1. YAZARLAR

  2. Serdar USMAN

  3. Sivil – Asker Dayanışmasıyla Milletimiz Kazandı
Serdar USMAN

Serdar USMAN

Serdar USMAN
Yazarın Tüm Yazıları >

Sivil – Asker Dayanışmasıyla Milletimiz Kazandı

A+A-
Son askeri darbenin üzerinden 34 yıl geçti. O zamanlar 9 yaşında bir çocuktum. Bugün bildiğiniz gibi ülke tarihimize kara bir leke olarak geçen son askeri darbenin yıldönümündeyiz. Aslında milletimizin kararlı duruşu olmasaydı, bugüne kadar birkaç askeri darbe daha yaşanırdı. Statükocu zihniyetlerin gözünde halkın tercih ettiği değil, kendi dünya görüşlerinin - yanlış dahi olsa - uygulanması yatar. Çünkü onlara göre cumhuriyet kurulduktan sonra ortaya çıkan sözde medeniyet adına dayatılmış bir takım uygulamaların kim iktidar olursa olsun, değişmesi söz konusu olamaz(dı). Senelerdir kılık kıyafet devrimini bahane ederek erkeklerin fesine kadınların başörtüsüne müdahaleler yaşanmadı mı? Dünyanın sayılı birkaç ülkesi dışında giyim kuşam bahane edilerek kişisel tercihlerin göz ardı edildiği başka bir ülken görmeniz imkansızdır. Örneğin çok sayıda Avrupa ülkesinde başörtü ve çarşafıyla okula giden kardeşlerimiz normal karşılanırken, ülkemizde bunun ciddi bir suç gibi insanlara dayatıldığı vesayet rejimlerinin yaşattığı kabusu halkımızın kahir ekseriyeti çok iyi bilir. İşte askeri darbelere sebep teşkil eden konuların başında dini unsurların ülkemizde yükselişe geçmesi etkin sebep olmuştur.
1960 ihtilaliyle sonu idama kadar giden eski başbakanlarımızdan Adnan Menderes’i ipe götüren sebeplerin başında da onun dinimiz islama yönelik hassasiyeti yatmaktaydı. Türkçe okunmaya başlayan ezanların yeniden aslına Arapçaya çevrilmesi o günün mevcut şartlarında rejim vasilerinin geçmişe dönük yani aslımıza kısacası Osmanlı ruhuna dönüşümüzü temsil eden en korkutucu (!) bir gerçekti.
O halde buna müdahale edilmeli ve aslımıza dönüşe çıkan her yol kapatılmalıydı. İşte bu durum, 2002 yılında halkımızın büyük bir oranla iktidarı tek başına elde eden AK Parti’ye destek vermesiyle son bulmuş ve halkımız daha çok dini özgürlüklerinin önünde engel olarak gördüğü statükocu rejim kalıntılarını bir çırpıda tarihin karanlık sayfalarına gömmüştür. Kendine yakın gördüğü, medeniyet anlamında gelişmekle birlikte dini değerlerinin de baş üstünde taşıyacağına inandığı idarecilerin kiminin askeri darbeyle idam edilerek kimilerinin de zehirlenerek ortadan kaldırıldığı gidişata bir son vermek için tüm gücüyle AK Parti’yi destekleme kararı aldı. Yaşanan ve devam eden onca karalamalara rağmen yaşanan oyunu iyice kavramış olan milletimiz kararlı tutumundan asla geri durmamış ve çok iyi tanıdığı vesayet rejimini sürdürecek olanların suratına bulduğu her fırsatta şamarı patlatmıştır.
Daha da acı olanı şudur. Askeri darbelerin ülkemiz ekonomisi başta olmak üzere halkın arasında bölünmelere ve güvensizliğe sebep olduğunu ve ilerlemede en büyük tehdit olduğunu bile bile kendisinin tutar yanı kalmamış siyasi yönetim anlayışının idamesi adına askeri darbelere çanak tutan muhalefet partilerinin varlığı halen canlılığını korumaktadır. Bunu hedef edinenlerin asker postallı bir darbe ümidinin kalmaması üzerine sivil itaatsizliğe zorlayan iğrenç ve üzücü ayaklanmalar ve protesto gösterileri ile farklı bir perspektiften deneme yoluna gitmeleri de karşılık bulmadı.
Siz sanıyormusunuz ki, cumhuriyet mitinglerini düzenleyenlerin cumhuriyet sevdası, Gezi Parkı olaylarının arkasındakilerin dayanılmaz ağaç sevgisi, lamba açıp kapatanların arkasında tasarruf sevdası ya da cumhuriyeti sahiplenme gibi gerekçeler vardı?
Hayır öyle değildi. Onları ayaklanmaya itenlerin hedefinde; ama asker ama sivil tepkime yaratılarak ülkeyi kaosa sürüklemek ve hükümeti görevinden alıkoyarak düşmesini sağlamak vardı.
Bugün gelinen noktada tehlike tam olarak geçmiş olmasa da milletin uyanışı söz konusu olmuştur. Bu halk, uzun yıllardır test ettiği askeri darbe sonrası yaşanan krizlerin tekerrür etmesini istemiyor. Kendi tercih ettiğine saygı duyulmasını ve demokrasinin gereği çoğunluğun tercih ettiğine tahammül gösterilmesini bekliyor.
Ana muhalefet partisi CHP’nin bu gerçekten ne kadar uzak olduğunu biliyorsunuz. Sandıkta yenişemediği AK Parti’yi askeri darbeyi davet eden söylemlerle yıkmaya ve bastırmaya çalışsalar da dönemin başbakanı Sayın Erdoğan’ın dik duruşu ve askerle demokrasinin inşasında attığı ortak adımlar sayesinde tehdit bertaraf edildi.
Bundan da rahatsız olan ana muhalefet grubunun ve destekçileri olan medya borazanlarının düne kadar hükümeti korkutmak amacıyla işaret ettikleri askerimizi yerme ve çekimser kalmakla itham etmediler mi?
Askerden ümitsiz kalan bu zavallılar, yıllardır okyanus ötesinde bu milletin değerleriyle beslenerek güç haline gelen paralel yapının merkezi Pensilvanya’ya bel bağladılar. Ülke kurumlarının içine sızarak gelecekte ülke siyasetini külliyen ele geçirme hayalleri kuran bu örgüt ile planları bir kez daha suya düşen diğerlerinin yeni planları nedir bilinmez ama yaptıkları karşısında halk dimdik duracak ve kendilerine meydanı bırakmayacaktır.  
Bu yazı toplam 42 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum