1. YAZARLAR

  2. Lütfi AYHAN

  3. SİYASET HALKIN BAŞINI DÖNDÜRDÜ  
Lütfi AYHAN

Lütfi AYHAN

Yazarın Tüm Yazıları >

SİYASET HALKIN BAŞINI DÖNDÜRDÜ  

A+A-

Son üç dört yıldır artarda yapılan seçimler, bu seçimleri kazanmak için yapılan propagandalar, yeni sistemin gereği oluşan ittifaklar vatandaşın başını döndürdü. Başı dönen insan ne hale gelir? Nesneleri net göremez, sarhoş olmuş gibi dengesi bozulur, bir o yana bir bu yana savrulur durur. Türkiye’de yaşayan ve siyasetle ilgilenen insanların çoğu son aylarda  bu hale geldi.
Çok azımız istisna olmak üzere Türkiye’de yaşayan bizler, tuttuğumuz partinin, desteklediğimiz adayın kazanması halinde tüm Türkiye’nin, hatta tüm dünyanın kazanacağını iddia ederiz Aslında bu düşünce de olmak kötü bir şey değil, aksine asil bir durum. Çünkü böyle düşünen kişi bir diğerkâmlık sergilemiş oluyor. Sadece kendisini, sadece partidaşlarını, sadece Türkiye’yi değil tüm dünyayı kurtarmaya çalışıyor, lakin siyasi görüşler, dinler, kültürler, ekonomi teorileri… Hakkında hiçbir bilgiye sahip değil. Bu cehaletle ülkeyi, dünyayı kurtarmaya kalkmak akla ilme uygun mu?
SİYASETTE BİR İLİMDİR
Siyaset cahili kişi  “yarım doktor candan, yarım hoca dinden eder” sözü gereği kendine ve topluma  zarar vermez mi? Bu hükümden sakın ha demokrasiyi, sandığı,  reyi sorguladığımı sanmayın. Ben,  toplumun verdiği kararların doğru olduğuna inanlardanım. Burada söylemek istediğim, son yıllarda gelişen sosyal medya aracılığı ile açılan sahte özgürlük alanının bizleri yanlışa sürüklediğidir 
Bizler, maldan,  paradan harcama yapmadan,  oturduğumuz yerden tuttuğumuz partinin görüşlerini yansıtan kanalları ve konuşmacıları  seyrettikten, yine aynı minvalde yayın yapan sitelere, gazetelere baktıktan sonra, sosyal medyada dönen hoşumuza giden paylaşımları (doğruluğuna yanlışlığına bakmadan) tanıdıklarımıza gönderiyoruz gitsin. Bu ucuz yolun bizleri gayeye erdirmeyeceğini, tam aksine manevi bir sorumluluğa muhatap kılacağını bilmemiz lazım. Maazallah Türkiye’yi, Dünyayı kurtaracağız derken ebedi âlemimizi tehlikeye atıyoruz.  
PARTİLER DÖNÜŞÜNE AYAK UYDURMAK ZORUNDA DEĞİLİZ
Tuttuğumuz parti, bırakın dünü, bir saat önce ak dediğine şimdi kara, biraz önce hak dediğine şimdi batıl diyorsa;  normal, yani fanatik olmayan bir insan ne yapar? “Hop bu kadar da olmaz kardeşim. Çelişkinin de, dönmenin de bir süresi var.” Der ve partisine kızar. Pekiyi bizler böyle mi yapıyoruz?  Hayır. Demirel’in, “Dün dündür bu gün bu gündür” sözünü hızlandırıp “demin başka şimdi başka” diyoruz. Böyle yaparak farkına bile varmadan vicdanlarımızı karartıyor, ruhumuzu tazip ediyoruz.
Eğri oturup doğru konuşalım:  Türkiye’deki küçük büyük tüm partiler çizgilerini,( bilhassa son seçimde)  nasıl da hızlı ve çabuk değiştirdiler:
a- Ak Parti: Binlerce iyi projeye imza attı. Lakin sık sık görüş değiştirdi. Dış politikadan, Güneydoğu meselesine, kadın haklarından sandığa bakış açısına kadar… 
b- CHP “Laiklik, irtica, din istismarı…” görüşlerini terk edip, Yasin okuyan, camiden çıkmayan, iftar kaçırmayan bir parti oldu. (iyi de oldu)
c- HDP, “Sol, devrim,  kahrolsun ABD … “ Derken hop ABD nin kollarına…
d- İyi Parti: Daha dün kuruldu. Lakin bir de baktık CHP ile ittifak, HDP ile aynı adaya oy.
e- SP, Başta Erbakan olmak üzere savunduğu kesime zulümler yapan parti ve anlayışlarla kol kola
f- MHP çelişkisi en az olan parti. Lakin o da düne kadar çok kızdığı Ak Parti ile ittifak halinde…
Sonuç: Vatandaş dikkatli ol. Duygularına esir olma; Partiler için dostuna, arkadaşına,  akrabana kızma. Çünkü siyaset, particilik değişen, değişken bir şeydir. Siyaset için “dün dünde kalır, bu gün yeni ittifaklar kurulur, eski dost düşman, eski düşman dost olur ”

Bu yazı toplam 660 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.