1. YAZARLAR

  2. Prof. Dr. Ali ACAR

  3. Siyasiİdare’de Doğruluk, Halkı sevmenin,hizmet aşkının özüdür
Prof. Dr. Ali ACAR

Prof. Dr. Ali ACAR

Yazarın Tüm Yazıları >

Siyasiİdare’de Doğruluk, Halkı sevmenin,hizmet aşkının özüdür

A+A-
Son günlerde ses kayıtları Dublaj, montaj, kes yapıştır, düzmece birleştirerek uydurma ses kayıtları üretmek, ve yasal olmadığı halde dinlenen telefonlar ve mahrem kripto’ları

Toplumsal sorumluluk ve etik olarak bu dinlemeler toplumun tüm katmanlarını rahatsız edecek düzeye gelmiştir.
Yolsuzlukları dinlemek pahasına aile sırlarının da ifşa edilmesini onaylamak mümkün değil.
Bu gelişmelerden sonra özel hayatın mahremiyeti diye bir şey kalmadı!.
İnsan hak ve özgürlüklerinde de artık özgürlüklersınırlandırıldı.
Yakın bir dostunuzla telefonda siyasi bir sohbet yapmakartık kolay değil
İstediğinizi ve anlatnak istediğinizi artık konuşamıyorsunuz.
Eşinize ,çocuğunuza telefonda özel bir söz söylemeye çekiniyorsunuz.
Herkes de bir panik atak oluşmaya başladı. Konuşmalardan korkar olduk
Çevreye baktığımızda herkes ürkek
Kavga dört bir yanı sarmış.
İnsanlar mutsuz ve gergin.
Halkın kişilere, kurumlara ve gitgide devlete de güveninde sıkıntılar oluşmaya başladı
Devlet kurumları kendi işlev ve görevlerinde adeta eksen kayması görünümünde
Toplumdaki kişiler gruplar ve siyasi liderler arasında bu düşmanca hıçınlılklar nereye kadar devam edecek
Değişik kitle iletişim araçlarında , bilgi kirliliği had safhalara ulaşmış durumda Birinin ak dediğine diğeri kara demekte ve çoğu insanımız sadece bu durumlardan da son derece rahatsız olmakta…
Basın yayın kuruluşlarının son dakika anonslarıyla doğru veya yanlış yeni yeni kayıtlar yayınlanıyor.
Dolayısıyla görev ve görevin gereği olan sorumluluklar alanında önemli sıkıntılar yaşanmaktadır.
Görev uhdesinde olmadığı halde yayınlama furyaları…
Bildiri dağıtma görevsizliği
Böyle bir oluşum ve gelişen olayların sonucunda hukuk devletinden bahsedilebilir mi?
Kitle iletişim araçlarının olmadığı bir yerde yaşayabilsek ama yaşayamayız.
Onlara alışmışız…elimizde telefonlar, internet ve tabletler…
Teknolojik gelişimler sonucu hayat kolaylaşacağı yerde daha da zorlaşıyor.
İnsanoğlu yeni keşiflerini kendi aleyhine kullanmaya devam ediyor!
Biri bizi gözetliyor’un ötesinde birileri bizi ve sırlarımızı dinliyor ve dinletiyor..
Bu gelişmeler sonucu insanoğlu belki de bizi toptan yok edebilecek icatların peşindeler…
Plastik mermiler, tazyikli sular, tomalar, molotoflar, hakaretler, satırlı baltalı tacizler ile yok olmanın yerine gizli sırların ve devlet sırlarının aile sırlarının ortaya çıkmasıyla meydana gelen deprem sarsıntısı ile yok olacağız…
Ne oluyoruz ..Ekonomik yapımızda siyasi yapımızda istikrar var iken bu sun’i çatlaklar niye…
Birileri içimizdeki Kardeşlik, yurttaşlık, dindaşlık duygularımız dinamitlemeye çalışıyor
Birbirimizi kırdırmaya ve toplumda ayrışmaları körüklemeye çalışıyor
Ama unutulmaması gereken başka ülke, başka Türkiye yok unutmayalım.
Siyasi ve ekonomik yapıdaki bu parçalanma bizi çok gerilere götürebilir. Bu parçalanmışlıkla bir istiklal mücadelesi daha veremeyiz.
Bu durum daha devam ederse giderse Türk toplumu atomlarına ayrılır, kimse kimseye güvenmez ve güvenemez .Bunun sonucunda toplumda kaos ortaya çıkar’ Allah korusun…
Ülkemizde açıktan ya da gizli olarak yıllardır bunların tohumları atılıyor.
Bu kargaşadan bu gerilimden belirli grup siyasi idarede deprem yarattı şeklinde yalan haberlerle gelinen bu noktada düşmanlar mutlu bir şekilde kıs kıs gülerek bizi izliyorlar…Biz de senaryoda rollerimizi oynamaya devam ediyoruz.
Artık aklımızı başımıza toplayalım.
Görev ve sorumluluk ihlali varsa ,yolsuzluk ve rüşvetvarsa hukuk mutlaka işletilsin, kimseye hiçbir zümreye ayrım gözetmeksizi n …
Bir ülkede hukuk kanalları çalışmazsa, tıkanırsa küçük olaylar kar yumağı şeklinde daha da büyüyerek sokağa kayabilir…
Eğer bir ülkede hukuk kanalları tıkanırsa çalışmazsa kaos meydana gelir, herkes kendi hukukunu aramaya başlar ve uygulamaya çalışır
O zaman ne yasa kalır ne de mevzuat gerisi teferruat olur
Bu olaylar hukuk ve yasama içerisinde değerlendirilmeli ve olağanüstü rehabilite edici tedbirlerin alınması önemli olmaktadır.
Toplumda yargıya güvenin yeniden dizayn edilmesi gerekir.
Yolsuzluk konusunda hükümet’ de şeffaf ve açık politikalar izlemelidir.
Birde siyasi idareye güven kalmazsa…
O zaman durum daha vahim bir aşamaya gelebilir.
Eğer hata ve ihmal varsa gereken tedbirlerin alınması gerekir.
Olayların ve ses kayıtlarının bu aşamaya gelmesinde çevrenin de ihmali olabilir.
Hangi çevre Sayın Başbakanın çevresi…
O zaman çevresi ve danışmanlarını iyi seçmesi gerekir. Güvenin birinci basamağı yakın çevredir.
Bu basamakta meydana gelen çöküntü diğer basamakları da etkilemesi kaçınılmaz olur…
Yapılan ve yaptığımız anketlerde hala hükümete güven var bu güvenin devam ettirilmesi gerekir. Aşırı tahrik ve söylemlerden de kaçınılarak toplumda ki gerilimlerin biraz daha yumuşatılması gerekir.
Gerçek aşkın ötesinde hizmet aşkı topluma gösterilmek isteniyor ise doğru olanı yalnız sevdiğiniz için yapınız, halkı sevdiğiniz için yapınız… İşte gerçek aşk halk istediği için yapmaktır.

 
Bu yazı toplam 108 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.