1. YAZARLAR

  2. Dursun Seyis

  3. Siyaset Ve Liderlik
Dursun Seyis

Dursun Seyis

Dursun Seyis
Yazarın Tüm Yazıları >

Siyaset Ve Liderlik

A+A-
Dünya da ve Türkiye’de lider insan zor yetişiyor.
Lider olabilirsiniz ama, liderlik yapamazsınız.
Lider olmak, liderlik yapabilmek için önce bilgi, sonra hoşgörü, yerinde otorite, kararlılık, ne yaptığını bilmek ve liderin ufku geniş olması, ileriyi görebilmesi, birleştirici olması gerekir.
Dünya kurulduğundan beri insanlar üzerine çok lider gelip geçmiş, kimisi hayırla yad edilirken, kimisi lanetlenmektedir.
Türkiye’ye baktığımızda da liderin kolay yetişmediğini görmekteyiz. Bu siyaset alanında da böyle, başka alanlarda da böyledir.
Bugün bazı kimseler iktidarı eleştiriyor.
Bence Türkiye’de iktidar değil, muhalefet sıkıntı var.
Muhalefet eğer güçlü, lideri dirayetli ve ne yaptığını bilirse, iktidarın başındaki liderde adımlarını ona göre atar.
Bugün Türkiye’nin lideri konumundaki kişi, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ile Başbakan R. Tayyip Erdoğan. Diğer muhalefet liderleri de kendilerince gruplarının, temsil ettiği kişilerin lideridir.
Şehirlerde, ilçelerde de bir görünür liderler, birde görünmeyen ancak görünürde olan liderlerden toplum üzerinde daha etkili olan kimseler vardır.
Lider olan kimse milletin değ erlerini bilmeli, ona göre adım atıp, ona göre karar vermeli ve ona göre konuşmalıdır.
Şimdi Başbakan R. Tayyip Erdoğan’a taraftarları ve yakın çevresi “ Dünya lideri” yakıştırmanı yaptılar.
Kimileri kabul edecek, kimileri ise kerhen kabul edecektir. Kimileri ise bu yakıştırmaya karşı çıkacaktır. Herkesin görüşüne saygı duymak gerekir. Ancak Başbakan Erdoğan bence son zamanlarda biraz halkının bir kısmı ile ters düşmüş durumda olup, bu yakıştırmayı o kesim kabul etmemektedir.
İsterseniz Başbakan R. Tayyip Erdoğan bugüne kadar neler yaptı ve dikkatlerimizden neler kaçtı bir mercek tutup bakalım.
AB mevzuatına uygu Türk Gıda Kodeksinde domuz eti satılabilir. Bu kararı kim aldırmıştır veya alınan bu kadara neden karşı durulmamıştır?
Okullardaki okutulan Din dersi kitaplarında Kelime-i tevhidin ikinci kısmı olan “Muhammedün Resulullah “ kitaplardan çıkartılmıştır.
İmar kanununda yapılan bir revizyon ile “cami ifadesi” “İbadethane” olarak değiştirilmiş ve hiç bir dönemde mahalle aralarında bu kadar kilise yaygınlaşmamıştır. 24 Eylül 2008 de zamanın Milli eğitim Bakanı İmam Hatiplerde dinler tarihi dersinde Hıristiyan rahip ve hahamların davet edilmesini ve gençlere ders vermelerini istedi.
İçişleri Bakanlığının 2006 yılındaki 2227 sayılı kararı ile nüfus kâğıtlarında “Dini İslam” ibaresi kaldırılmıştır.
İktidar Urfa’da Halilürrahman karşısında ve Antalya’da dinler bahçesini açmış, cami, kilise ve havrayı yan yana bir arada bulundurmuştur.
Yine Başbakan “Bismillah” çekerek kilise kurdelesi kesmiştir. Türkiye’de 4 din mensubu ve 30 etnik köken vardır diyerek halkı ayrıştırmıştır. Bu sözünü de 2002 yılında Trabzon’un Of ilçesinde söylemiştir.
Yine 2005 yılında TCK’ da yapılan değişiklikle zina suç olmaktan çıkartılmıştır. Konya>’mızda fuhuş kartları sokak ve caddelerde vetandaşın PTT kutularında, araçlarının camlarında geziyor.Açık fuhuş pazarları kuruluyor.
Trabzon Sümela Manastırında, Van- Akdamar kilisesinde, İzmir Çeşme’de Pazaryeri kilisesinde ve Diyarbakır Giragos Ortadoks kilisesinde ayin yapılmasına izin verilmiştir.
Hz. Peygamberimize “Muhammed kılıçla din yaymaktan başka ne yapmıştır?”diyen Papa 16. Benedik’i Başbakan R. Tayyip Erdoğan uçağın merdivenlerinde karşılamış ve kucaklamıştır. İslam Dininde yasak olmasına karşın 2004 yılında okullarda okutulan Din dersi kitaplarında Hz. Peygamberimizin minyatür resimleri konulmuştur.
Son zamanlarda Cuma hutbelerine dikkat ediyor musunuz? Allah katında tek din İslam’dır ayeti, AB ve ABD’den gelen tepki ve telkinlerle demokratikleşme uğruna Cuma hutbelerinde yasaklanmıştır. Yine 2005 tarihinde Kelime’i Tevhid “Lailahe İllallah” şeklinde bırakılmıştır. Bazı köylerde ilköğretim çocuklarına ücretsiz dağıtılan ilkokullarda okuma öğreniyorum kitaplarında 13 ve 15 sayfalarında haç işareti, kilise dualarını gösteren fotoğraflar yayınlanmıştır. Bu kitap 2004 tarihli ve 115 sayılı onay taşıyan AB destekli kitaplardır. 26 Eylül 2004 de kabul edilen 5237 sayılı kanunla evinde Kur’an-ı kerim öğrenenlere hapis cezası getirilmiştir.
31 Mart 2003 de Başbakan “Wall Street Journal’e verdiği demeçte “Kahraman Amerikan askerlerinin en az kayıpla Irak’tan evlerine dönmeleri için dua ediyorum” derken, yine 14 Ocak tarihinde Yahudi Lobisinden “Üstün cesaret madalyası almıştı”
Daha bunlar çoğaltılabilir. Bunlar bana göre yanlıştır. Elbette Başbakan R. Tayyip Erdoğan’ın doğruları da vardır.
Ancak doğruları ile yaşları yan yana koyduğumuzda Türkiye’nin lideri olsa da bence dünya lideri olunmaz. Sanırım dünya lideri diye bu yanlışlar kendisine yakıştırılmıştır. Buna bir anlamda Müslüman mahallesinde salyangoz satmakta denir demek istiyorum.
 
Bu yazı toplam 58 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.