1. YAZARLAR

  2. Prof. Dr. Mustafa UZUNPOSTALCI

  3. Söz Vermek Ve Sözünde Durmak
Prof. Dr. Mustafa UZUNPOSTALCI

Prof. Dr. Mustafa UZUNPOSTALCI

Mustafa Uzunpostalcı
Yazarın Tüm Yazıları >

Söz Vermek Ve Sözünde Durmak

A+A-
Bilindiği gibi bir hafta önce yaşadığımız seçim öncesinde seçilmek isteyen parti temsilcileri bol keseden vaatte bulundular. Hatta bu konuda ayrı parti temsilcileri, aynı konuda vaat yarışına giriştiler dersek pek de mübalağa etmiş olmayız. Vaatler özellikle de işçi ve memurlara yönelikse artıran artırana gırla gitti. Birisi üç verdiyse diğeri ondan aşağı kalmamak için en az onun üzerinde bir vaatte bulundu.
Konu hayat pahalılığını düşürmeye gelince bu konuda da kimse geride kalmak istemedi. Birisi bir maddenin fiyatını yarıya, hatta yarıdan da aşağı düşüreceğini söylemişse diğeri bunun da aşağısını göstererek rekabette geri kalmadı.

Vaatte bulunanlar konuyu o hâle getirdiler ki, dinleyenler “bunlar ya hesap bilmiyorlar, ya da hiç dayak yememişler” diye düşündüler. Yani seçmenler vaatlerin de bir sınırı olması gerektiğini düşündüler, fakat vaatte bulunanlar bu konuyu asla akıllarına getirmediler. Nasıl olsa unutulur, hele bir oylarını alalım da sonrası kolay, diye düşünmüş olmalılar.
Fakat seçmenler şöyle düşünüyorlardı: Bunlar bu vaatlerini neyle ve nasıl yerine getirecekler? Gelir belli, gider de buna dayalı olması gerekir. Giderin gelire uygun olmaması ve ondan fazla olması bugüne kadar bütün hesapların dışında kalmıştı. Seçmen bunu düşünerek ve görerek vaatlere akıl erdiremedi.
Hele bir de geriye doğru baktıklarında, özellikle de 1999-2002 yılları arasında iktidarda olan DSP ve MHP koalisyon iktidarını yaşayan seçmenler bu vaatlerin asla tutulamayacağını gün gibi âşikâr gördü. Seçmen şöyle düşündü: Bugünün MHP’ si dünün MHP’si, bugünün CHP’si ise 1950 yılı öncesinin CHP’sidir. Arada bir DSP olduysa da bu onun mayasını ve karakterini değiştirecek bir değişim değildir.
Koalisyon hükümeti kendilerinden önceki hükümetten devir ve teslim aldıkları varlığı koruyamadıkları gibi, devletin iktisadi ve siyasi hayatını, altından kalkamayacakları bir noktaya getirmişlerdi de ta Amerika’lardan durumu düzeltsin, diye adam getirmişlerdi. Eğer iktidarı onlara tekrar teslim ederlerse, bu durum aynı zamanda bir intihar olacaktı. Bunu da göze alamazlardı.
Diğer taraftan, 2002 yılından bu yana iktidarda olan bir partinin vaatleri ve bu vaatlerine sadakat göstermeleri ve onlara sahip çıkmaları da daha dün yaşadıkları ve bugün de yaşamaya devam ettikleri bir yakınlıkta, bütün canlılığı ile ortada duruyordu.
Bu bakımdan tercih kolaydı. Onun için de tereddüt etmeden AK Parti dedi ve oyunu ona verdi.
Hayırlı olsun, diyor ve başarılar diliyoruz.
 
Bu yazı toplam 66 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.