1. YAZARLAR

  2. E. Reha KORKMAZ

  3. SİZİN ÇARŞINIZ NERESİ?
E. Reha KORKMAZ

E. Reha KORKMAZ

E. Reha KORKMAZ
Yazarın Tüm Yazıları >

SİZİN ÇARŞINIZ NERESİ?

A+A-

Konya'da birisi “Çarşıya gidiyorum” dediği zaman aklınıza neresi gelir?
Eskiler için Konya'nın çarşısı Mevlâna Caddesi, Bedesten ve Kadınlar Pazarı mıntıkasıdır genellikle. Yeni nesil için çarşı Zafer'dir, Nalçacı'dır, Arapoğlu Makası'dır hatta otogar bölgesidir. İnsanlar için alışverişlerini yapabildikleri ve ihtiyaçlarına cevap bulduğu yerler çarşıdır. Cumartesi günleri en çok keyif aldığım şeydir Sarraflar Çarşısının köşesinden Kadınlar Pazarı'na doğru “Çarşı”yı adımlamak. Bugün Hurmacı'nın olduğu köşede yıllarca çakmakları tamir eden ve gaz dolduran rahmetli Mustafa abiyi görür gibi olurum her seferinde. Alican Bakkal gözümün önüne gelir hep. Rahmetli Mustafa Kamışçıoğlu ve Recep Büyükmesçi ve daha niceleri mahallelerinden çok çarşıda tanınan ve esnaflıkları ile örnek olan kimselerdi. Öğle aralarında karnını doyurmak için azıkçılara koşan çıraklar ekmeğinin arasına bir şeyler yaptırarak karnını doyurma telaşına düşerdi. “Hesaba yaz usta” diyen gider, haftalığını alınca da hesabı kapatmaya gelirdi. Öğle yemeği derken Anadolu Lokantası'ında Rahmetli İlyasağayı da unutmayalım. Torpilli kuru isteyenler “Naylon tabakta kuru” söylerlerdi İlyasağa'ya. Kalender müşterinin menüsü standarttı: Kuru, nohut ve patlıcan musakkadan birini tercih ederdi. Bu arada etlekmek (Gonyalıcada Etliekmek yazılır Etlekmek diye okunur) yiyecek olanlar için Bolu Lokantası yıllardır aynı yerinde hizmete devam ediyor.
Aziziye Camii'ne doğru ilerliyoruz. Meydanda tüm haşmeti ile bizleri karşılıyor çarşının emektarı. Yıllar önce Aziziye ve Kapu Camilerinin müezzinlerinin ezanı karşılıklı okumaları geliyor aklımıza. Keşke diyoruz aynı gelenek bugünde devam etse. Aziziye Camii ile selamlaşarak devam ediyoruz yola. Kadınlar Pazarı'na yaklaşırken sağlı sollu her ihtiyacınızı karşılayabileceğiniz küçüklü büyüklü dükkanlar.
Ve Kadınlar Pazarı…
İçerisinde dolaşmanın bile büyük keyif verdiği o muhteşem alan. Çocukluğumda özellikle yerli sebze, küflü peynir ve salça almak için sık sık geldiğim pazardı burası. Dönüşümüzde Bedesten içerisinden geçiyoruz. Kapu Camii'nin avlusundan geçerken Tahir Büyükkörükçü hocamız aklımıza geliyor. Yıllarca çarşı esnafına vaazlar veren Tahir Hocamıza bir Fatiha gönderiyoruz. Cumhurbaşkanlığı döneminde Konya'ya geldiği zaman sobacılar içini ziyaret eden Turgut Özal geliyor aklımıza. Ve yıllar önce bayram öncesi ayakkabı almaya gittiğimiz dükkanlar geliyor karşımıza.
Çarşı dedik ya…
Ben çarşı kelimesini duyunca hep maziye giderim. Çocukluğumun çarşısına. Sahi çarşı dendiği zaman sizin aklınıza neresi geliyor?

