1. YAZARLAR

  2. Dursun Seyis

  3. Sorumluluk Gerekir
Dursun Seyis

Dursun Seyis

Dursun Seyis
Yazarın Tüm Yazıları >

Sorumluluk Gerekir

A+A-
Bu ülke bizim,
Bu topraklar da her birlikte yaşıyoruz.
Bu gemi batarsa, bu çatı çökerse hepimiz yok oluruz.
Onun için sorumluluk almak, sorumluğumuzu bilmek zorundayız.
Seçimler yapılalı yaklaşık 3 hafta geçti.
Partiler ve liderler “salvo” atıyor. Halk hükümet bekliyor.
Hem öyle bir hükümet değil, milli mutabakatın sağlandığı, güçlü bir koalisyon hükümeti.
Bu sorumluluktan kimse şu veya bu bahaneler, başka hesaplarla kaçamaz.
Herkes taşın altına elini değil, vücudunu sokmalıdır.
Bunun başka izahı yok.
Elbette seçim döneminde tüm partilerin, tüm tarafların sinirleri karşılıklı atışmalarla adeta yay gibi gerildi. Herkes bir birine öfkeliydi.
Cumhurbaşkanı R. Tayyip Erdoğan’ın izlediği politikalar, söylediği sözler buna katkı yaptı. Bunu kimse inkar edemez. Kimse yanlışı savunma zorunda kalmamalıdır.
Seçim bitti.
“Hesap sorulsun” sloganları ve popülizm yapıldı.
Onun için seçimin ilk sonuçlarının alınmasıyla birlikte CHP+MHP+HDP koalisyonu isteyenler vardı. Bunun hesapları yapıldı. Bu düşünce giderek yoğunlaştı. Ancak seçimden bu yana köprünün altından çok sular aktı. Herkes yumruk sıkmayı bırakmalı ve tokalaşmanın yolunu aramalıdır.
Şimdi ülkeyi, şimdi milleti düşünme ve en iyisini yapma zamanı.
Beni aşırı iyimser görebilirsiniz.
Ülkemiz karmaşık sıkıntılar içinde. Şimdi bunları burada yazmanın gereği yok. Birçoğunuz zaten biliyorsunuz.
Aşırı öfkenin, intikam arzularının yerini sağduyu almalıdır. Vatan ve millet sevgisi almalıdır.
Türkiye zor coğrafyada Karmaşık sıkıntılar var. Ekonomi durağanlaştı. Kimse önünü göremiyor. Kriz ikazları var. 2015 yılının ortasını geçtik. Geriye kalan günler Türkiye için kayıp günler- aylar olmamalıdır.
Kimilerine göre çözüm, kimilerine göre ihanet projesi karmaşıklığın derinliği artıyor. Bunu yeniden gözden geçirme imkanı hala var.
Gün kutuplaşma, kavga günü değil. Gün af etme, kucaklaşma ve asgari müşterekte kucaklaşma günüdür. Çünkü söz konusu ülke ve millettir.
O halde milli mutabakat sağlanıp Türkiye’yi normale döndürme günüdür.
Bu noktada düne takılı kalmadan her lider, aldığı oyun sorumluğunu hatırlayarak görev almalıdır. Milli mutabakat koalisyonu ülke için, millet için tek çıkar yol ve şanstır.
Gerisi kaos ve laf-ı güzaftır.




Geçtiğimiz akşam Konya’da Ticaret Borsasında bir iftar yemeğine katıldım. İftar yemeği müftülükçe organize edilmiş. İftara katılanlar ise bazı dini lider konumdaki kimseler, hocalar- imamlar ve çocuklardı.
Bu çocuklar Yetiştirme yurdu çocukları. 7-8 yaş grubundan 18 yaş grubuna kadar olan çocuklar. Kimisi sesli, kimisi sessiz. Kimisinin boynu bükük. Anasından- babasından ayrı yaşamaktadır. Babasızdır, anasızdır, yetimdir, öksüzdür.
İftarda yemek öncesi ve sonrası yapılan dualarda şu dikkatimi çekti. Duayı okuyan hoca efendiler “ Allah yuvanızı yıkmasın, kimse anasız- babasız kalmasın” dediği zaman inanın o çocukların seslerini diğer “amin”lerden daha çok ve canlı olduğunu gördüm. İçim burkuldu. Gözlerim yaşardı. Allah kimsenin çocuğunu anasız- babasız bırakmasın.
 
Bu yazı toplam 103 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.