1. YAZARLAR

  2. Serdar USMAN

  3. Sigara zararlı anladık. Peki ya alkol ?
Serdar USMAN

Serdar USMAN

Serdar USMAN
Yazarın Tüm Yazıları >

Sigara zararlı anladık. Peki ya alkol ?

A+A-
Gençlerimizin ve yetişkinlerimizin alkol alışkanlığından şikayet ederken alkol alma yaşının çocuk denecek yaşlara kadar sirayet etmesinden ciddi endişe duyduğumu ifade etmek istiyorum. Bu konuda sözde çağdaşlaşan (!) ebeveyn tutumlarının da önemli olduğu malumdur. Televizyon kanallarından, gazete sayfalarından ve çeşitli sosyal etkinlik alanlarından etkilenen çocuklarımız ve gençlerimiz maalesef bu pisliğe bulaşmakta ve günden güne dinimizin haram kıldığı tüm kötülüklerin anası olan bu günahı işlemekten zerre kadar çekinmemektedirler.
Zaman zaman alkol alan tanıdıklarla karşılaştığımda haram olduğunu bilerek neden ısrarla devam ettiğini sorduğumda aldığım yanıtlar genelde aynıdır. Zevk almak, duyguları düzeltmek, stresle başa çıkmak, alkol içme tutkusu ve alkolik yaşam tarzıdır.
Alkol alma hastalığına yakalananların genellikle içmek için her zaman bir nedeni vardır. Mutluluk, gerginlik, neşesizlik adı altında bu işe yaramaz sıvıyı içme fırsatları bitmek bilmez. Birde son günlerin malum anlayışlarından olan tatil, parti, doğum günü, arkadaş toplantıları gibi özel günlerde alkol almayı caiz görenlere bile rastlayabilirsiniz. Alkol hastalığı ilerledikçe beden sağlığı ve ruhsal problemler de artar. Aslında bu melanete yakalananlarda her zaman pişmanlık, suçluluk duyar, bunu bastırmak için daha da çok içer. Zamanla da depresyon artar, depresyon arttıkça alkol alma hissi çoğalır. Uyku kalitesi bozulur, gece uyanır, panik nöbetleri artar. Ağrılar ve nefes darlığı artar, bunu bastırmak için daha fazla içer.
Milletçe kaybettiğimiz değerler günden güne hayata bakış açımızı da değiştirmekte ve güven duygusu zedelenmektedir. İçinden çıkılmaz hal alan bu seyirde başrolü alkol gibi kötü bir alışkanlığın oynadığını bilmemiz gerekiyor. Bu illete bulaşanlarda gözlemlenen durum, tamamen normal hissetmeleridir. Olağanlaştırılmış bir düşünceyle içilen alkollü içeceklere özendiren de yine ülkemizde yayın yapmakta olan televizyon kanallarıdır. Bu kanalların birçoğunda yayınlanmakta olan dizilerden evlerimize kanalizasyon borusu gibi kötülük akmaya devam etmektedir. Çocuklarımızı ve gençlerimizi tehdit eden her türlü unsurun üstünde ısrarla durulmakta ve toplumsal yapımız bozulmaya çalışılmaktadır. Günü geldiğinde kontrol elimizden çıkarsa geri dönülemez bir yola gireriz.
Buradan bir detaya daha değinmekte yarar görüyorum. Sigara ve nargile ile mücadele edilmesine gördüğüm kadarıyla hiçbir merciden itiraz eden yok. Bu sevindirici bir gelişme olup, daha da kararlılıkla üzerine gidilmesini ümit ediyorum. Çünkü kapalı alanlarda sigara yasağı uygulamasında daha da yapıcı tedbirler alınmalıdır. Bunu ihlal eden çok sayıda yer olduğunu biliyorum. Peki, aynı ölçüde hatta daha zararlı olan alkollü içkilerle mücadeleye gelince niçin daha tehlikeli olan bu hassas konuda kararsızlık hakim oluyor? Dünya Sağlık Örgütünün (WHO) alkollü içkileri sigara kadar tehlikeli görmediği için olabilir mi?
Aileler için büyük tehdit içeren alkol alımı karşısında hükümetimizin sessiz kalması toplum içinde yaşayan bazı çevrelerin varlığından ileri gelmektedir. Evet reklamlarda alkol yasaklanmış olsa da dizlerde ki alkol sahnesi insanımıza öyle teşhir ediliyor ki daha ham ve gelişmekte olan gençlerimizin beynine sirayet eden belirtisi tamamen özenti odaklı oluyor. Zaten aileler, çocuklarının ahlaki gelişimine yönelik çabada yetersiz kaldığı bir ortamda televizyon kanallarının oluşan boşluğu şerle doldurmaktan hiç geri kalmadıkları ortadadır.
Bazı ulusal gazetelerde de bu alkol reklamının abartıldığını ve tam sayfa reklam vermek suretiyle toplumsal bilinçaltını esir almaya çalıştıkları ortadadır.
Toplumsal hassasiyetlerimizde kararlı tutumunu takdirle karşıladığımız Başbakanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın bu yaraya el atacağını, milletimizin geleceğini tehdit eden bu duruma kalıcı tedbirler için düğmeye basacağını ümit ediyorum.
Devlet adamlarının içki içmesinin olağan ve gerekliymiş gibi algılandığı bir Türkiye’den cumhurbaşkanının ve başbakanının haram ve zararlı olduğu şüphesiz bu illetten uzak kaldığı bir Türkiye’de yaşamanın ayrı bir heyecanı var.
O halde daha önceleri baştan kokan balığın, artık baştan kokmadığı güzel ülkemin insanlarını geçmişin karanlık günlerinden kurtaran hükümetimizi tebrik ediyorum.
Alkolün hem ferde, hem aileye hem de tüm topluma verdiği zararlar ve açtığı yaralar ortada iken bunu şiddetle savunan ve medeniyetin temsilcisi olduğunu zanneden çağdaş zavallılar avazları çıktığı kadar bağıradursunlar. Hatta Taksim Meydanı’nda, Kızılay Meydanı’nda içkiye karşı alınan sert önlemleri protesto amaçlı toplanıp ortalığı germeye devam etsinler ama sonuçta bu memleketin gerçek sahiplerinin istediği olacak. Bu halk, çağdaşlaşma teranesiyle alkol karanlığına götüren tüm bataklıkları kurutacak. Üç beş çapulcunun amansız alkole özgürlük çağrısı cılız ses olarak kalacak. Millet baygın değil, ayık olacak. Hayal dünyasında değil, hakikat aleminde yaşayacak. Kusmuklu değil, gül serili sokaklarda yürüyecek. Sarhoş narası değil, ezan nidası dinleyecek. Alkol sebepli trafik kazalarından emin olacak. Harama değil, helale koşacak. Batılı değil, hakkı haykıracak.
Bu ülke kimsenin çiftliği değil, bu ülke gezicilerin değil, bu ülke PKK’lıların değil, bu ülke statükocu CHP zihniyetine mensup olanların değil, bu ülke diğerlerine yaşam hakkı tanımayan MHP’lilerin değil, bu ülke Osmanlı’dan gelen ve kardeşçe yaşamasını bilen, birbirini sırtından vurmayan, alnı secdeden beri olmayan gerçek sahip olan kahir ekseriyetindir.




Bu yazı toplam 43 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.