1. YAZARLAR

  2. Güngör Gökdağ

  3. Siyonizm'in Hedefi "Büyük İsrail Devleti"
Güngör Gökdağ

Güngör Gökdağ

Yazarın Tüm Yazıları >

Siyonizm'in Hedefi "Büyük İsrail Devleti"

A+A-

Amerika Birleşik Devletleri, 1947 yılında toplanan Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nun üye ülkeleri üzerinde oluşturduğu baskıyla Filistin topraklarının bir kısmını, dünyanın her tarafından toplanan Yahudilere vererek İsrail'in kurulmasını sağladı.

İsrail kurulduğu andan itibaren de Batılı devletlerin ve bilhassa ABD'nin tam desteğini alarak sistemli bir devlet terörü uyguladı. Genç-yaşlı, çocuk-kadın demeden acımasızca birçok masum cana kıydı.

Bunları da dünyanın gözleri önünde, uluslararası hukuku ve kurumlarını hiçe sayarak yaptı.

 

Klasik olarak İsrail, geçmişten bu yana her zaman bildiği ve canının istediği şekilde davranıyor...

Ne hukuk tanıyor ne de nizam?

Hala da öyle davranmaya devam ediyor..

Kurulduğundan bu yana Birleşmiş Milletler'in aleyhinde aldığı yüzlerce kararı da hiçe sayıyor?

Hiçbirine uymadı, hala da uymuyor.

Ne ihtar dinliyor ne ikaz, ne yasa tanıyor ne de uyarı?..

 

1967 yılından bu tarafa Batı Şeria'yı işgal altında tutmasına, 2004 yılından bu tarafa da Gazze'den çekilmesine rağmen orayı da kuşatma altında tutuyor. Hatta canı ne zaman isterse, hem Gazze'ye hem de Batı Şeria'ya saldırıyor.

* * * * *

İsrail 8.5 milyon nüfusuyla her bir tarafı Arap ülkeleriyle çevrilmiş küçücük bir bölge ama 2 milyara yaklaşan nüfusuyla koca bir İslam dünyasına kafa tutabiliyor...

Kurulduğundan bu yana hem insanlığı hem de Filistinlileri hergün öldürüyor.

Arap ve diğer Müslüman ülkelerse çaresiz olarak gelişmeleri sadece seyrediyor.

Ne Arap Birliği Örgütü, ne de İslam İşbirliği Örgütü, Filistin ve Kudüs'le ilgili toplantılarda aldıkları yüzlerce kararlara rağmen hiçbir sonuç elde edemiyor?

İsrail'in tutum ve politikalarına, işlediği cinayetlere görünüşte bütün Müslüman ülkeler karşı ama uygulamada hiç kimse hiçbir şey yapamıyor...

Yapılabilenler sadece kınama, tehdit, yürüyüş, protesto ve ihtarla sınırlı kalıyor.

Bunlarda İsrail'i caydırmaya ve geri adım attırmaya yetmiyor.

 

Arap dünyasının ve diğer Müslüman ülkelerin sessizliği ve dağınık ahvâli, kendi aralarındaki uzlaşmaz tutumları, kavga ve düşmanlıkları, İsrail'in geçmişte işlediği günahları her zaman misliyle işlemesine ve bölgedeki tahakkümünü devam ettirmesine neden oluyor.

 

Bir de İsrail'in arkasında her yaptığını tasvip eden, her hareketini koruyup kollayan ABD desteğini de yabana atmamak gerekiyor.

ABD, bugüne kadar Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nde İsrail'in aleyhine olan 50 kararı bizzat veto etti.

En büyük dış yardımını kurulduğundan bu yana hep İsrail'e yaptı.

ABD'nin, dünyada ki 200 devlet arasından en iyi, Ortadoğu'da ise tek müttefiki İsrail.

Dolayısıyla İsrail'e iğne batırmak, ABD'ye çuvaldızı geçirmek gibidir...

 

ABD'nin devamlı olarak İsrail'i koşulsuz desteklemesi ve 11 Eylül eylemlerinden sonra ki politikaları, Ortadoğu'yu tam bir cehenneme çevirdi.

Şu çok iyi bilinmelidir ki, Ortadoğu'dan çıkan terör örgütlerinin beslendikleri ve kendilerine dayanak yaptıkları en önemli konu Filistin ve Kudüs'dür.

Dolayısıyla Kudüs'ün, İsrail tarafından başkent ilan edilmesi ve ABD'nin de elçiliğini taşıma kararı, dinamitin fitilini yeniden ateşledi.

Daha doğrusu yeni felaketlere kapı aralandı.

Barış ihtimali kökünden yok edildi.

El KAİDE ve IŞİD'den sonra Ortadoğu'da yeni terör dalgalarını harekete geçirecek sürece yol verildi.

* * * * *

Esasında zengin Arap ülkeleri isteseler, Allah'ın kendilerine bahşettiği petrol sayesinde tüm dünyaya kök söktürebilirler?

Fakat onların da Filistin diye bir dertleri yok?

Aksine Filistin'e ihanet, İsrail'le muhabbet içindeler...

Yani hepsi İsrail'in açık ve gizli dostu...

Hiçbiri ABD'nin sözünden dışarı çıkamaz!

İsrail'e tavır alma ve tepki göstermeye hiçbiri cüret edemez.

Hiçbiri, Allah'a yakarıp İsrail'e lanet okuma seremonisi dışında birşey yapmaz!

Çünkü hiçbiri Filistinli kardeşi için hiçbir şeyinden vazgeçemez?


 

Kudüs artık İsrail'in işgali altında...

Böyle giderse İsrail, İslam dünyasının bu ahvâli devam ettiği müddetçe 100. yıldönümünü kutlarken "Fırat'dan Nil'e kadar Büyük İsrail" projesini de çok rahat gerçekleştirebilir?
Tabi o vakte kadar Türkiye dışında güçlü ve sağlam bir Müslüman ülke kalırsa?

 

İşte burada 57 İslam ülkesinden farklı olarak sadece Türkiye'yi görüyoruz.

Yalnızca Türkiye'nin, İsrail'in Kudüs'ü başkent yapma kararına en ciddi direnci gösterdiğini biliyoruz.

İslam ülkeleri arasından bir tek Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın, Kudüs için tüm dünyayı harekete geçirecek global bir reaksiyona öncülük ettiğine şahit oluyoruz.

Haksızlıklar karşısında susmayan bir önder ve duyarlı bir devletle "Elif" gibi her zaman dik durmaya çalışıyoruz.

 

Öteki Müslüman ülkeler Türkiye'yi desteklese, herşeye gücümüzün yeteceğini de biliyoruz.

Haksızlıkları o vakit tümden sonlandıracağımızı, akan gözyaşlarını dindireceğimizi de biliyoruz.

İşte bu bakımdan "Allah, devletimize ve milletimize güç-kuvvet versin, Müslümanların arasını birleştirsin" diyoruz.

 

Bu yazı toplam 1063 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar