1. YAZARLAR

  2. Dursun Seyis

  3. Söndürün Şu Ateşi
Dursun Seyis

Dursun Seyis

Dursun Seyis
Yazarın Tüm Yazıları >

Söndürün Şu Ateşi

A+A-
Bırakın şu başkanlık meselesini,
Bırakın şu anayasa-baba yasa meselesini,
Türkiye yanıyor.
Doğu gitti gidiyor,
Karadeniz’de ateş yükseliyor.
Anadolu, İstanbul öyle…
Sırası mı şu Başkanlık meselesinin,
Sırası mı şu anayasa işinin,
Bizde bir söz vardır:
“Koyun can, kasap et derdinde” misali…
Ekonomi bıçak sırtında gidiyor.
Kutsal ay İslam alemi ve tüm insanlık için barışa, mutluluğa, hayırlara vesile olsun diyoruz ama, hainler durmuyor, terör durmuyor.
Bitirin şu terör belasını…
Bu dileğin milyonlarca kişi tarafından seslendirildiğine, yazılıp çizildiğine adım kadar inanıyorum. Öyle olduğu besbelli de, “olmayacak duaya amin” denildiği de daha oruç ayının daha 2. gününde ortaya çıkıverdi.
Adı, adları önemli değil, sadece “terör örgütü” denilen insanlık düşmanı yapıların son zamanda giderek artan, sistematikleşen saldırıların acı sonucu;
İşte İstanbul…
Güvenlik görevlisi 7 şehit, cennetteki statüleri kestirilemeyen 4 masum yurttaş can… 40’un üzerinde yaralı terör mağduru yurttaş. Diğer yerlerdekini saymıyorum. Sayamıyorum. Yüreğim dayanmıyor…
Kırsaldaki üç-beş eşkıyadan…
Soru dünün, önceki günün, ayın, yılın, yılların sorusu değil Bir 30 yıldır değişik biçimlerde sorulup, sorgulanan bir olaylar zincirine eklenen bir “son halka” ile Tekrarlanan milyon sorudan biri!,,
O ilk yıllarda, adı bile sonradan konmuş, adından durmaksızın söz ettirerek ezberlenen “PKK” idi sadece. O üç harfle ifade edilen “açılımı batasıca” örgütün toplumda karşılık bulan adı belli;
-Bölücü terör örgütü!..

Yine o ilk yıllarda “devletimizi sözde yönetenler”in bir başka aymaz tanımlaması vardı hatırlarsınız;
-Üç-beş çapulcu kır eşkıyası!..
Gruplar halinde yol kesip, durdurdukları araçlarda asker-sivil yurttaşları tarayıp, katlettiklerine bakılırsa sıradan eşkıya!..
Öyle olmadıklarını anlamak için “bebek katili” tanımlamasına gelesiye kadar, amaçlarını, cani yapılarını anlamak konusunda epey zaman geçmesi gerekti!,,
Eşkıya; topu-tüfeği, bazukaları-uçaksavarlarıyla, içeriden-dışarıdan aldığı destekleriyle düzenli çete gruplarına dönüşmez mi? Yanına,H izbullah’tır, IŞID’dir, PYD, vs. din kisveli, gaddarlıkta ondan beterleri eklenmez mi?
Bir de kırsaldan, ellerini-kollarını sallayarak canlı bombalarıyla, bomba yükle araçlarıyla; -Kocaman kentlerimize girmezler mi!.. Böylelikle cephelerde vatanı korumak adına savaşan asker-sivil yüzlerce şehit kanı yürükleri dağlarken;
Çok değil, 18 ayda, 250’ye yaklaşan uçup giden can…
Daha dün İstanbul’un tarihi yarımadasında, metropolün merkezinde Polis-sivil, 11 can daha verdiğimiz olay onlardan sonuncusu. Öncekileri karıştırmadan, sadece 2015’in Ocak ayından başlayarak hatırladığımız o toplu katliamlar? Sırasıyla;
Ankara Gar, Diyarbakır mitingi, Suruç’ta masum gençlik, İstanbul Sultanahmet, Ankara Devlet Mahallesi, Ankara Kızılay, ve diğer yerler …
Son 18 ay içinde toplam 7 mahalde yüzlerce kişi… Hepsinin ardından devleti yöneten iktidar sözcülerinin dünden bugüne söylediklerinde bir “fark” hatırlayabiliyor musunuz?
Mesela son Başbakan Binali Yıldırım’ın söylediklerinden farklı bir şey?..
“Şehitlerimize Allah’tan rahmet, yakınlarına ve milletimize başsağlığı, yaralılarımıza acil şifalar diliyorum.” Kuşkusuz bir de “Kanları yerde kalmayacak, terörün kökü kazınacak” klişesiyle verilen “garanti” de unutulmadan?..
Ya Cumhurbaşkanı Erdoğan?.. O da yaralı ziyaretinin ardından açıkladı “son olaya ilişkin” görüşlerini. Galiba Cumhurbaşkanımız “Son terörist bu topraklarda yok edilene kadar” sözünden vazgeçmiş görünüyor.
Terörle mücadele kıyamete kadar sürecek!.. Kıyamete kadar… Ona göre tedbirimizi alalım;
Milletimiz için kıyamet yaklaştı mı acaba?..
 
Bu yazı toplam 106 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.