1. YAZARLAR

  2. Dursun Seyis

  3. Sinop Ve Mutluluk
Dursun Seyis

Dursun Seyis

Dursun Seyis
Yazarın Tüm Yazıları >

Sinop Ve Mutluluk

A+A-
Gölge etme başka ihsan istemem" diyen Sinoplu Diyojen'in torunları, Türkiye'nin en mutlu insanları olduklarını ilan ettiler. Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) yaptığı Yaşam Memnuniyeti Araştırması'nda "Mutlu musunuz?" sorusunu cevaplayan Sinopluların yüzde 77,7'si evet dedi.
Geçtiğimiz aylarda bir işimden dolayı Sinop’a gittim. Merkezin nüfusu 40 bin civarında, toplam nüfus 250 bin. Kilometrekareye 35 kişi düşüyor, ferah ferah yaşıyorlar. Herkes de birbirini tanıyor. Kiminle konuşsak Sinop'un ne kadar güvenli olduğundan dem vuruyor. En sık tekrarlananlardan biri, kadınların burada sabaha karşı bile rahatça gezebildiği... 30 Mart seçimlerinde CHP yüzde 54.3, Ak Parti yüzde 37.4, MHP yüzde 6.3 oy aldı. İki dönemdir belediyeyi CHP yönetiyor. İnanın bir insandan bir yer sorduğunuz zaman kadın olsun, erkek olsun tarif etmiyor.Önünüze düşüp sizi oraya kadar götürüyorlar. Aracımı park edecek yer bulamadım. Bir bayan kendi arabasını çekip bana yer açtı.
Trafik lambası yok, korna yok. Zaten trafik de yok. Merkezde yaşayanlar neredeyse her yere yürüyerek gidiyor. Sinop'ta en çok ne gördün derseniz bir, yürüyüş yapan insanlar; iki, mantıcı derim. Sinop mantı cenneti. Ben Mantı’nın ana vatanı Kayseri zannerderdim yanılmışım. Tabi ki Karadeniz kıyısı olurda balık lokantaları olmaz mı, O işin başka yönü. O mantıyı yiyenlerin tek çaresi yürümek! Sahil şeridi boyunca genci yaşlısı, ayağına spor ayakkabı giyen herkes yürüyor. Hem karbonhidrat hem de spor, malumu-âiliniz mutlulukla ilişkisi kanıtlanmış şeyler!
Sinop'un, çevresindeki şehirlerden daha zengin bir kültür hayatı var. Bu farkın kaynağı olarak 1952-1992 arasında Sinop'ta görev yapan ABD Radar Üssü gösteriliyor.
Ağustosta ise Sinop Caz Günleri'ni düzenleyecekler. Herkes Sinopluların bir aile gibi olduğunu anlatıyorlar.
Gittikçe ayrışan, ruhen bölünen bir Türkiye'nin içinde en mutlu şehir olmanın sırrı bu "aile"dedir
Sinop'un nüfusunun bir bölümünü "buradan kopamayan" bürokratlar oluşturuyor. Emekli olduklarında gelip yerleşiyorlar. O nedenle de yaş ortalaması yüksek. Hatta Sinop Türkiye'nin nüfusu en yaşlı şehri. Depresyona girecek vakit yok!
Denize bakan yamaçlar sapsarı çiçeklerle dolu Bazı insanlar kenar semtlerde ve köylerde d ört beş yıl öncesine kadar elektriklerinin olmadığını, gaz lambası altında oturduklarını anlatıyor .
Mutluluğu nasıl tarif ettiklerini soruyorum, "Şimdi beni 2000 TL geçindiriyorsa, bana 5000 TL versinler ben 100 yaşına kadar yaşarım. Paran varsa tatilin de olur, sağlığın da olur, huzurun da olur." Diyorlar.
Balıkçıların yevmiyesi 75-100 TL, maaşları 1200-1500 TL. Maaşla çalışanlar borcu olmadan yaşayabiliyor Sinop'ta. Ev kiraları 350-500 TL arasında. Mesafeler kısa, merkezde yaşıyorsanız ulaşım kullanma ihtiyacı yok denecek kadar az.
Kendi hayatlarından şikayetçi olsalar da Sinop'un hakkını vermeden de edemiyorlar: "Ama bak burası birbiriyle dayanışan bir şehirdir. İnsanlar arasında uçurum da yoktur". Başka yerde yaşayamayacaklarını da itiraf ediyorlar.
"O kadar da mutsuz değilsiniz anladığım kadarıyla" diyecek oluyorum, yüzleri ışıldıyor. "Bugün mutluyuz, çünkü işleri bitirdik. Tam bu sırada Sinop'un en kıdemli kaptanı çıkıp geliyor: Şükrü Gümüş, nam-ı diğer Habeş Kaptan. Çocukluğunda tekneden inmeyip güneşte cayır cayır yandığı için adı Habeş'e çıkmış. "Baksana şu güzelliğe" diyor önümüzde uzanan denizi gösterip, "Niye mutlu olmayayım? Denize doğdum ben. Babam da denizdeydi, dedem de".
Genç kuşak için en büyük sorun işsizlik. Sinop'un Diyojen'den sonra çıkardığı en ilginç kişiliklerden biri olan Tarzan Kemal yaşasaydı, yine bu kadar tepkisiz kalabilirler miydi bilinmez. Tarzan Kemal Koca, bir ağanın oğluymuş. Evde çalışan kızlardan birine gönül vermiş, babası itiraz edince 'tarzanlığa' yatay geçmiş yapmış. Yaz kış şortla dolaşır, hiç arabaya binmez, bulduğu yere fidan dikermiş. "Çevreci" sözünü de hiç benimsememiş, "Ben doğacıyım dermiş. On yıl önce ölen Tarzan Kemal'in evinin müzeye dönüşeceği konuşuluyor.
Öğrendiğime göre Sinop’un sahili 170 km, bunun 50 km'si kumsal. Karadenizin her türlü yeşili ve ormanı mevcut. Eğitim seviyesi yüksek, üniversite sınavlarında hep ilk 10'a giriyorlarmış. Herkes birbirini tanıyor. Kim düşerse elinden tutacak birini bulunduğu söyleniyor. Meyhaneye gidene de, camiye gidene de kimse karışmıyor. Böyle bir yerde mutluluk olmazda ne olur ?.
Bu yazı toplam 49 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.