1. YAZARLAR

  2. Serdar USMAN

  3. Sosyal medya da neymiş, deyip geçmeyin!
Serdar USMAN

Serdar USMAN

Serdar USMAN
Yazarın Tüm Yazıları >

Sosyal medya da neymiş, deyip geçmeyin!

A+A-

Dikkatimi çeken bir hususta sizlerle bir müddet dertleşmek isterim. Maalesef tahmin edeceğiniz gibi konumuz yine : CHP Faciası…

Bu tayfanın çeşitli sosyal mecralarda yer alan paylaşımlarından çözdüğüm kadarıyla izolasyon sürecinin uzamasından ya da salgının yayılmasından yana gibi bir tavır içerisinde hareket ettikleri hissiyatına kapılıyorum.

Bakıldığında bunu net olarak görebiliyorsunuz.

Bu noktadan hareketle çeşitli çıkarımlara varabiliriz:

İlki : Bu süreci kabartıp enfekte ve ölü sayısını yüksek gösterip AK Parti’yi bu kanalla yıpratma çabası. Ölüm oranlarının çok olması, AK Parti’nin süreci iyi yönetememesi iftiralarıyla kendileri için siyasi ikbal oluşturma gayretinde olmaları yüksek ihtimal.

Şunu iyi biliyorlar ki salgının daha ilk başladığı andan itibaren AK Parti’nin attığı mantıklı ve akıllı adımlar ciddi oranda oy oranını artırmada etkin rol oynayacak.

Bu, CHP tayfasının uykularını kaçırmaya, saldırganlaştırmaya yetiyor.

Bu sebepten olsa gerek halkın zihnini karıştırma adına bir yerlerden kontrollü olduğu kesin bir faaliyet içerisinde hareket ivmesi kazandıkları anlaşılıyor.

Ülkemizin nadide insanları bilir. CHP’yi destekleyen yahut ta CHP tarafından desteklenen çeşitli hesaplar kanalıyla birilerinin var güçleriyle algı savaşı yürüttüklerini görmekteyim. Çok fazla sayıda böyle hesaplar mevcut.

Örneğin bir tanesi çıkıp enfekte hasta sayısının ve ölüm oranının çok daha fazla olduğu yaygarasını ortaya atıyor. Akabinde sırasıyla düğmeye basılmışça diğer yandaş hesapların da aynı paylaşımı yaparak olabildiğince fazla insana ulaşma hedefi güdüyorlar. Yani işi ucuz yoldan çözme çabalarına yeltenmekteler.

Zaten hep bunu yapmaktaydılar. Örneğin salgın öncesi şehir hastanelerine atılmadık iftira bırakmayan bu zavallı güruh, salgınla birlikte bu hastanelerin ne denli yerinde yatırım olduğunu anlayınca milletimizin tepkisini çekmemek için ağız değiştirerek bu kez de çok büyük olduğu için hastalara eziyet olduğu gibi saçma ifadelerle saldırıya geçtiler.

Ne yaptıklarını ne yapacaklarını şaşırmış vaziyetteler.

İşleri güçleri algı yaratmak suretiyle iktidar hedefine ulaşma sevdası olsa da bu halk onlara meydan bırakmaz.

Düşünsenize Başakşehir Şehir Hastanesi için İBB’nin ödenek yokluğunu bahane ederek yolunu yapmamasına kendi yazarlarından Can Ataklı inanılmaz sert bir tepki vermişti.

Yani bunların siyasetleri rüzgarın estiği yöne doğru seyir değiştiriyor. Oy kazanabilme uğruna dün ak dediklerine bugün kara diyebiliyorlar.

Şifreleri kırıldı. Bunların derdi vatan, millet değil dostlar!

İkinci ihtimalde zannımca şudur. İzolasyon ortamının sürmesi esnasında halkın tedirgin bekleyişi ve temkinli duruşunu fırsata çevirip darbe yolunu aralamak için sinsi planlamalar yapılıyor olabilir.

Halkın teveccühünden umudunu kesen ana muhalefet ve ona destek pompalayan dış çevreler kullanabilecekleri bir CHP’yi iktidara illegal yolla da olsa iktidara taşıyarak kapanan menfaatlerine giden yolun yeniden açılmasını planlıyor olabilirler. 

Buna 15 Temmuz darbe girişiminde Kemal Kılıçdaroğlu’nu havalimanından serbestçe geçerken hiç bir müdahale olmaması ve gelişmeleri bir televizyon karşısında kahve içerek takip etmesinden çözmemiz mümkündür. 

İzolasyonla halkın gündemden uzak, en sakin olduğu havadan medet umma gafletine düşebilirler.

Bu halk, darbe girişimini de hazırlıksız haliyle bertaraf etmeyi başarmış, tekrar tevessül edildiği takdirde başarmaya Allah’ın izniyle devam edecektir.

Sonuçta ana muhalefet partisinin asıl derdinin ülkemiz ve vatandaşımız olmadığı kesin. Bunu attıkları her adımla ispat ediyorlar.

Ortalık virüs tehdidiyle çalkalanırken gece gündüz demeyip, yemeyip içmeyip cezaevlerinde ki hükümlü gazeteciler ve siyasetçiler için takındıkları tavırla asıl dertlerinin farklı olduğunu görüyorsunuz.

Ne kadar vatan haini varsa, ne kadar din düşmanı varsa, ne kadar halktan uzak kesimler varsa herbiriyle kayıtsız şartsız dirsek temasında olmalarından anlıyoruz.

Bu yüzden yukarıda zikrettiğim iki tespitimi hafife almayın. Üzerinde ciddiyetle durulması gereken asıl ince ayrıntı bu!

Düşüncemi ifade etmek için söylüyorum. İstanbul belediyesi başta olmak üzere diğer CHP belediyelerinin hesaplarının kontrol altında tutulması gerekir. Türkiye’nin en büyük metropolünün para basan belediyesi yol yapmaya ödenek bulamayacak kadar zavallı duruma düşebiliyorsa bunun altında yatan bir çapanoğlunun varlığı kaçınılmazdır.

Devlet gibi bütçesiyle bu acziyete düştüğüne göre harcamalar nereye yönlendirilmektedir?

Koskoca bir sene geçti. Yatırım derdi olmayan CHP belediyelerinin şayet çevirdiği fırıldak varsa bir an evvel çözümlenerek bulaşanlar derhal görevden el çektirilmelidir.

Bu ülkenin çiftlik olmadığını, merkezi hükümete saygılı olmayı öğrenecekler. Öğrenmezlerse bunu halkımız öğretir.

Bu yazı toplam 1960 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.