1. HABERLER

  2. KÜLTÜR-YAŞAM

  3. Sofraların asırlık lezzeti: "Kurutulmuş et"
Sofraların asırlık lezzeti: "Kurutulmuş et"

Sofraların asırlık lezzeti: "Kurutulmuş et"

Konya'nın Taşkent ilçesinde tuzda bekletilerek kurutulan et, sofraların vazgeçilmez lezzeti arasında yer alıyor.

A+A-

Yeşil örtüsü, engebeli arazileriyle Toros Dağları üzerinde yer alan Taşkent ilçesinde mutfakların vazgeçilmezi olan kurutulmuş et, yaz-kış demeden tüketiliyor. Yüzyıllardır süregelen et kurutma geleneği, soğutma teknolojilerinin ve depolama sistemlerinin yaygınlaşmasına rağmen günümüzde de hala kullanılan bir yöntem.

Küçükbaş hayvanın eti, tuzlanarak belirli süre bekletilmesinin ardından yaklaşık bir hafta kadar askıda kurutuluyor. Bu yöntemle farklı bir lezzet ve aroması olan et, genellikle yemeklere katılıyor. Yörede yaşayanlar, gıda endüstrisindeki gelişmelere rağmen, yemeklere verdiği lezzetten dolayı et kurutmaktan vazgeçmiyor.

İlçe merkezinde yöre mimarisine uygun inşa edilen tarihi taş evde yaşayan 75 yaşındaki Keriman Özağar, günümüzde azalmaya yüz tutan et kurutma geleneği ve yöntemlerini AA muhabirine anlattı.

Torosların çok güzel bir bölgesinde yaşam sürdüğünü belirten Özağar, yörede et kurutmanın geçmiş yıllarda çok daha yaygın olduğunu söyledi.

Özağar, kuru etin kışlık yiyeceklerin başında geldiğine dikkati çekerek "Bu geleneği, ninem ve annemden öğrendim. Önceden buzdolabı yoktu. Etleri bu şekilde muhafaza ediyorduk. Şimdi az da olsa bizim gibi hala et kurutan var. Bu yıl birkaç kere kuruttum, yine kurutacağım. Bunun lezzeti bir başka oluyor." dedi.

- "Üç gün boyunca tuzda bırakıyoruz"

Küçükbaş hayvanın etinin kurutulabildiğini dile getiren Özağar, şöyle devam etti:

"Etleri tuzla bastırıp, iki gün dinlendirdikten sonra kurutmak için asıyoruz. Kış yemeklerimize koyuyoruz. Çiğ eti üç gün boyunca tuzda bırakıyoruz. Tuzun içinde durdukça pişiyor. Sonrasında 5-6 gün boyunca asıyoruz, iyice kuruyor. Lezzeti anlatılmaz, tatmanız gerekir. Eti buzdolabında da muhafaza ediyoruz ama yine de bu et kurutmadan vazgeçemiyoruz. Ne kadar yapabilirsen. Ben genellikle 25 ila 50 kilogram arasında kurutuyorum. Bir hanenin ihtiyacı bu civarda."

Bu geleneğin yüzyıllardır sürdürüldüğünü ifade eden Özağar, şunları kaydetti:

"Biz büyüklerimizden öyle gördük. Sığır etinden olmaz, küçükbaş hayvan eti ile olur. Dolaplar çıktı ama bu geleneği bırakmayız. 'Kuru et' diyoruz adına. Eti kuruttuktan sonra bozulma veya sağlığa zararlı durumu olmaz. Yemeklerimizin içinde değerlendiriyoruz. Çok lezzetlidir, sağlıklıdır. Ben sağlığımı buna borçluyum." 

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.