1. YAZARLAR

  2. Serdar USMAN

  3. Sosyal Medya Kahramanı Müslümanlar!
Serdar USMAN

Serdar USMAN

Serdar USMAN
Yazarın Tüm Yazıları >

Sosyal Medya Kahramanı Müslümanlar!

A+A-
Günümüzün en güncel konularından birisi de artan teknolojik imkânların getirdiği çoğunluğu düzeysiz sosyal paylaşım sitelerinden yayılan gereksiz bilgi kirliliğidir. Bunlardan birkaç örnek isterseniz; Facebook, Twitter, Wattshap, Viber vs.

Bende kullanıyorum. Bende hoşuma giden paylaşımları kendi sayfamdan aktarıyorum. Ama ifrat ve tefrite kaçmamaya da özen gösteriyorum. Ama bilgi kirliliği öyle bir noktaya ulaştı ki orada kaydı bulunan çok sayıda kişinin paylaşımları da pes artık dedirtecek düzeye ulaştı. Eline klavyeyi geçiren her bir ferdi sanırsınız ki bu memleketin Cumhurbaşkanı, Başbakanı, Milli Savunma Bakanı… Ama bilgi terazisine koyduğunuz zaman bunların çoğunluğunun ekran mücahidi olmaktan öte bir faydasının olmadığını anlamanız içinde âlim olmanıza hiç gerek yok. Özellikle Facebook’tan yapılan resimli paylaşımlarda kendi muhaliflerine fikir verme ve onun düşüncesinin yanlışlığına dikkat çekme yerine daha çok inatlaşma, zıtlaşma ve kutuplaşma yatıyor. Paylaşılan resimler aynı ama yorumlar çok farklı olabiliyor. Siz hangisinin doğru olduğu noktasında tereddüde düşüyorsunuz.

Peki, ben sosyal paylaşım sitelerine karşı mıyım?
Hayır, kesinlikle karşı değilim. Ama ölçülü olmayı yeğlerim.
O sitelerin zannımca kasıtlı olarak birilerince insanlar arasında ki fikri zıtlıklar uçurumunu derinleştirdiğini ve uzlaşılamaz bir toplum oluşumuna ön ayak olduğunu düşünüyorum. Dışarıda ki düşmana karşı paylaşımlar noktasında insanımızın içini rahatlama amaçlı bir takım paylaşımlarda bulunmasını bir yere kadar anlayabiliriz. Ama ülkemiz sınırlarında yaşayan ve bu vatanın bir ferdi olanlar arasında yaşanan kavgaların düzeyinde ki seviyesizlik gırla gidiyor. Özellikle devlet meselelerinde yapılan yorumlarda herkes hududunu bilmeli ve ülkemizin milli birlik ve bütünlüğüne zarar verecek paylaşımlardan şiddetle kaçınılmalıdır.

Bunu yapmazsak ne olur?
Zikredeyim efendim! O paylaşımlarda vatan ve millet olgularını ön plana çıkaran en damar konularda dahi oluşturulan mücahitlik ile gerçek hayatta yaşanan mücahitlik arasında derin uçurumlar olduğunu bilmiyoruz. Etrafımızda ciddi bir ateş çemberi var. Sıcak bir örnekle değineyim. Bayırbucak Türkmenlerinin hemen her gün vatanları için mücadele ettiklerini ve kendilerine ait toprakların diğerlerinin eline geçmemesi için nasıl mücadele ettiklerini haber bültenlerinden takip etmekteyiz değil mi? İşte gerçek hayat budur. Vatan müdafaası denilen hakikat budur. Vatan topraklarını koruma söylemlerini facebook ve twitter sayfalarından paylaşmak değildir. Son zamanlarda oluşan böylesine saçma bir yapı var. Önüne gelen herkes sosyal paylaşım sitelerinden yazdıklarıyla ve paylaştıklarıyla zannımca üzerinde ki sorumluluktan sıyrıldığı gibi bir yanlış algıya kapılıyor. Belki içinde ki kinini kusuyor olabilir. Ama bizim vatan hassasiyeti gibi gördüğümüz böylesine paylaşımlar bir takım sinsi güçlerin hoşuna gitmiyorsa adımı değiştiririm. Vatan müdafaasını facebook sayfalarından paylaşmaya kadar indirgeyen bu yapımızın ucuz kahramanlık olduğunu ifade etmek zorundayım.
Daha kötüsü, aynı sitelerden çeşitli etkinliklerimizi paylaşıyoruz. Yemek sofralarında yapılan paylaşımlara bakıldığında ümmet olarak ne kadar empati yoksunu olduğumuzu ve kendimize bir buzdolabı ve mutfak kadar uzak olan şeylerin birileri için imkansız olduğunu görüyoruz.

Ne oldu bizlere yahu!
Yediğini içtiğini kendi sayfasından cümle âleme büyük bir maharetmişçesine döken İslami anlayışın gerçek İslam’la hiç alakası olmadığını ve insanlar arasında ki ülfet ve muhabbetin gelişmesi şöyle dursun büyük bir yeis ve hüzne sebep olabildiğini görmekteyim.
Kime ne sizin lüks sayılabilecek yaşantınızdan, takılarınızdan…

Kime neyi ispat etmeye çalışıyorsunuz?
Görenlerin; “ Vaavvv Ayşe’ye bak, bugün bilmem ne lokantasında kuzu çevirme yemişler. Helal olsun. Ye anam, yarasın” dediklerini falan mı düşünüyorsunuz?
Ya da “ Vay bee! Şu Emine’nin başında ki eşarba bak, kim bilir kaç paradır?” falan diye kendi kendine fikir bocalanması yaşadığını mı düşünüyorsunuz?
Kendisine yakın ve kendisi gibi bir hayat yaşayan üç beş kişinin yaptıkları yorumların hava cıva olduğunu bilen biliyor.
Empati dedikleri gerçek var ya! Sadece dillerde yerini buluyor. Yaşantıya asla yansımıyor. Hedef her zaman birilerini imrendirecek bir şeyleri paylaşarak kendi kişisel egolarını tatminden öte bir yere gitmiyor.

Sözün özü, Müslümanlar olarak genelde hayal âleminde yaşıyoruz. Giyindiğimiz giysiyi ve bedenimizi dahi birilerine hava atmak için kullanmaktan zevk alıyoruz. Görseniz neler var?
Üzerinde ki giysilerin maddi bedelinin milyarlar tuttuğunu paylaşacak kadar ucuzlaşmış zihin sahibi zavallıların gerçek yaşamdan zerre kadar etkilenmediklerini ve Allah korusun da savaş durumunda dahi üzerlerinde ki süslü elbiselerin birilerince beğenilmesi için arkada patlayan bomba dumanı manzarasıyla paylaşılabileceğinden hiç kuşkum yok.

Neler oluyor? Ölene kadar birilerine şov yapmak peşinde misiniz ucuz Müslümanlar?

 
Bu yazı toplam 59 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.