1. YAZARLAR

  2. Prof. Dr. Mustafa UZUNPOSTALCI

  3. Siyasette Başarılı Olmak
Prof. Dr. Mustafa UZUNPOSTALCI

Prof. Dr. Mustafa UZUNPOSTALCI

Mustafa Uzunpostalcı
Yazarın Tüm Yazıları >

Siyasette Başarılı Olmak

A+A-
Her işte olduğu gibi siyasette başarılı olabilmenin de mutlaka bazı sırları vardır. Bir bakarsınız yıllar yılı siyasette bulunan bir kimse veya parti memleketin siyasetinde söz sahibi olabilmek için çalışır, fakat bir türlü istediği başarıya ulaşamaz. Bu sefer bir kendisine ve partisine bakar, bir de başarılı olan kimseye ve partisine bakar; fakat kendi çalışmasını ondan daha üstün görür de geride kalmış olmasının sırrına ulaşamaz. Çünkü böyle olan kişi ne kendisini tanımaktadır, ne partisini ve ne de oy verecek seçmeni. O ancak kendisini görmektedir. Zira baktığı karşısında duran bir aynadır. Seçmene bakarken de başka parti ve sözcülerine bakarken de hep ona bakmaktadır. Bu durumda baktığı yerde bir başkasını görebilmek mümkün değildir.
Hâlbuki bir siyasetçi, her şeyden önce, hizmet vermek istediği kişileri, yani milletini tanımalıdır. Bu milletin nerede durduğunu ve nereye ulaşmak istediğini iyi analiz edip ondan haberdar olmalı ve siyasetini o yönde geliştirmelidir. Tabii bu arada bu konuda kendi kapasitesini ölçmeli ve gerekirse bunu geliştirmeye ve genişletmeye çalışmalıdır. Kapasite fazlalığı görüyorsa o zaman kapasiteyi ayarlamalıdır. Eğer milletinin durumunu ulaşmak istediği yönle ters veya yetersiz buluyorsa o zaman programının içine bunu onun anlayacağı şekilde yerleştirmelidir.
Bu arada çevresini yani memleketinin etrafında yer alan devletlerin durumunu da iyice gözden geçirmeli ve onlar hakkında ulaştığı bilgi ve kendisinde hâsıl olan kanaatinde yanılmayacak bir noktada bulunmalıdır.
Konuyu biraz daha açacak olursak şöyle söylememiz gerekir: İktidara gelmek isteyen parti mensupları Dünya siyasetini iyi tanımalıdır. Bu siyasetten kastımız, dünya devletlerinin o günkü takip ettikleri görünür siyasetleri değil, ulaşmak istedikleri hedefe uygun oluşturdukları siyasetleridir.
Belki altmış, yetmiş yıl öncesine gitsek halkımıza asla gerçekleşmesi mümkün olmayan, ancak onlara hoş gelen bazı vaatlerde bulunsak o günkü vatandaşlarımızı buna inandırabilirdik, fakat dünyayı her gün ve her dakika evinin içinde gören vatandaşlarımızı havai vaatlerle bugün kandırmamız mümkün değildir. Vatandaş böyle vaatlere güler, geçer; hatta bununla kalmaz da bunu söyleyenin arkasından bir de nanik yapar. Siz de tamam zannettiğiniz bir durumda henüz bir karış bile yol alamadığınızı ancak iş işten geçtikten sonra fark eder ve anlarsınız.
Meselâ geçen seçimde, iktidara gelirse, benzini veya mazotu mevcut fiyatının üçte bir fiyatına satacağını vaat eden bir parti beş ay sonra gireceği seçim öncesinde bu fiyatı yükseltmişse seçmen bu söyleme bugün güldüğü gibi, o gün de gülmüştür. Çünkü onun bilgisi böyle bir vaatte bulunandan daha fazladır. Vaatte bulunan ise mahcup olmalıdır. Fakat olanlara aldırış etmeden bildiği ve bulunduğu hâl üzere seçim vaatlerine devam ederse ancak olduğu yerde sayar ve saymaya da devam eder. Nitekim çok partili döneme geçtiğimizden bu yana bugüne kadar durum hep böyle olmuştur.
Tek partili dönemin partisi de seçimle iktidardan indirildikten sonra bir daha hem de aradan yetmiş yıl geçmiş olmasına rağmen bir daha tek başına iktidara gelememiştir.
 
Bu yazı toplam 108 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.