1. YAZARLAR

  2. Dursun Seyis

  3. SOSYAL YAŞAM VE DEĞERLERİMİZ
Dursun Seyis

Dursun Seyis

Dursun Seyis
Yazarın Tüm Yazıları >

SOSYAL YAŞAM VE DEĞERLERİMİZ

A+A-

Her toplumun sosyal bir yaşam biçimi vardır.

Bu yaşam içinde söz, eğlence, gelenekler, görenekler  yaşanır, yaşatılır.

Toplumları ayakta tutan en önemli unsurlardan birisi dilidir, inancıdır, gelenek ve görenekleridir.
Toplumları dejenere etmek için önce dilini bozmak, gelenek ve göreneklerinden uzaklaştırmakla başlar.

Tarih ve ülkü birliği, inanç ve bayrak ise bir başka birleştirici unsurdur. Birçok tarih yazarı Osmanlı’nın 600 yıl ayakta kalmasının başlıca nedenlerinden birisi  çimento vazifesi yapan dine bağlamaktadır.

Yine tarihimize bakarsanız dil konusunda en etkin kararı Karamanoğlu Mehmet Bey’in fermanıdır.

Dilimiz Asya-Ural-Altay dil gurubuna ait olup, çok zengin ve güzeldir. Dilimizin kıymetini bilmemiz ve yabancı dillerin ve uyduruk sözlerin etkisinden kurtarmak lazımdır. Bunun için geçtiğimiz günlerde gerek Cumhurbaşkanı Erdoğan , gerekse Başbakan Yıldırım dilimize önem verileceğini ve yabancı kelimelerin arındırılacağını açıklaması sevindiricidir.
şimdi size Mehmet Demirci’nin  bir yazısından alıntılar sunuyorum.

Dil ile birlikte yukarıda belirttiğim gibi gelenekler, görenekler, yaşam tarzı da milletlerin karakterini gösterir.

İnsanlar eskiden beri, bir şeyleri isterken yalvararak dönmüşler, müzikli veya müziksiz vücutlarını bir ritim içinde hareket ettirmişlerdir.
İstekleri olunca sevinip yine dönmüşler, ruhlarının coşkusunu dönerek, dans ederek ifade etmişlerdir.
Tarihe bakarsak, insanoğlu ilk gününden bugüne coşkulu duygularını bir şekilde dansla ve dönerek ifade etmiştir denebilir.
Tarikat zikirlerinde, Mevlevi semasında bu hareket ve dönüşler musiki eşliğinde derin bir vecdle ve ulvi duygularla, zikre katılanları kanatlandırır, öteler alemine götürür.
Halk danslarının bu bakımdan derin anlam ve önemi vardır.
Sadece bir eğlence aracı olmanın ötesinde, bu danslar tarihi ve kültürel öğeler de taşır.
Kıpır kıpır Karadeniz oyunları, asil Erzurum barı sadece oynayanları değil,seyredenleri de coşturur.
Hele Ege'nin zeybekleri asaletin, vakarın, başı dik olmanın canlı timsalidir. Ne yazık ki milli oyunlarımızı çocuklarımıza yeterince öğretmiyoruz. İlkokullarımızda her bölgenin birkaç oyunu çocuklarımıza mecburi ders olarak öğretilmeli.

Folklorümüzde Kafkas oyunlarının müstesna bir yeri vardır. Kafkas oyunları savaş, aşk ve kahramanlık temalarına dayanır.
Muhteşem hareketlere ve coşkulu müziklere sahip gösterilerdir. Her bir oyun o toplumda derin izler bırakmış tarihi olayları anlatır.
Bu satırları kaleme almamın sebebi şu: M. Bahadırhan Dinçaslan, "Ataların çağrısı:
Kötü müzik kötü millet" başlıklı yazısında Şeyh Şamil'le ilgili çok çarpıcı bir örnek verir : Kendi müziğimiz dururken, ne idiği belli olmayan, kulaklarımızı tırmalayan, kuru gürültüden müteşekkil müziklerle  kültürümüz yozlaştırılmaktadır.
Bunun için bir Rusya’ya yıllarca diren ve sembol olan Şeyh Şamil’den bahsediyoruz.

Şeyh Şamil (1797-1871) Rus işgaline karşı direnişiyle tanınan Dağıstanlı lider ve mücahittir.
Devrinin bir bilginidir ayrıca tasavvuf ilimlerini öğrenmiş iyi bir derviş ve çok iyi bir savaşçıdır.
Kuzey Kafkasya müslümanları XVIII. yüzyılın sonlarında Rus baskısına karşı bir direniş başlattı.
Ruslar buna müridizm, kendileri ise gazavat adını verirler.
Şeyh Şamil bu direnişin şanlı lideridir. Ruslara karşı Dağıstan ve Kafkasya'da 25 yıl boyunca büyük direniş göstermiştir.
Rus İmparatorluğu'nun güçlü orduları karşısında unutulmaz destani bir mücadele veren Şeyh Şamil'in adı Kafkas kavimlerinin hafızasına kazınmıştır.
Beni çarpan olay şu:

Bir savaş esnasında İmam Şamil ve askerleri oldukça zor durumdadırlar. Saflar bozulmak üzeredir, Rus baskısı had safhadadır. Tam bu esnada, İmam Şamil çıldırmışçasına, hızlı bir dansa başlar. (İhtimal, Şeşen ya da Lezginka'dır)Askerleri bir anlık şaşkınlıktan sonra İmam Şamil'e uyum gösterip dans etmeye başlarlar, Ruslar şaşkınlık içinde izlerken bütün direnişçi grubu dans etmeye koyulur.
Dansın en ateşli anında Şamil birden kılıcını kınından sıyırır ve hücuma kalkar, askerleri de uyumlu biçimde peşinden gelir ve kuşatmayı yararak çıkarlar.

İşte lider,

İşte Şeyh

Ve İşte savaş planı.

Bizim şimdi şeyhlerimizin pek çoğu dinimizi isismar edip, halkı sömüren kişiler değimlidir. Bunları günümüz dünyasında görmüyor muyuz.

 

Bu yazı toplam 134 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.