seyyid Ahmed. Allah onun sırrını mübarek etsin ve cennetine ulaştırsın.)
    Tekke’den ya da herhangi bir türbeden şifa dilenmek elbette ki yanlış bir eylemdir lakin yakınları buradan fayda görmüş biri olarak mezar taşında geçen sır ifadesi belki de olayın kilit noktasıdır. Şüphesiz; sır ne bulgurda ne de tekkededir. Hakiki sır, Hakk’ta ve Hakk’a erenlerindir.
    


 

Bu yazı toplam 1496 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar