1. YAZARLAR

  2. Lütfi AYHAN

  3. Şimdiki Ramazanlar Eski Ramazanları Döver
Lütfi AYHAN

Lütfi AYHAN

Yazarın Tüm Yazıları >

Şimdiki Ramazanlar Eski Ramazanları Döver

A+A-

Çoğu zaman geçmişin gölgesine sığınmak ihtiyacı hissederiz hepimiz.  Üç beş dost, birkaç yaran bir araya geldik mi sohbetin konusu hemen mazi oluverir nedense? “Nerde  o eski Ramazanlar?  Nerde çocukluğumuzdaki güzellikler? Neydi o yıllar? Hey gidi günler hey!  …” bu ve buna benzer özlem dolu, hasret yüklü cümleler sıralanıverir ardı ardına. İşin garibi, ayırımsız her jenerasyon kendi mazisini yüceltir. Hâlbuki o özlemle andığımız günleri yaşarken de bu günkü duygular içindeydik. Ve o günde daha önceki dönemleri yüceltmediydi dilimiz.

Bu niye böyle? Yani birçoğumuz eski günleri, yaşadığımız maziyi daha güzel düşlüyor, daha güzel buluyoruz? Bence bunun birkaç nedeni var.  Bunlardan biri o eski dediğimiz zamanın büyük bir bölümü çocukluk ve gençlik demlerimizdir. O dönemlerde insanoğlunun ruhu, daha saf daha temiz olduğundan, hadiselere hesapsız ve duru baktığından, kalbimize güzellik çiçekleri en fazla o dönemde daha fazla ekildiğinden bu iş böyledir.

 

  İkincisi ise,  yaşanmış, hatıraya dönüşmüş zamanların ve mazide yaşananların aksi ispat edilemeyeceğinden, geçmişi etrafımızdakilere kendimizin bir övüncü olarak takdim etmek fikri.

Bunları yazmamın nedeni,  her Ramazanda olduğu gibi bu Ramazanda da gerek görsel gerekse yazılı basında, konu ile ilgili yazılan yazılarda, edilen sohbetlerde o klasik “ah nerde o eski Ramazanlar” tekerlemesinin sıkça dile getirilmesi, sayfalara taşınması. Bence şimdiki Ramazanlar eskisinden daha güzel. Bir kere şimdiki Ramazanlardaki coşku, etkinlik, sosyal kaynaşma maziye göre çok ama çok fazla. Eskiden bir mescidin avlusunda, bir evin sofasında 5- 10 kişi bir araya gelip iftar yaparken şimdi binler hatta on binler bir araya gelip iftar yapabiliyor. İşin eğlence tarafına baktığımız zamanda aynı durumla karşı karşıyayız. Eskiden (yani 70’li 80’li yıllarda) sadece TRT vardı ve o bir tek kanalda da çok sönük, pek renksiz ve devlet ideolojisinin gölgesinde yapılmış basit birkaç program vardı. Şimdi öyle mi ya? Onlarca kanalda, Ramazan eksenli, çok kaliteli birçok program takdim ediliyor Türkiye vatandaşlarına. gazeteler ramazan sayfaları düzenliyor,  belediyeler iftar çadırları kuruyor,  yardım kuruluşları Afrika’dan Uzakdoğu’ya kadar dünyanın dört bir bucağına yardımlar gönderiyor. O çok özlemini çektiğimiz günlerde adını bile bilmediğimiz ülkelerdeki insanlar şimdi, bu gün  Anadolu insanının yardımları ile ayakta duruyorlar ve Anadolu insanına dualar gönderiyorlar içten ve samimi.

 

Kısaca eski Ramazanları özlemle ananlar hadisleri ciddi bir değerlendirmeye tabi tutmayanlardır. Şimdiki Ramazanlar eski ramazanlardan ( benim yaşadığım dönemi kast ediyorum) daha bereketli, daha renkli, daha coşkulu. Tabi ki bu tespitler işin zahiri tarafı. Esas amaç ise tuttuğumuz oruçların Rabbimiz tarafından kabul edilmesi. Tuttuğumuz oruçlar bize, Afrika’daki açlara susuzlara  yardım yapma eylemi kazandırıyor mu? Suriye’de yapılan zulme karşı bir aksiyon uyandırıyor mu? Etrafımızda fakrı zaruret içinde bulunanlara yardım elimizi her zamankinden daha fazla uzatmamızı sağlıyor mu?  Buna bakmak lazım. Yoksa,  eski Ramazanlar yeni Şabanlar işin laf tarafı.   

Bu yazı toplam 617 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.