YAY GİBİ GERİLDİK
Caddede, sokakta, trafikte kısacası tüm yaşam alanlarında sinir harbi yaşanıyor. Sorunlarımızı konuşarak değil, bağırarak ya da kavga ederek halletmeye çalışıyoruz. Cinayet, yaralama ve kavga haberleri de eksik olmuyor haber bültenlerinde. Neden yay gibi gerildik toplum olarak bilemiyorum ama aşağıdaki kıssa sanırım bizlere güzel bir mesaj veriyor:
Yaşlı kızılderili reisi kulübesinin önünde torunuyla oturmuş, az ötede birbiriyle boğuşup duran iki kurt köpeğini izliyorlardı. Köpeklerden biri beyaz, biri siyahtı ve oniki yaşındaki çocuk kendini bildi bileli o köpekler dedesinin kulübesi önünde boğuşup duruyorlardı. Dedesinin sürekli göz önünde tuttuğu, yanından ayırmadığı iki iri kurt köpeğiydi bunlar. Çocuk, kulübeyi korumak için bir köpeğin yeterli olduğunu düşünüyor, dedesinin ikinci köpeğe neden ihtiyacı olduğunu ve renklerinin neden illa da siyah ve beyaz olduğunu anlamak istiyordu artık. O merakla, sordu dedesine...
Yaşlı reis, bilgece bir gülümsemeyle torununun sırtını sıvazladı.
- Onlar, dedi. Benim için iki simgedir evlat!
- Neyin simgesi? diye sordu çocuk.
- İyilik ile kötülüğün simgesi. Aynen şu gördüğün köpekler gibi, iyilik ve kötülük içimizde sürekli mücadele eder durur. Onları seyrettikçe ben hep bunu düşünürüm. Onun için yanımda tutarım onları.
Çocuk, sözün burasında:
- Mücadele varsa, kazananı da olmalı, diye düşündü...
Ve her çocuğa has, bitmeyen sorulara bir yenisini ekledi:
- Peki, dedi. Sence hangisi kazanır bu mücadeleyi?
Bilge reis, derin bir gülümsemeyle baktı torununa.
- Hangisi mi evlat? Ben, hangisini daha iyi beslersem!

SORU SORMAYA GELMİYOR
Sosyal medyada beşyüz bine yakın takipçisi olan bir sayfa takipçilerine bir soru yöneltiyor. “Türkiye'nin dünyada üstün rekabet edebileceği sektör sizce hangisidir?” yüzlerce cevap geliyor. İlginç, komik ve tirajıkomik. Toplum olarak özgüvenimizin seviyesi cevapların arasında gizli duruyor gibi geldi bana. Entererasan olan cevaplar yok değil. Konuyu ciddiye alıp otomotiv yan sanayi, hamur iş yiyecekler, tekstil, yoğurt, yazılım, madencilik, insansız haça aracı, hayvancılık ve tarım gibi birçok sektörü işaret eden girişimciler çoğunlukta. Yalancılık, dolandırıcılık, sahtekarlık, fitne, kalpazanlık, torpil gibi cevaplar veren asabı bozuk kesim burada da üzerine düşeni yapmış. (Bu tür insanlara ne sorarsanız sorun aynı konulara gönderme yaparlar) Ve tabiki de ince mizah yapanlar. Ben aslında onların verdiği cevapları çok merak ederek yorumları takip ettim. Fındık vardı, fındıkçı ölmeden evvel, görmezden gelinen turizm sektörü, özenti, vergi, asfalt yaması, serbest meslek, evlilik programları yapımcılığı, vatan hainliği ve ülkemizi hayal kırıklığına uğratan Türk Milli Futbol takımımıza yönelik “Ampute Futbol” cevabı.
Sizin cevabınız ne olurdu? Hakikaten dünyada üstün rekabet edebileceğimiz sektör sizce hangisidir?
SON OLARAK
Bazı otobüs hatları ile ilgili vatandaşlardan zaman zaman serzenişler oluyor. Özellikle son dönemde 1 nolu hat olan Hocafakıh Meram güzergahı ile ilgili Yunus Emre, Alavardı ve Dede Korkut mahallelerinden yoğun şikayetler var. Necmettin Erbakan Üniversitesi Köyceğiz Yerleşkesi’nde öğrenim gören öğrencilerin bu hattı kullanması inanılmaz bir yoğunluğa sebebiyet veriyor. Otobüsler birçok kez duraklardan doluluk nedeni ile yolcu almadan geçiyor. Elçi olarak iletiyoruz
e-reha-korkmaz-carsii.jpg

Bu yazı toplam 391 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.