1. YAZARLAR

  2. Mustafa ÖZYURT

  3. Sırat Ve Şefaat
Mustafa ÖZYURT

Mustafa ÖZYURT

mustafa özyurt
Yazarın Tüm Yazıları >

Sırat Ve Şefaat

A+A-
Cennete gitmek için sırattan başka yol yoktur. Ancak sırattan geçmek, geçen şahsın iradesine değil, dünyadaki yaşayışına, iman, amel, ihlâs ve ahlâkına bağlıdır. Buna göre müminlerden bazıları derecelerine göre sıratı göz kayması, şimşek, rüzgâr, kuş, yarış atı... Hızıyla geçerken bazılarıda zorluk çekecek. Kâfir ve münafiklar ise sıratı geçemeyip cehenneme atılacaklardır.
Şefaat: Ahirette günahkâr olup ta cehenneme girme durumunda olan müminlerin affi, ibadet ve taat ehlinin daha büyük derecelere inayete erişmektir. Beş çeşit şefaat vardir: 1. Şefaat-i uzma: En büyük şefaat demektir. Kıyamet günü mahşerdeki bekleyişin sona erip hesabın başlaması için Peygamber Efendimizin bütün insanlığa şefaatidir. 2. Bazı müminlerin hesap görmeden cennete girmelerini saglayan şefaat. Bu da Resülullah (s.a.v.)e mahsus olan bir şefaattir.
3. Cennette bazı müminlerin derecelerinin yükselmesi için olan şefaat. 4. Günahları sebebiyle cehenneme girecek olan müminlerin, cehenneme girmeksizin cennete girmelerini saglayan şefaat. 5. Cehenneme girmiş olan müminlerin, cezasını tam çekmeden affedilip çıkarılması için olan şefaat.
Son üç maddede yer alan şefaate, Allah'ın izniyle Peygamberimizin yanında diger Peygamberler, ilmiyle âmil olan âlimler ve şehitler de yetkilidir. Allah'ın izni olmadan hiç kimse şefaat edemeyeceği gibi, Allah'ın izin vermediği hiç kimseye de şefaat edilmez. Şefaatte de ilâhi adalet daima gözetilir. CENNET: İyilik sahiplerinin gideceği mükâfat yurdudur. CEHENNEM: Kötülük sahiplerinin gideceği azap yurdudur. Hadimi k.s. bu hususu şöyle açıklamaktadır:
Sırat köprüsünden geçme hususunda insanlar iman ve amellerine göre farklılık arz ederler. Onlardan kimi şimşek, kimi küheylan hızı ile geçer. Kimi yürüyerek geçer. Kimi yüz üstü sürünerek geçer.
Sırat üzerinden geçilecek. Kimi yüz yılda geçer. Sırat üzerinden en son kişi bin yılda geçer. Sırat üzerinden ayağı kayanların çoğu kadınlardır.

HİKÂYE İSRAİL ZORBASI

Zorba ve ölüm Meleği: İsrail zorbalarından birisi evinde adamları ile başbaşa iken içeri bir şahıs girdi. Zorba, adam öfke ile ayağa kalktı ve “Sen kimsin, seni kim içeri aldı?” dedi.
Giren şahıs: “Rabbim aldı. Bana hiç bir perde engel olamaz. Sultanların yanına girerken izin istemem. Zorbaların saldırısından korkmam. Hiç bir inatçı zorba ve hiçbir inatçı şeytan elimden kurtulamaz” dedi.
Zorba: “Bana mühlet ver ahdimi yerine getireyim” diye istekte bulundu. Ölüm Meleği: “Heyhat müddetin doldu. Nefeslerin tükendi. Geciktirmek mümkün değil.” dedi.
Zorba: “Beni nereye götüreceksin? “diye sordu. Ölüm Meleği: “Göndermiş olduğun amellerin yanına ve hazırladığın evine götüreceğim” dedi.
Zorba: “Ben hiçbir salih amel göndermedim ve güzel bir ev de hazırlamadım.” dedi.
-Ölüm Meleği: “Öyle ise, eli ayağı bütün uzuvları söküp çıkaran alevli bir ateşe, cehenneme götüreceğim “ dedi. Ve yakınlarının çığlıkları ve gözyaşları arasında onun ruhunu aldı.

KİBİRLENENE AYRI MÜTEVAZIYE AYRI MUAMELE

Vehb bin Münebbih’den nakl edilmiştir. Ve ihya da mezkürdur.
Büyüklenen ve kibirden dolayı insanlara bakmayan bir Sultan vardı. Bir takım hizmetçiler ile mağrur bir eda ile yürüyen eski elbiseler giymiş bir adam kedisine selam verdi. Fakat Sultan bu selamı almadı. Adam, onun atının yularını tuttu. Sultan, mani olup uzaklaştırmak istedi ise de muvaffak olamadı.
-Adam Sultana dedi ki: “Sana kısa bir sözüm var”.
-Sultan: “Atımdan ininceye kadar sabret dedi”.
- Adam: “Hayır hemen söylemem lazım diye sıkıştırdı.
-Sultan: “Peki söyle bakalım ne diyeceksin.” Deyince!
-Adam: “Söyleyeceğim şey gizlidir” dedi. Sultan kulağını ona eğdi:
-“Ben ölüm meleğiyim “dedi. Bunun üzerine bunu duyan Sultanın rengi değişti. Ne söyleyeceğini şaşırdı. “beni bırak, biraz izin ver de ehlim ve îyalimin yanına gideyim. İhtiyaçlarını göreyim ve onları birbirlerine emanet edeyim” dedi. Bunun üzerine Azrail a.s.:
Hayır, Vallahi sana izin yok. Ehlini ve evladını kat’ıyyen göremeyeceksin. Vakit geldi” dedi ve ruhunu aldı. Daha sonra Azrail a.s. yoluna devam etti. Ve yolda mümin bir kula rastladı. Selam verdi ve oda selamını aldı.
Mümine: “Seninle görüşecek biraz işim var” dedi ve kulağına eğilerek gizlice: “Ben ölüm Meleğiyim”dedi. Mümin, bunu duyunca:
-“Hoş geldin ayrılığı bana uzun olan kişi. Allaha yemin olsun ki, dünyadaki kayıpların içinde karşılaşmayı çok arzu ettiğim senden başka ikinci birisi yoktur.” dedi.
-Azrail a.s.: “Nasıl istersen canını o hal üzere alayım” dedi.
-Adam: “Öyle ise izin ver de abdest alayım, iki rekat namaz kılayım. Secdede bulunduğum sırada canımı al” dedi. Azrail a.s. da canını o şekilde aldı. İşte böyle muhabbet ehli, ayrılığa sabırları olmadığı ve visale (kavuşmaya) ihtiyaçlarından dolayı ölümü temenni ederler. (Devam edecek)
 
Bu yazı toplam 75 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.