1. YAZARLAR

  2. Lütfi AYHAN

  3. Sıkıntılarımızın İlacı Kuranda
Lütfi AYHAN

Lütfi AYHAN

Yazarın Tüm Yazıları >

Sıkıntılarımızın İlacı Kuranda

A+A-

 Mekan: Tüm Evren, Evrende Dünya, Dünyada Türkiye. Zaman, miladi 2017, Hicri 1438.

Evren ve onun bir parçası olan Dünya, yaratıldığı günden beri adım adım kıyamete yani o kaçınılmaz sona doğru adım adım yaklaşıyor. Dünyada bu gün 8 milyara yakın insan yaşıyor. Hristiyan’ı, Müslümanı, Yahudi’si, Budist’i, Ateisti…Hiç biri kıyamete doğru yaklaşan zamanı durdurma gücüne sahip değil. Sonsuz bir zamanın başlangıcı olacak Kıyamet, mutlaka kopacak. Buna itiraz eden insan sayısı dünyada çok az. İşte böyle bir zamanda Dünyada bizden öncekilerin yaşadığı benzer sıkıntıları bizler biraz daha hissederek yaşıyoruz. Bunun nedeni şu anda dünyada insanların daha büyük sıkıntı ve darlık içinde olmaları değil, bilakis şu anda insanlar teknolojinin gelişmesi, ilmin ilerlemesi, ulaşımın, iletişimin, inanılmaz bir gelişim göstermesi sayesinde daha fazla yiyor, daha fazla içiyor, daha fazla giyiyor, daha fazla geziyor. Dünyanın başka yerlerindeki hadiselerden daha fazla haberdar oluyor. İşte bu son cümle yani dünyanın diğer yerlerinde yaşanan hadiselerden daha fazla haberdar olması insanları altından kalkılmaz bir yük ile yüklüyor.

Biz başkalarını bırakıp kendimize bakalım;  Türkiye’de yaşayan bizlerin  her haber seyrettiğimizde, her gazete okuduğumuzda moralimiz bozuluyor,  içimiz kapkara oluyor. Çünkü İslam Dünyasındaki ve Türkiye’deki gelişmeler çok olumsuz, pek nahoş. Kardeş kavgası, fitne, mezhep, ırk odaklı  iç savaşlar… Yıkılan yurtlar, mahvolan şehirler, göç eden insanlar, dökülen kardeş kanı. Nereye baksan ölüm, ne yana dönsen kan, hangi kanalı açsan parçalanmış, bedenler, boğulmuş bebekler, yangın yerine dönmüş şehirler. Olumsuzlukların failleri çoğunlukla Müslümanlar, mağdur olanlar ise tamamen Müslümanlar.

Günümüzde meydana gelen bu fitne biz Müslümanları tahminimizden de fazla olumsuz etkiliyor. Ve çoğu zaman kendi kendimize bile soramadığımız sorular artarda aklımızdan geçiyor: Niçin hep Müslümanlar birbirini kırıyor? Niye hep mağdur olanlar Müslümanlar? Sebep nedir ki günümüzde sadece ve sadece Müslümanlar iç savaşa duçar oluyorlar? Yoksa, yoksa…? Dinimiz ve kültürümüz mü buna sebep oluyor???  Halbuki işin rengi hiçte öyle değil. Tarihi azıcık okuyan insan, hakikatin çok farklı olduğunu anlar. Hristiyanlarda çok iç savaş yaptı, çok fazla inasanın ölümüğne sebep olacak büyük savşalr çıkardı. Aklınız hemen şu gelmesin: “demekki savaşlar genellikle dinden kaynaklanıyor. Din dışı yönetimler ve sosyolojik oluşumlar daha iyi. Boşa çabalamayın o havuzda çok kirli. Polpot, Lenin, Stalin, Hitler, Mussolini, Kominsit ihtilali, Faşist yönetimi gerçekleştirmek için o kadar kan döktü ki tarihte eşine az rastlanır.  Hemen aklınıza Uzak Doğu gelmesin sakın. Çünkü Budistler, brahmanlar Şintolar… Kısaca Uzakdoğu dinlerine mensup devletlerin vatandaşları, iç kavgaları ve diğer devletlerle yaptıkları savaşlarda birçok insanını kaybetti. O zaman söylenecek söz şu: Fitne, fesad, iç kavga, mezhep savaşları

 

Avrupa Tarihi İç Savaşlarla Dolu

Bakmayın siz son elli yıldır Avrupalıların, ABD’lilerin huzurlu yaşamalarına. Daha  dün, yani 1944 lerde 2. Dünya savaşında bu gavurlar 50 milyon Hristiyan’ın kanına girdiler. Rusya’da bu katliamların içinde önemli bir aktör idi. Rönesans döneminde Katolik Ortodoks, Protestan mezhep savaşlarında dökülen kanlar Müslümanların, Şii- Sünni ölümlerinden katbekat fazladır. Brahmanların Budistlerin öldürdükleri kardeş sayısı bildiğinizden çok fazladır. Aklınız hemen şu gelmesin: demek ki savaşlar genellikle dinden kaynaklanıyor. Din dışı yönetimler ve sosyolojik oluşumlar daha iyi. Boşa çabalamayın o havuzda çok kirli. Polpot, Lenin, Stalin, Hitler, Mussolini, Kominsit ihtilali, Faşist yönetimi gerçekleştirmek için o kadar kan döktü ki tarihte eşine az rastlanır.  Hemen aklınıza Uzak Doğu gelmesin sakın. Çünkü Budistler, brahmanlar Şintolar… Kısaca Uzakdoğu dinlerine mensup devletlerin vatandaşları, iç kavgaları ve diğer devletlerle yaptıkları savaşlarda birçok insanını kaybetti. O zaman söylenecek söz şu: Fitne, fesad, iç kavga, mezhep savaşları sadece ve sadece Müslümanların değil Tüm dünya insanlarının ortak hastalığıdır. Çünkü hepimiz HABİL VE KABİL in kardeşleriyiz. Dünya zaten cennet değildir. Bu konuda en iyi misal en güzel örnek Peygamberimiz dönemidir. Çünü Allahın resülü 10 yıllık devlet başkanlığı döneminde 60 yakın savaş yapmasına Arap yarımadasını baştan başa ferthetmesine rağmen onun döneminde harplerde ölenlerin sayısı (müslüman  gavur toplam) 400 civarında idi. Tabi bizim için bu gün önemli olan dün değil gavurlar değil ümmetimiz, milletimiz, ülkemiz ve İslam Dünyası. 

Tüm bu olumsuzluklarla kuşatılmış olan Müslümanların kurtuluş reçetesi yine dinimizde: 1- Sahih İman 2- Salih amel. Kuranımızda Allahütela buyuruyor:  " Allah, içinizden, iman edip de salih ameller işleyenlere, kendilerinden önce geçenleri egemen kıldığı gibi onları da yeryüzünde mutlaka egemen kılacağına, onlar için hoşnut ve razı olduğu dinlerini iyice yerleştireceğine, yaşadıkları korkularının ardından kendilerini mutlaka emniyete kavuşturacağına dair vaadde bulunmuştur. Onlar bana kulluk eder ve bana hiçbir şeyi ortak koşmazlar. Artık bundan sonra kimler inkâr ederse, işte onlar fasıkların ta kendileridir. Nur 55"

Bu yazı toplam 294 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.