1. YAZARLAR

  2. Lütfi AYHAN

  3. Siyaset Sadece Rekabet midir?
Lütfi AYHAN

Lütfi AYHAN

Yazarın Tüm Yazıları >

Siyaset Sadece Rekabet midir?

A+A-
Deniz Baykal CHP liderliğini kaset skandalı olmasa bırakacak mıydı? Rahmetli Erbakan Hoca’nın önce yenilikçilerle, sonra Numan Kurtulmuşla girdiği iç mücadelenin ne boyutlara vardığını bilmeyenimiz var mı? Erbakan ve Ecevit’in son günlerindeki bedenen o yıpranmış halleri ile (yürüyemez bir duruma düştükleri halde) siyasete (ki onlar buna halka hizmet diyorlar)nasıl asıldıkları elan milletin hafızasında duruyor. 6 kez gidip 7 kez gelen Demirel bu gün bir ışık görse eminim hemen dalar siyaset denizine. Mustafa Kemal ölmeden makamını kimseciklere vermedi, İsmet paşa ancak O öldükten sonra başa geçebildi. İsmet Paşa da iyice yaşlanmasına, duyma yetisini yitirmesine rağmen CHP başkanlığını “Kara oğlanın” zaferi sonucu bıraktı. Buna benzer haller ve kavgalar İnönü menderes, Demirel Ecevit, Çiller Demirel, Mesut Yılmaz Turgut Özal, Turgut Özal Demirel, Ecevit- İnönü, Ecevit- Baykal… Arasında da en şiddetli şekilde yaşandı. Türkeş’inde ölmeden o koltuğu bırakmadığını bilemeyenimiz yok. Sadece siyasiler mi? Sivil, askeri bürokraside birçok kişide aynı durumda. STK başkanlıklarına bakarsanız oralarda çoğu zaman “yaşlı kurtların” barındığı kurumlar halindedir. Bizde zaten liderler koltukla adeta “Katolik Nikâhıyla” evlenirler.
Genlerimizde Var
Bu durum bizim kültürümüzün bir yansıması olduğu gibi sanki genlerimizde de böyle bir huy mevcut. Asya Hun devletinin efsanevi lideri Mete Han’ın kağan olmak için kimleri öldürdüğünü bilseniz ağzınız açık kalır. Osmanlı padişahlarının çoğu, ya kardeşleri ile ya da çocukları ile makam için kıyasıya mücadele etmişlerdir. Yıldırımın oğullarının birbirleri ile mücadeleleri, Yavuz Sultan Selim Han’ın babası ve kardeşleri ile kavgaları, II. Bayezid- Cem Sultan mücadeleleri bu gerçeklere birer küçük örnektirler.
. Yeryüzünün gördüğü en erdemli, en yüce nesil olan ve ALTIN NESİL diye adlandırılan sahabe efendilerimiz (raziyellahü anhüma) zamanında bile maalesef bu meseleden kaynaklanan kavgalar olmuştur. (sıffin, cemel savaşları gibi) Son peygamber Hz Muhammed ( sav ) bir hadisinde şöyle buyurur,“Mala ve mevkie düşkün bir adamın dînine verdiği zarar, bir koyun sürüsünün içine salıverilmiş iki aç kurdun o sürüye verdiği zarardan daha büyüktür.” (Tirmizî, Zühd, 43)
Makam Hırsına Gem Vurabilen Kahramanlar
Tarihte görülen Bu kötü misallere karşılık Olumlu misallerde yok değildir. Benim hemen aklıma geliveren misaller şunlar: Hz Ebu Bekir’in Halifelik için Hz Ömer’i teklif etmesi, buna karşılık da Hz Ömer’in, Hz Ebubekirin elini tutarak ona biat edip halife seçilmesini sağlamasıdır. Ayrıca kardeşleri lehine saltanattan çekilen Osmanlı padişahı Orhan Bey’in kardeşi Alaeddin Ali paşa ile, Oğlu Mehmet lehine iki kez tahtı boşaltan padişah II.Murat, kardeşi Tuğrul Bey lehine bu haktan feragat eden Büyük Selçuklu Devletinin namlı hükümdarı Çağrı beylerde konumuza misal teşkil ederler..
Günümüzde bu işi başarabilen çok az kişi vardır. Bunlardan biri Erdal İnönü’dür. O kendi isteği ile başkanlıktan çekilmiştir. Ama en büyük misal gözümüzün önünde yaşandı ve inşallah yaşanmaya da devam edecek gibi görünüyor. Bu misal Recep Tayyip Erdoğan ve Abdullah Gül ikilisinin yaptıklarıdır. Kendilerinden önce ölene kadar veya atılana kadar bu makamı terk etmeyen veya terk etmek istemeyen birçok numune varken Abdullah Gül Başbakanlıktan istifa ederek bu makamı Erdoğan’a, Erdoğan’da kendisi istese mutlaka seçilebileceği Cumhurbaşkanlığı makamını “kardeşim” dediği Abdullah Güle hediye etmiştir. Son günlerde bazılarını iştahını kabartan olası “Gül - Erdoğan çekişmesi” geçen gün Gül’ün açıklaması ile son buldu.
Milletçe dua edelimde bu fedakârlık, bu vefa hayırla sonuçlansın. Yine dua edelimde, basit bir müdürlük için, küçük bir muhtarlık için, 40 50 üyesi bulunan bir dernek başkanlığı için, ömür boyu iktidara gelmesi hayal olan bazı parti başkanlıkları için insanların bir birlerini yediği bir dönemde, böyle yüce, böyle soylu, böyle erdemli davranışlarda bulunan insanlar cemiyetimizden eksik olmasın. (amin)
Bu yazı toplam 141 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.