1. YAZARLAR

  2. Dursun Seyis

  3. Siyaset ve edepli olmak
Dursun Seyis

Dursun Seyis

Dursun Seyis
Yazarın Tüm Yazıları >

Siyaset ve edepli olmak

A+A-

Türkiye’de Cumhuriyet’in kurulmasından sonra çok partili dönemin 1946 yılından itibaren başladığını pek çoğumuz biliriz.

Osmanlı’nın  Meşrutiyet döneminde partiye benzer kuruluşlar yavaş yavaş canlanmaya, adından bahsettirmeye başlamışlardı.

Türkiye’de  çok partili dönemin başlamasıyla  siyaset ve edepte gündeme geldi. Siyasi ahlak diye bir şey oluştu.

1960’lı yıllarda 10-11 yaşlarında çocuktum. Gerçi bunu yazmakla yaşımız ortaya çıkacak ama, benim takıntım yok. Yaşımla da, yaşamımla da her zaman övünür, gurup duyarım. Hatalarımız olmuştur. Bunları da kabul etmesini bilirim.

Ama 1965 yılından itibaren Türk siyasetini  öğrencilik yıllarımızda çok iyi izledik. Bazı siyasi partilere de ilgi duyduk.

Bakınız  merhum Adnan Menderes, Celal Bayar ve İsmet İnönü ve benzeri liderlerin döneminde  hatırlamaktan üzüntü duyduğum idam kararlarına rağmen siyaset böylesi çirkin, böylesi bayağı  dil kullandığını hatırlamam.

Yine siyasetin en ateşli olduğu yıllara bakalım. 1980 önce ve sonrası da öyle.

Merhum  Süleyman Demirel, Merhum Necmeddin Erbakan, Merhum Turgut Özal,Merhum  Bülent Ecevit, merhum Turan Fevzioğlu ve diğerlerinden, hatta Deniz Baykal’dan hiç  bir zaman rakiplerine belde aşağı saldırıldığını görmedim, duymadım.

Demirel belki bazı sözlere alaylı şekilde güler geçerdi. Merhum Erbakan’ın en meşhur lafı :
Hadi, be, hadi beeee   idi.

Merhum Erbakan Demirel hükümetine destek verdiği yıllarda, neden destek veriyorsunuz diye sorulduğunda verdiği cevabı halen hatırlarım.

“Kerhen,kerhen,

Sonra
“Kadayıfın altı kızarsın düşürürüz”

Merhum Alpaslan Türkeş çoğu sözlere cevap bile vermezdi. Yine Ecevit’de şair ruhuyla cevaplar sıralardı.

Yine CKMP Genel Başkanı  merhum Turhan Fevzioğlu, Demirel’in bir azınlık hükümeti kurup, güven oylamasına gidilmeden önce kendisine vereceği oyun rengini sorduklarında;

Benim 4  oyum var, Eğer kırmızı oy verip, iyi işler yapacak hükümetin önünü kesersem bu vebaldir. Eğer bu hükümet iyi işler yapmaz ben, beyaz oy verir sem ona da ortak olmak istemem diye cevaplamıştı.

Merhum Özal  güler geçer, meşhur kalemini sallayarak teknik cevaplar sıralardı.

Ya bugünlerde…

Her taraf vıcık, vıcık edep dışı,  Türk siyaset adamına yakışmayan yakıştırmalar, sözler.

Kayıkcı kavgası,

Mahalle kadınlarının bile bir birlerine söylemediği sözler…

Yazık, hem de çok yazık.

Türk Milleti bunları istemiyor.

Eğer illa karşılıklı atışma yapacaksanız, çıkın TV’lerin karşısına birlikte eteğinizdeki taşları dökün, söyleyeceklerinizi, yalanlayacaklarınızı edep dairesi içinde yapın.

  1. diyorum ki, sanırım millette öyle istemektedir.Gelin şu siyaseti ağzımızı bozmadan yapalım; yalandan uzak duralım, doğruları söyleyelim.. İftira, karalama, dayanaksız suçlama, tehdit, baskı dilimizden uzak olsun.

Bir birimize saygı çerçevesi içinde, kırık dökmeden cevap verelim. Düşüncelerimizi birbirimizle kapışarak değil fakat uzlaşarak paylaşalım; özgürlükleri kısıtlamayalım, hak, hukuk ve adaletten ayrılmayalım...

       İşte o zaman siyaset imrenilecek bir iş olur; yurttaşlar siyasetçiye de, siyasete de beslediği bugünkü soğuk tavrından vazgeçer, daha sıcak yaklaşır...

İnanın bugünkü  siyasilerin sözlerini, bir birlerine cevaplarını dinlerken hem üzülüyor, hem canım sıkılıyor ve bunlar mı, bizi temsil ediyor diye hayıflanmaktayım.

Bazı siyasi liderlerin sert ve itham edici konuşmalarını dinleyince sinirlerimiz bozuluyor. Hatırlatmak isterim; ne anayasamızda, ne yasalarımızda, ne de siyasal geleneğimizde görevi ne olursa olsun, liderlerin her şeyi söyleyebilir hükmü var...

  • Dediğim gibi, siyaseti ağzımızın dümenine hâkim olarak yapmalıyız ve kötü örnek teşkil edecek söylemlerden uzak durmalıyız... Üç oy fazla almak için yalana, iftiraya, karalamaya, tehdide ve baskıya yönelmek, hiçbirimize yakışmıyor. Siyasetçi edepli olursa siyaset de edep dairesinde yapılır....

Vatandaşta bu çerçevede değerlendirmesini yapar diye düşünmekteyim.

Bu yazı toplam 787 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.