Prof. Dr. Mustafa UZUNPOSTALCI

Prof. Dr. Mustafa UZUNPOSTALCI

Mustafa Uzunpostalcı
Yazarın Tüm Yazıları >

Sorumluluk Şuuru

A+A-

Diğer yaratıklardan üstün olarak yaratılmış olan insan bu vasfından dolayı yeryüzünün halifesidir. Diğer bir ifade ile Allah’ın yarattığı ilk varlık değildir, fakat sonradan yaratılmış olsa da önce ve daha sonra yaratılmış olanlar, insanlar için yaratılmış bulunmaktadır. Çünkü o yeryüzünün halifesi olarak yaratılmıştır.

Bundan dolayı da insan, diğer canlılar olan melek, cin, şeytan ve hayvan gibi yaratılmışlardan üstündür ve dünya ile yeryüzünde yaratılmış olan bütün varlıklar onun emrine verilmiştir.

Halife oluşu da bundandır. Yeryüzünde bulunan canlı ve cansız varlıklardan istifade etme ve onları yaratılış gayelerine uygun olarak kullanma ve emri altına alma yetki ve iradesi insanoğluna verilmiştir.

Bunların ne için yaratılmış olduğu ve bunların nasıl kullanılıp yönetileceği ve kendilerinden nasıl faydalanılabileceği de gönderilen peygamberler ve onlarla birlikte gönderilen kitaplardan öğrenilmektedir.

Yani hem insanın yaratılış gayesi ve hem de hayatını sürdürebilme yolları kendisine Allah tarafından bildirilmiştir.

Nitekim Kur’ân-ı Kerîm’de bu konuda şöyle haber verilmektedir: “Bir zamanlar Rabbinin meleklere ‘ben yeryüzünde bir halife (onu sahiplenip imar edecek, bana muhatap olacak bir mahlûk) yaratacağım demişti de onlar da ‘Biz, hamd ederek sana tespih ve seni takdis edip dururken yeryüzünde fesat çıkaracak ve orada kan dökecek insanı mı halife kılıyorsun?’ dediler. Allah’ın da onlara ‘Sizin bilemeyeceklerini herhâlde ben bilirim’ dediğini hatırla” (el-Bakara, II/30).

Ayrıca şöyle buyrulmaktadır: “O, yerde ne varsa hepsini sizin için yarattı. Sonra kendine has bir şekilde semaya dönüp onu yedi kat olarak sağlamca tesviye ve tanzim etti. O her şeyi hakkıyla bilendir” (el-Bakara, II/29).

Her şeyin yaratıcısı olan Allah neyi niçin yarattığını da elbet bilmektedir. Yarattığı insanın faydalanması ve bunun karşılığında da O’na şükretmesi gerektiğini de bildirdiğine göre, insanın da yaratanını tanımanın yanı sıra her faydalandığı şey karşılığında O’na şükretme gereğini her daim hatırında bulundurması gerekir. Bu onun sorumluluğudur.

Fakat günümüzde insanların kendilerine ulaşan bu kadar nimete karşı sorumluluklarını yerine getirdiklerini söylememiz pek mümkün değildir.

Aslında böyle bir davranışı bizim değerlendirmemiz ve böyle davranan ve davranmayanlara hareketlerine göre puvan vermemiz de gerekmez. Ancak kişilerin sorumlulukları sadece yaratanına karşı değildir. Bundan dolayı da bulundukları topluma karşı yapmaları gereken sorumluluklarını da yerine getirmemeleri bir alışkanlık hâline gelince iş değişmektedir.

Çünkü işler daima birbirlerine bağlı olarak gelişmektedir. Birbirine bağlı olduğu için de bir yerde meydana gelecek bir aksaklık o işin bazen tamamen ortadan kalkması, meydana gelmemesi söz konusu olabilmektedir. Bunun neticesinde de başkaları zarar görebilmektedir.

Ayrıca böyle davranan kişi sonradan bazı pişmanlıklar içinde çırpınır dururlar.

Bilindiği gibi, Pazar günü Anayasa değişikliği halkımızın oylarına sunulacaktır. Halkımızın oylamaya katılanlarının yarısından fazlası ‘evet’ derse bu değişiklik gerçekleşecek, aksi hâlde şimdiki durum devam edecektir.

Fakat durum ne olursa olsun, mademki, bana böyle bir görev düşmektedir ‘benim bu görevi yerine getirmem gerekir’ şeklinde şuurla hareket etmek görev şuurunun bilincinde olmak demektir. Ancak ‘bir oy’dan ne çıkar? Oyumu kullansam ne olacak, kullanmasam ne olacak?’ demek ve oyunu kullanmamak konunun önemini bilmemek, yani görev şuurundan uzak olmak denmektir.

Kullanmamayı marifet bilip neticede lehinde veya aleyhinde konuşmak ise tamamen bir sorumsuzluk ve ukalâlık örneğidir.

Bu yazı toplam 397 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.