1. YAZARLAR

  2. Prof. Dr. Ahmet KAĞAN KARABULUT

  3. Sınırsız Öfke, Adalet Duygusunu Zedeler...
Prof. Dr. Ahmet KAĞAN KARABULUT

Prof. Dr. Ahmet KAĞAN KARABULUT

Prof. dr. ahmet kağan karabulut
Yazarın Tüm Yazıları >

Sınırsız Öfke, Adalet Duygusunu Zedeler...

A+A-
Onca acı yaşandı, onca badire atlatıldı lakin birileri halen koyduğumuz yerde otlamaya devam ediyor...

Yıllarca "Kifayetsiz Muhterislerle", "Narsist Zavallılarla", "Kubur Faresi dedikodu kumkumalarıyla", ciğeri kötü akçe ile dahi beş para etmez "Nüfuz tacirleri" ile, "aristokrat bozuntuları ve özentileri" ile, "jüristokrat darbe heveslileri" ile, kendini devletin asıl sahibi sanan "bürokratik oligarşi" ile, "Yalı çeteleri" ile, "Rezidans darbeseverleri" ile, millete tepeden bakan herkes ve her kesimle nefesimiz ve kalemimiz yettiğince mücadele ettik, ediyoruz.

Son birkaç yıldır ise mümin görünümlü münafık ve hainlerle, kıblesini Kâbe'ye değil de Vatikan'a ya da İsrail'e çevrilmiş, küresel soytarıların uşaklığını yapan, milletin tüm değerlerini, mallarını, akıllarını, evlatlarını, ümitlerini ve inançlarını fütursuzca yağmalamış ve nihayetinde İstiklâl ve İstikbal'ine kastetmiş ve milletin emaneti silahlarla milletine ölüm ve zulüm kusmuş vatan hainleri ile gazete köşelerinden radyo programlarına, televizyon ekranlarından konferanslara kadar, kitaplarımızla, yazılarımızla, sosyal medyada yazdığımız ve paylaştığımız mesajlarımızla gücümüz yettiğince her platformda mücadele ettik. Etmeye de devam ediyoruz, edeceğiz...

Ne acıdır ve yazıktır ki şimdilerde ise öfkesi dahi sınırsız ve adaletsiz, akıl, izan, idrak ve haysiyet fukarası, sureti haktan görünseler dahi yalan ve iftirayı huy ve meslek edinmiş, ruhları, akılları, sözleri, özleri, kalemleri ve klavyeleri kirli, bir takım "ADETA KADROLU HAYSİYET CELLATLARI" ve onların onursuz sahipleri ile de uğraşmak zorunda kalıyoruz fert ve cemiyet olarak, belki en can yakanı da bu...

Bunların hangi safta göründüğünün önemi yoktur, bizatihi kuşandıkları ve fütursuzca, arsızca, hayasızca huy edindikleri yalan ve iftira libasları onları her iki alemde müfteri ve mesul bir hale getirmektedir... Bunlar dünyada da ahirette de rezil ve zelil olmaya mahkûmdurlar.

Bu şehrin ve ülkenin "adeta kadrolu" bu "haysiyet cellatlarına" ve onların her türlü erdemden, onur, şeref ve haysiyetten yoksun sahiplerine bir kez daha önemle duyurulur;

Bazılarına "çamur atarsanız izi kalır", doğrudur...
Lakin bazıları vardır ki attığınız çamurun izi değil tozu dahi kalmaz onlarda...

Sizin gibileri yardan uçuran önünüze uzatılan bir tutam ottur, yapmayınız...
Kendinize de, kandırmaya çalıştığınız millete de yazık etmeyiniz...
Utanınız, özür dileyiniz ve tövbe ediniz...
Ve artık susunuz, mümkünse o karanlık ağızlarınızı ve kararmış kalemlerinizi, kul hakkıyla kirlenmiş klavyelerinizi kullanmayınız...
İnanın ki böylesi sizin için daha hayırlı olanıdır...

Zira genellikle önemsenmese ve zikredilmese de;
İnsanları çoğu zaman "günahkâr" yapan; "kalemin ve kelâmın şehveti"dir... Unutmayınız...
 
Bu yazı toplam 741 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum