1. YAZARLAR

  2. Hakkı Balcı

  3. Sıfır Bürokrat…
Hakkı Balcı

Hakkı Balcı

Yazarın Tüm Yazıları >

Sıfır Bürokrat…

A+A-
Anavatan Partisinin iktidarda güçlü olduğu dönemlerde Bozkır spor salonunda bir toplantı düzenlenmişti…
Vilayetten davet edilen yatırımcı kurumların üst düzey bürokratları, bölge müdürleri salonun ortasında vatandaşı karşıdan görecek şekilde yerleşmişlerdi…
Salon; muhtarlar, belde ve ilçe belediye başkanları ve vatandaşlar tarafından hınca hınç doldurulmuştu…
Tüzel kişilikler yada bireyler, kim hangi bürokrattan nasıl bir hizmet bekliyorsa; kendisine uzatılan ses cihazından binlerce kişinin içerisinde aleni olarak istiyordu…
Vilayetin muktedir bürokratları taleplere çözüm üretecek cevapları verirken hazır bulunan sekretaryaları taleplerin hepsini not alıyorlardı…
Bu programın moderatörlüğünü ise; organizasyonun mimarı milletvekilleri yapıyorlardı… Bütün taleplere, yüzde doksan düzeyinde çözüme yönelik cevapların verildiği bu toplantıya hayran kalmıştım…
Vatandaş bürokrat ve muktedir siyasetçilerin aynı alanda buluştuğu saygılı, ölçülü son derece faydalı sonuçlar veren bir özel toplantıydı…
İsteklere olumlu-olumsuz verilen cevaplar esnasında niyet ve amelin samimi olduğu, gönüllülük esasına dayalı olarak bir araya gelindiğini rahatlıkla gözlemleyebiliyordum… Herkes memnundu…
Seçilmiş siyasetçinin atanmış bürokrata karşı yetki üstünlüğünün olmasını asla doğru bulmam ancak yetki hiyerarşisi buna ters bir durum arz ediyor…
Siyasetçinin seçimle gelmesi doğal olarak halkı temsil etmesi ve halk tarafından politikacıya hesap sorulabilmesini de beraberinde getiriyor dolayısı ile bürokrata politik olarak hesap sorulamayacağına göre de vatandaşa yansıyacak olan kamu politikalarının yetkilileri de politikacılar oluyor…
Öyleyse; politik gücümüz milletvekili düzeyinde olmasına rağmen 2002 yılından bu yana coğrafyamıza hizmet aktarımında kolaylıklar sağlayacak bürokratları ilgili makamlara neden taşıyamadık?
Üst düzey bürokraside görev yapabilecek yetişmiş hemşerimiz mi yok? Var ama 12 yıldır münhal makam mı bulunamadı? Yoksa bu gerçeği görebilecek kabiliyetten mi uzağız?
Hiç mübalağa etmiyorum… Bir çırpıda isimlerini zikredeceğimiz üst düzey birkaç bürokratımız kişisel başarıları ve tabiri caizse bulundukları makamlara tırnakları ile kazıyarak gelmişlerdir…
Politik erkimiz bürokratlarımıza bırakın yardım etmeyi, onlara bulundukları makamlarda güç vermeyi; onların ilçemize kazandırdıklarını yerel politik ağızlarına bulaştırmadılar bile… Onların yaptıklarını kendileri yapmış gibi gösterirken hiçte rahatsız olmadılar… İşte bu durum benzeri konularda, bürokratın çoğu zaman, çoğu politikacıdan daha erdemli olduğu kanaatini oluşturdu bende...
Böyle olunca da şehrimizin yetiştirdiği bir tek bürokratımızı bölgeciliğin egemen olduğu, başkentte yarın olur karşıma çıkar fobisi ile doğru makamlara yerleştiremedik…
Daha dün Milli Eğitim Bakanlığı Rehberlik ve Danışmanlık Kurulu Başkanlığı (Teftiş kurulu başkanlığı) görevinden alınarak bakanlık müşavirliğine mehel görülen Hüseyin Acır’a politik erkimizin temsilcileri hangi ölçüde yardımcı oldular?
Seydişehir Tarım Meslek Lisesinin kurulmasının yegâne müsebbibi bu bürokratımızın ilçemize getirdiği diğer hizmetleri kendileri yapmış gibi açıklama yapan politik erkimiz neden sessiz?
Hastane de, pastane de, postane de asgari ücrete talim eden mevsimlik işçilerin işe alınıp işten atılmalarında şahin kesilen anlayış neden suskun ki? Hatta arayıp geçmiş olsun nezaketinde bile bulunulmadığı kanaatindeyim…
Hülasası;
Bölgemizde ismini, coğrafyasını vermek istemediğim, uygulamaya konulduğu an Seydişehir’e önemli ölçülerde zarar verecek lüzumu olmayan birçok proje gerçekleşiyor… Bu projelerin sahiplerinin; bürokrasi gücünü elinde bulunduranlar olduğunu ve projelerini mikro milliyetçi temellere oturttuklarına inanıyorum…
Hal böyleyken; Tırnakları ile kazıyarak hak ettikleri mevki ve makama gelen birkaç bürokratımız dışında bürokrat yerleştiremedik başkentte…
Yazık ettik on iki yıla…
Sıfır bürokrat yerleştirdik vesselam…

GÜNÜN SÖZÜ YAZININ ÖZÜ
Dayan dayan kendi dizine dayan…


 
Bu yazı toplam 47 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.