Mehmet BİNA

Mehmet BİNA

Yazarın Tüm Yazıları >

SOHBET

A+A-


Bir gün Behlül’ü kabristanda gördüler. Ayaklarını kabir taşları arasına sokmuş toprakla oynuyordu.
Kendisine;
“Ey Behlül ne yapıyorsun?” diye sordular.
Onlara gayet sakin olarak;
“Bana eziyet etmeyen, gıybetimi yapmayan insanlarla oturup sohbet ediyorum. Bunlar sağ olanlardan daha emin.” diye cevap verdi.
MİSAFİR'İN BEREKETİ
Bir gün Peygamber Efendimize bir Sahabe eşinden şikâyete gelir. "Benim eşim misafiri sevmiyor. Bana ne gibi tavsiyede bulunursunuz?" der.
Efendimiz ( sav ) ; "Yarın size misafir olacağım. Eşin, ben içeri girerken de baksın, çıkarken de baksın der."
Sahabe eşine efendimizin geleceğini müjdeler. Eşi çok sevinir. Yalnız dışarıdan içeri girerken de çıkarken de bakmasını söyler ve hazırlıklarını yapar. Ertesi gün olur. Efendimiz ( sav )
gelirken Pencereden bakınca ne görsün ki! Efendimiz gümüşten tepsi içinde, cennetten çeşit çeşit yiyecekleri de beraberinde getirmiş.
Efendimiz'i bir sevinç içinde ağırladıktan, sonra Efendimiz yola koyulmuş. Sahabenin eşi tekrar pencereden bakmış. Birde ne görsün ki! Getirdiği tepsinin içinde yılanlar çıyanlar akrepler böcekler doldurmuş geri gidiyor. Hemen eşine seslenmiş. Korku içinde anlatmış. Eşi koşarak Efendimizin yanına sormaya gitmiş. Peygamber ( sav) bu durum karşısında;
" Eşine anlat. Misafirin güzelliği, yiyeceklerle ikramlarla bereketle gelir ve evden giderken bütün kötülükleri alır ve götürür.
Tepside gördüğü kötülükler, günahlar kavgalar dövüşler böcekler yılanlar çıyanlar misafir ile çıkar ve gider eve huzur ve bereket gelir.
Misafir gelmeyen eve kavga, dövüş, huzursuzluk ve bereketsizlik, fakirlik baş gösterir."
FARZETKİ ÖLDÜN..!
İstersen gel, beş dakika ölümü düşünelim.
Ama senin ölümün nasıl mı..?Dur anlatayım, işte şöyle :
Düşün ki hiç hesapta olmayan, hep ertelediğin, ölüm; sana genç yaşta geldi.
Eve haber saldılar; çocuğunuz hakkın rahmetine kavuştu.
Aldılar seni, sana özel tek kişilik odada ağırladılar.
Morgdasın, buz gibi bir mekân.
Birazdan sevdiklerin başına üşüşüp, ağlayacaklar.
Beyaz kefenin, başucuna en yakın taraftan açılıyor.
Seni gören fenalık geçiriyor, sana can veremiyorlar.
Sen morgda bir kişilik yeri işgal ederken, boyuna göre küçük yatağın (kabrin) çoktan hazırlanmış. 
O geceyi tüyleri diken diken eden yerde geçirirken, sıcacık yatağın korku salacak evdekilere, rahmetlinin yatağıydı diyecekler.
Ölümün, birçok kişiye kısa zamanda unutacakları önemli dersler verecek.
Ölümünle kimi dul kalacak, kimi yetim, kimine evlat acısı tattıracaksın, kimine adını koyamadığımız acılar.
Sen hala o soğuk yerdeyken, cenazenin kılınacağı cami ve kılınacak namaz vakti belirlenmiş ve kısa bir zaman diliminde yakın çevrene bildirilmiştir.
Cepten arayanlara, şu ses ne güzel mesaj verirdi:
Aradığınız kişiye ulaşılamıyor, lütfen tekrar denemeyiniz, ona artık ulaşamazsınız, o artık dünyalı değil, lütfen numarasını silin.
Numaran anında silinir, telefonlardaki numaran ölüm kokar.
Sen morgdayken, ölüm ve ölümün konuşulacak evlerde.
Ne komedi programları güldürür, ne de savaş görüntüleri üzer.
Çünkü gündemde sen varsın, ölümün var.

Bu yazı toplam 217 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar