1. YAZARLAR

  2. Duran Çölcü

  3. Şirketlerin güçlendirilmesi geleceğimiz için önemlidir
Duran Çölcü

Duran Çölcü

Yazarın Tüm Yazıları >

Şirketlerin güçlendirilmesi geleceğimiz için önemlidir

A+A-

Ülkemizin içinde bulunduğu süreçte ekonomik hayatımızın güçlendirilmesi kaçınılmaz bir gerçektir.
Üst üste yapılan seçimler, ekonominin gidişatının iyi olmayışı, doların yükselişi olumsuz etkilenmenin birkaç sebeplerindendir.
Gittikçe daralmaya başlayan piyasa karşısında her kurum ve STK’lar kendinde bir takım öneriler sunuyor.
Bu önerilerde ve isteklerdeki ortak nokta, ekonominin biran önce iyileştirilmesi, piyasaların hareketlenmesidir.
Sanayici ve üretici maliyetlerin yükselişindeki yüklerin indirilmesiyle birlikte, rahatlamayı isterken, şirketlerde mali yapılarını güçlendirme peşindedir.
2019 yılının 6. ayına girerken iktidardan, gereken hassasiyeti yeterince göstererek, ekonomiyi rahatlatması beklentisi yoğunluktadır.
İktidarın yapacağı reformlar ve adımlarla hareketlenecek olan bir piyasaya doğru gideriz.
Sizlerle şirketlerin Mali Yapılarının Güçlendirilmesi üzereni önerileri paylaşmak istedim.
Türkiye Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler ve Yeminli Mali Müşavirler Odaları Birliğince(TÜRMOB) "Şirketlerin Mali Yapılarını Güçlendirmeye Yönelik Öneriler Raporu" yayımlandı.
Raporda, Şirketlerin Mali Yapılarını Güçlendirmeye Yönelik 28 tavsiyeye yer veriliyor.
TÜRMOB Başkanı Masis Yontan yaptığı değerlendirmede "Ekonominin can damarı olan işletmelerimizin, ekonomik sıkıntı ve sorunlarını aşabilmeleri geleceğimiz için de son derece önemli. Sıkıntılı dönemlerde her türlü fedakarlığı sergileyerek, varlıklarımızı kaybetmeden sorun ve sıkıntıların üstesinden gelmemiz gerekiyor."
Masis Yontan, işletmelerin ülkenin değerleri olduğunu ve korunması gerektiğine işaret ederek, önerilerin biran önce hayata geçirilmesini beklediklerini ifade ediyor.
Raporda öne çıkan öneriler özetlersek, “Sermaye artırımına vergi avantajı getirilmeli, artırılan sermaye doğrudan vergi matrahından indirim konusu yapılabilmeli.
İşletmelerin bilançolarını güçlendirmek amacıyla gayrimenkullerini satmak durumunda kalan işletmeler için, gayrimenkul satışlarından elde edilen kazançların vergiden istisna olması durumunda uygulanan oran, tekrar en az yüzde 75 olarak uygulanmalı.
Kurumlar vergisi mükelleflerinin işletme aktifine kayıtlı gayrimenkullerinin satışından elde edilen gelirlerine uygulanan yüzde 50 vergi istinası, gelir vergisi mükelleflerine de getirilmeli. Ticari, zirai ya da serbest meslek kazancı elde eden mükelleflerin faaliyetleri dolayısıyla şahsi gayrimenkullerini satmak zorunda kalabilecekleri dikkate alındığında bu istisna, değer artış kazancı elde eden mükellefler için de geçerli olmalı.
Kur farklarından doğan kar ya da zararların gelecek döneme ait gelir ya da gider olarak muhasebeleştirilmesine olanak sağlayan yasal düzenleme yapılmalı.
TTK gereğince yapılan sermaye azaltımı işlemleri ve sermaye tamamlama ödemeleri vergi dışı bırakılmalı.
Kur farkı ve faiz giderlerinin maliyete ilavesi ya da doğrudan gider yazılması konusunda oluşturduğu döneme bakılmaksızın mükelleflere seçimlik hak tanınmalı.
Yurt dışı ilişkili kişilerden faizsiz olarak yapılan borçlanmalar üzerinden KDV hesaplanmamalı.
Vazgeçilen alacakların geçmiş yıl zararlarına da mahsubu imkanı getirilmeli.
Kur farkının KDV matrahına dahil olmasına yönelik düzenlemeden vazgeçilmeli. Asgari ücret vergi dışı bırakılmalı.”
Sonuçta ülkemizin ekonomisinin ve piyasalarının canlanması hepimizin huzurunu attırdığı gibi, bir rahatlamayı da beraberinde getirecektir.
Herkesin üzerine düşen görevleri yerine getirmesi ve vatandaşlar olarak ta bu sürece bizlerin de katkı verilmesi önemlidir.
Yeter ki ekonomi birincil olarak ele alınsın. Ülkemiz seçim ortamlarından ve belirsizliklerden uzaklaştırılsın.
Ne dersiniz sizce de öyle değil mi?

Bu yazı toplam 958 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar