1. YAZARLAR

  2. Serdar USMAN

  3. SİLKELENİN! İÇİNİZDE Kİ POSALAR BİR DÖKÜLSÜN!
Serdar USMAN

Serdar USMAN

Serdar USMAN
Yazarın Tüm Yazıları >

SİLKELENİN! İÇİNİZDE Kİ POSALAR BİR DÖKÜLSÜN!

A+A-

Ülkemiz ciddi bir süreçten geçiyor. Her konuşan Türkçe’nin esnek kurallarından yararlanmayla haklılık imajı verebilecek detaylara isabet eden ayrıntılarda kendini doğru gösterebiliyor. Ne hikmetse her oluşum, gelişmelere kendi haklılığı çerçevesinden bakmakta ısrarlı davranıyor. Bu ısrar, dönüp dolaşıp diyenin ayağına takılınca tökezlemeler başlıyor. 
İnsanoğlu, aciz bir varlıktır. Bu acziyetini bilerek haklılığında ısrarlı olan ama gelişmelere hakikat çerçevesinden bakamayan yapısıyla hep dikkat çekmiştir. 
Son yerel seçimlerde bu yaşandı. Ben iktidar partisine normal şartlarda uzak bir insan değilim. Ama gidişatta alenen sırıtan hatalara şahit oldukça da bunu kabullenemiyorum. İçeride yaşanan aksaklık ve sıkıntıları sizlerle paylaşıyorum. Yapılmaması gereken bariz hataları gördükçe üzülüyorum. Ben bu parti çatısı altında zamanında aktif görevler almış biri olarak yaşanan sıkıntıları gördükçe üzülmek ne kelime, kahroluyorum. 
Parti, başlangıcında her şehirde gönüllü bireylerin katılımıyla şekillendi. Birileri il, birileri ilçe, birileri belde vs. mevcut şartlara göre görev alarak işe koyuldu. Tamamıyla saf duygular hakimdi. Hedef, başarılı olmak, vatana hizmet yolunda üzerine düşen görevi yerine getirmekti. Gece gündüz demeden o Anadolumuzun toprak, çakıllı, patika yollarında, alıç, erik ve dağ armudu ağaçlarının arasından süzüle süzüle koşturulan köy ve beldelerde insanımızla buluşarak hizmet yolunda yapılacaklar, hedefler anlatıldı. Halkımız iyi niyetli olduğu için ortaya konulan projelerden olağanüstü mutluluk duymuştu. Belki de o günlerde yaşanan talihsiz olaylar ve gelişmelerin akabinde yeni bir kan olarak bu yeni oluşum ülkenin önünde uzayıp giden yolu aralayacak, Anadolu insanımızın makus talihini yenmesinde ki özne olacaktı. 
Nitekim öyle de oldu. Halkımız, karışık bir dönemde, ülkemizin ekonomik gidişatında projelerini benimsediği böyle bir oluşuma büyük bir heyecan ve azimle kucak açtı. Birde yeni oluşumun temel dinamiğinde İslamın referans alınması büyük desteğin sağlanmasında itici güç olmuş, halkımızın büyük sempatisini kazanmada büyük adımın ilk başlangıcı olmuştu. 
Zamanla kişisel hakların, yaşatılan zulümlerin çözümünde atılan adımlar da görülünce halk desteği katlanarak büyümüş ve önüne geçilemez bir umman oluşmuştu. İlk döneminde, geçmiş dönemin artıklarıyla, el altından çevirilen fırıldaklarla uğraşma süreci olduğundan halkımızın büyük çoğunluğu yaşanan gelişmelere rağmen iktidar partisine ölümüne destek vermiş, tüm saldırı ve sataşmalar bir şekilde halkımızın yoğun teveccühüyle bertaraf edilmişti. 
İkinci dönemde ise nispeten ilk dönemin kalıntıları olsa da muhalif kanadın adım atmayı engelleyecek tüm girişimleri kontrol altına alınabildiği için biraz daha rahat bir döneme geçilmiş ve ekonomik alanda halkın refah düzeyine katkı sağlayacak adımlar atılmaya başlanmıştı. Güzel bir süreç yaşandı. Halkımız oldukça mutlu, yaşadığı hayattan keyif almanın doyumsuz hazzını yaşamaktaydı. Sağlık sektöründe, perakende sektöründe, ulaşım sektöründe ve daha nice sektörlerde halka nefes aldıracak icraatler geldikçe halkımız nefes alma imkanı bulmuştu.
Ne olduysa üçüncü dönemde oldu. Parti içerisinde fırsat kollayan menfaat şebekeleri, dışarıdan ölümüne AK Parti kisvesiyle sızan üçkağıtçılar, fırsatçılar, yiyiciler, ihaleciler, doyumsuzlar kademe kademe yemlenmeye başladıkça tatlı gelen maddi akıntıyla Karunlaştılar. Devasa projeler aldılar. Aldıkça aldılar. Nasıl da güzel para akmaya başlamıştı. Onu bunu araya sokarak haklı haksız demeksizin alınan projelerle bir anda ne olduklarını bilemeyen bu tabaka, sınırsız maddi imkanlara kavuşunca bu yükü taşıyamadılar. Her defasında daha çok kazanma hevesi ve beklentisiyle hak hukuk gözetmeksizin yollarına devam ettiler.
Bu noktada, AK Parti’nin çizgisinde sapmalar başgösterdi. Faturalar birer ikişer halkın önüne konmaya başlandı. Fatura kabardıkça kabardı. Şiştikçe şişti. Bütçeyi zorlamaya başlayınca iktidar çözümü halkın sırtına yıkarak halletme yoluna gitti. Faturalar kabardı. Belediyeler, halka açık bilgi dahi vermeksizin sessiz sedasız su faturalarını şişirmeye başladı. Elektrik faturaları bilmem kaçlara katladı. Katladıkça katladı. Asgari ücretle hayata tutunmaya çalışan nice emekçi vatandaş, iki ara bir derede kalarak hayata tutunmaya çalıştı. Yetmedi, hanımını işe başlattı. Yetmedi çoluk çocuğunu işe başlattı. Zihinlerde sevgi ve saygıya mahal kalmamıştı. Her şey madde içindi. İktidarın şişirdiği yapılaşma karşısında yatırımını bu yöne kaydıran vatandaş, ölü yatırımla kolay kazanmanın hesabını yapmaya başladı. Üretimle, tarlayla, bağla bahçeyle uğraşmak akıl karı mıydı! 
Dışarıya bağımlılık başladı. Halkımız işin kolayını seçmişti. Çünkü imalatla uğraşmak, çiftçilikle uğraşmak, hükümetin dayattığı onca vergilerle uğraşmak işine gelmiyordu. 
İşte bugünü gelinen nokta ortada! Bezgin halk, iktidara bir ders vermek istedi. Bugün üç beş oy için çabalıyorsanız sebebini yukarıda tekrar okuyun. 
Hiç sağa sola bakmayın. 
Reis, yapayalnız kaldı. O bunların farkındaydı. Ama alt kesim işin kolayına o kadar alışmıştı ki, reisin misyonuyla alışageldiği kolay seçim kazanma refleksinin bugünkü getirdiği duruma bir bakın! Reisin de takatı bir yere kadar…
Sağda solda suçlu aramayın. İçinize bakın içinize…

Bu yazı toplam 965 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.