1. YAZARLAR

  2. Prof. Dr. Mustafa UZUNPOSTALCI

  3. SON OLAYIN DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ
Prof. Dr. Mustafa UZUNPOSTALCI

Prof. Dr. Mustafa UZUNPOSTALCI

Mustafa Uzunpostalcı
Yazarın Tüm Yazıları >

SON OLAYIN DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ

A+A-

Müslümanlar olarak yaşadığımız dünyada bugüne kadar rahat bir hayat sürdüğümüzü kimse söyleyemez. Fakat bundan sonra rahat bir hayat süreceğimizi iddia etsek buna da kimse inanmaz. 
Sebebini tek cümle ile ifade etmek mümkündür: Müslümanlar inançları gereği başka inançta olanlara her türlü toleransı gösterirler, fakat başka dine mensup olanların tek düşünceleri vardır, kendi dinlerinden sonra nâzil olan dine mensup olanlara hayat hakkı tanımamak. 
Son olarak NATO’da cereyan eden, aleyhimizde gelişen ve bizi dost ve müttefik görmediklerinin açık ifadesi olan olayın altında yatan sebep temelde budur. 
 Ancak bu olayı tek başına ele alarak değerlendirmek bizleri yanlış sonuçlara götürür. Bundan dolayı, doğru bir değerlendirme yapabilmek için, bu ülkelerle aramızda cereyan eden diğer olaylarla birlikte değerlendirmeliyiz. 
Meselâ sadece AB ile olan ilişkimizi de bu olayla birleştirerek değerlendirmek bile bizi doğru sonuç almaya götürebilir. 
Bilindiği gibi biz imparatorluktan Demokratik Cumhuriyet yönetimine geçince bu uygulamayı kendilerinden aldığımız devletlerle insani, siyasi ve her türlü devletlerarası ilişkilerimizde onlarla birlikte hareket etmeye azami derecede önem verdik ve bir eksiklik ve yanlışlık yapmamaya ve falsolu hareket etmemeye de dikkat ettik. Hâlen de bu konuda azami dikkati sarf etmekteyiz. 
Yarım asrı bulan AB’ye girebilme müracaatımıza müspet cevap alamamamızın altında yatan da bu sebeptir. Yani biz Müslümanız onlar ise bu dinin düşmanları. Biz dostluk elimizi uzattıkça onlar her defasında elimizi havada bırakmayı gerekli gördüler ve ‘sizi aramızda görmek istemiyoruz’ anlamına gelen tavır ve ifadeleri dile getirmekten de çekinmediler. 
Buna mukabil, bizi NATO’ya aldıklarını söyleyerek bu görüşü çürütmeye yeltenenler olabilir. Fakat unutmayalım ki, NATO bir askeri birliktelik ve bu yönde bir ittifaktır. Üstelik bizim NATO’da yer almış olmamız, onların bizi göz önünde bulundurmaları ve her şeyi ile kontrol altında tutabilmelerini sağlamaktadır. Askeri açıdan her hangi bir falso vermemizi kontrol etmelerinin kolay olacağı anlamına da gelir. Yani NATO içinde bulunmamız kendileri için bir emniyet supabıdır.
Bundan şu neticeyi çıkarabiliriz: AB ise aynı dine mensup vatandaşlara sahip devletlerarası bir ekonomik işbirliği ittifakıdır. Bu ittifak onları karşılarında bulunanlara ekonomik üstünlük sağlama anlamına gelir. Müslüman vatandaşlara sahip bir devleti aralarına alacak olularsa onları bu açıdan desteklemiş ve gelişmelerine hizmet etmiş olurlar. Hatta daha da ilerisi olan Müslümanların iktisadi kalkınmalarına destek olmak anlamını taşır. Bu sebeple de böyle bir şeye asla destek olmak istemezler.  
AB’ye bizi almamalarının tek sebebi budur. 
Burada dikkatimizi çeken ikinci bir durum daha bulunmaktadır: Bizi aralarına almamalarının sebebi böyle olmasına rağmen ‘sizi aramıza almıyoruz’ dememeleri. 
Bunun aksine sizi aramızda görmek isteriz ama, sizin ekonominiz hâlen çok geride şu ve şu… önlemleri ve gerekli tedbirleri alıp tamamlarsanız sizi de aramıza alacağız deyip bir türlü aralarına alma noktasına gelmemeleri ve bizi bu noktaya gelmiş görmemelerdir. 
Bu durum onlar açısından tam bir bahanedir. Aynı zamanda sizi içimize almak istemiyor ve birliğimiz içinde sizi görmek istemiyoruz, demek yerine ‘durumu anlayın da kendiliğinizden biz bu işten vazgeçtik deyin’ demeye getiriyorlar. 
Konya’mızda kullanılan şu tabir tam da buna uygun düşmektedir: “Ne kızı veriyor, ne de dünürcüyü küstürüyorlar”.  
NATO’daki bugünkü durum da bunun aynısıdır. Açıkçası bizi aralarından ayırmak istiyorlar, fakat buradan kendi isteğimizle ayrılmış olmamızı yeğliyorlar. Ortaya konan bugünkü tavrın anlamı budur.

Bu yazı toplam 342 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.