1. YAZARLAR

  2. E. Reha KORKMAZ

  3. Siyaseti Bilmeyenlerin Komik Halleri
E. Reha KORKMAZ

E. Reha KORKMAZ

E. Reha KORKMAZ
Yazarın Tüm Yazıları >

Siyaseti Bilmeyenlerin Komik Halleri

A+A-
Ülkemiz için önemli bir seçim sürecini daha geride bıraktık. Seçimin ardından CHP ve HDP'nin başındaki isimler o kadar çok konuştular ki, mizahçılar bile bu kadar malzemeyi bu kadar kısa süre içerisinde toplamanın şaşkınlığını yaşıyorlar.
Seçimden önce söylenenler ile seçimden sonra yapılanları vatandaşlar mutlaka yan yana koyarak değerlendirecektir. Belki de kısa bir süre sonra unutacaktır. Bizler sadece hafızalarını tazelemek için birkaç örnek vermek istiyoruz sadece.
***
HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş seçimden önce belli çevreler tarafından cilalanarak takdim edilirken, “Biz AKP'yle hiçbir ittifak yapmayacağız. Büyük bir muhalefet boşluğu var. Sıkı, nitelikli bir muhalefet partisi olmak istiyoruz. CHP ve MHP'nin koalisyonuna dışarıdan destek vermeyiz.” Şeklinde konuşurken seçimden sonra “Koalisyon görüşmeleri için resmi ve gayri resmi şimdiye kadar bir görüşmemiz olmamıştır, her partiye kapımız açıktır. AK Parti ve CHP bizim ilkelerimizi de içine alacak bir koalisyon kurarsa biz dışarıdan destek sunarız” dedi.
Siyasetin insanları ne hale getirdiğini, “Dün dündür, bugün bugündür” gibi sözler ile tükürdüklerini nasıl yaladıklarına çok fazla şahit olduk. O günler geride kaldı diye düşünürken benzer manevralarla tekrar karşılaşmaya başladık.
***
HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş'ın “Bizi katil olarak suçlayan dili kabul edemeyiz” şeklindeki konuşmasına ne diyeceksiniz. Terör örgütünü lanetlemeyen ve teröristbaşı ile alenen istişareler yapan bir parti liderinin bu sözleri ise maalesef milletin hafızası ile dalga geçmekten başka bir şey değildir.
***
Bu arada CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun da seçimde önce söylediği sözlere göz atalım isterseniz. Seçimden önce "Koalisyon fikrine sıcak bakmıyorum. Türkiye'nin içinde bulunduğu şartlar CHP iktidarını zorunlu kılıyor" şeklinde konuşan Kılıçdaroğlu, seçimden sonra partisinin oy kaybetmesine aldırmadan Ak Parti tek başına iktidar olamadı diye zaferini ilan etti. Ardından da “Hükümet kurma görevi % 60'lık bloka düşüyor. Toplumun beklentilerine uygun bir iradeyi ortaya koymak istiyorsak % 60'lık grubun beklentilerine uygun bir hükümet kurmalıyız” dedi. Her zaman anayasadan dem vuran Kılıçdaroğlu'nun hükümetin nasıl kurulacağını bilmemesi ya da bilmiyor gibi davranması nasıl izah edilebilir?
Kılıçdaroğlu'nun % 60 blok dediği partiler CHP, MHP ve HDP. Bu 3 partinin oy oranlarının toplamı yaklaşık %55. Ancak MHP'nin HDP ile yan yana kesinlikle gelmeyeceği gerçeğini ortaya koyarsak blok denilen partilerin toplam oy oranları %38'e düşüyor. Burada bile milletin kafasını karıştırmaya çalışan Kılıçdaroğlu'nun sadece Ak Parti'siz bir hükümet telaşının kendisini ne kadar komik duruma düşürdüğünün farkındasınızdır umarım. 12 eylülden önce “Faşist” dedikleri zihniyete başbakanlık teklif edecek kadar gözü dönen bir parti lideri olabilir mi? Sizin hiç mi ilkeleriniz yok. Bu durum akıllara “Üst akıl” kavramını getirmez mi?
Bugün gelinen noktada Ak Parti ile MHP koalisyonu büyük olasılıkla gerçekleşecek gibi görünüyor. Ancak kısa vadede erken seçimin olacağı da aşikar. Akıllara takılan en önemli soru da şu: “Ak Parti ile MHP hükümeti kurarlarsa çözüm süreci ne olur?” Eee onu da hayatları boyunca alamayacakları hizmeti aldıkları halde tercihini HDP'den yana kullananlar düşünsün artık…

İŞTE POLİTİKA BUDUR

Yıllardır dilden dile anlatılan bir politika fıkrası var. Bugün sizlerle bu fıkrayı paylaşmak istedim.
Bir bürokrat yoksul bir adamı ziyarete gitmiş demiş ki: "seninoğlana bir eş bulalım, zamanı geldi artık." Adam: "ben hayatımda oğlumun işine karışmadım." demiş. Bürokrat: " ama demiş bu kız Rahmi Koç'un kızı" deyince Adam: "a aaa ..tamam o zaman" demiş ve durumu kabul etmiş"
Sonra bizim bürokrat Rahmi Koç'un evine gitmiş: " kızınız için harika birkoca adayı buldum" demiş. Rahmi Koç şaşırarak: " ama benim kızım daha çok küçük" diye itiraz etmiş. Bürokrat: " ama bu genç adam
Dünya Bankası'nda başkan yardımcısı" deyince. kızın babası: "aaa... tamam o zaman" diyerek duruma hemen razı oluvermiş. Sonunda bizim bürokrat Dünya Bankası başkanını ziyarete gitmiş ve demiş ki: "Başkanım, size harika bir başkan yardımcısı adayı buldum" Başkan: " İyi ama benim zaten ihtiyacımdan fazla yardımcım var" deyince Bürokrat: “Ama bu Rahmi Koç'un damadı" demiş. Başkan da "aaaa...tamam o zaman" demiş.
İşte politika budur...
 
Bu yazı toplam 101 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.