1. YAZARLAR

  2. Dursun Seyis

  3. Siyaset- Uslup Ve Ders Çıkarmak
Dursun Seyis

Dursun Seyis

Dursun Seyis
Yazarın Tüm Yazıları >

Siyaset- Uslup Ve Ders Çıkarmak

A+A-
Türkiye’de 15 Temmuz bir çok dengeyi değiştirdi.

Birçok uyuyanları uyandırdı.

Birçok konuda insanları bir araya getirdi ve kucaklaştırdı.

Elbette kayıplarımız telafi edilir cinsten değil. Akan kan, uçup giden canlar ve milli servet. Bunları kimse telafi edemez ama, yinede 15 Temmuz Türkiye’de siyeseti, uslubu, kucaklaşmayı, kaynaşmayı
getirdi ve bundan ders çıkartılması gerektiğini kalın çizgilerle belirledi.

İşte görüyorsunuz.Siyasetin dili değişiyor, peşi sıra atılan adımlar vatandaşı da mutlu ediyor. Sokak uslubu ile, kayıkçı kavgaları bitirildi. Dileyelim böyle sürsün. Gerginlik yaşamayalım ve her şeyi
konuşarak, doğruda birleşerek halledelim. Bir kişi istedi diye, sayısal çoğunluğa güvenerek direnmeyelim, dayatmayalım. Uzlaşı her şeyden güzel. Kavgadan kimse kazanmamıştır.

FETÖ’cü hainlerin 15 Temmuz’daki darbe girişiminin öncesine gidelim.

Hani şu;

Siyasette ve toplumda gerginliğin had safhada olduğu günlere.

AK Parti;
Anayasa değişikliği yapıp başkanlık sistemi getirmek istiyor, bunun için tüm şartları zorluyor.
Zorladıkça, karşıt görüştekiler geriliyor.

CHP;
Dünyaya sol pencereden bakanları yeterince tatmin etmiyor, buna rağmen de “yetmez ama evet” dedirtiyor.

MHP’de ise;
Muazzam bir iç karışıklık var, Muhalefetin imzaları, Olağanüstü genel kurul kararının çıkmaması, Meral Akşener’ciler bir taraftan, Devlet Bahçeli’ciler diğer taraftan gerim gerim geriliyorlar.
Toplum ise adeta barut fıçısı.Kimsenin kimseye tahammülü yok.
İşte Türkiye’nin 15 Temmuz öncesi fotoğrafı ve ortamı bu…


Hep söylüyoruz.
Bu FETÖ’cüler, Türkiye’yi futbol terimi ile direkten döndürdüler ama diğer taraftan da bu milletin birlik ve beraberliğine muazzam bir katkı sağladılar.Böylece de Hanya’yı Konya’yı gördüler. Görecekleri de geride…

Millet;
15 Temmuz sonrası öyle hale geldi ki, sağcısından solcusuna, insanlar neredeyse sokakta birbirine sarılacak hale geldi.Kavgalar, gürültüler, çekişmeler, senden- benden sözleri bazı küçük çatlaklara rağmen sona erdi.
İşte bu durum Türk siyasetine de yansıdı.

Özellikle;
7 Ağustos’taki o tarihi Yenikapı buluşmasında liderlerin vatan ve millet için tek yürek olmaları, yeni bir siyaset dilinin başlamasına da vesile oldu. Diğer şehirlerde, Konya’da yapılan toplantı vatan, bayrak, millet anlayışını değiştirdi. Minarelerden okunan sala, ezan kardeşliğimize çimento oldu. Böylesi tabloyu ne kadar özlemiştik.
Nitekim önceki hafta Mini anayasa değişikliği için ilk adımın atıldığı açıklandı kamuoyuna.

Hatırlatalım.TBMM’deki sandalye sayısı uyarınca, partilerin uzlaşması olmadan anayasa değişikliği yapılamıyor.Referanduma dahi gidilebilmesi için en az 330 oya gerek var ki, AK Parti’nin tek başına hareket etmesi halinde bile, hiç fire vermeden 115 muhalefet milletvekilinin oyuna ihtiyacı bulunuyor.Bu da mümkün görünmüyordu.Adı üzerinde “mini anayasa değişikliği.
Yüksek yargının tek çatı altında toplanması ve Askeri İdari Mahkemesi ile Askeri Yargıtay’ın kapatılması konusunda bir değişiklik planlıyor iktidar partisi. Edinilen bilgilere göre3 partinin de “uzlaşma zeminine çok yakın olduğu”na işaret ediyor.

Zaten eğer;
Bu mini anayasa değişikliği, 3 partinin toplam 489 milletvekili oyu ile kabul edilirse, Türkiye her unsuruyla doğru yola girip, işler hızlanacak. Bundan sonrası sanırım kolay olur. Ancak yukarıda da belirttiğim gibi kimse direnmemeli, kimse benim dediğim olacak diye dayatmamalıdır


 
Bu yazı toplam 113 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.