1. YAZARLAR

  2. Mehmet Kaçar

  3. SÖZDE BAĞIMSIZ ÖZDE KÖLE ÜLKELER!..
Mehmet Kaçar

Mehmet Kaçar

Yazarın Tüm Yazıları >

SÖZDE BAĞIMSIZ ÖZDE KÖLE ÜLKELER!..

A+A-

Orta doğu coğrafyasında, sınırlar, etniseler, kavimler ve mezheplere göre çizilirken, kavmiyetçilik darbelerine ve mezhep kavgalarına zemin hazırlanmışlardır. Etnik sorunlar da tuzu biberi olarak her daim yemeğe katılmaya devam edilmektedir. 
Bu coğrafya, zengin doğal kaynaklarına ve tüm dünyayı besleyecek kadar da hurma üretimine sahip olmasına rağmen adaletsiz gelir dağılımının sürüp gittiği bşr coğrafya olarak karşımıza çıkmaktadır. İnsanları bu coğrafya kralları, atalete, düşünmemeye sürüklemek için ellerinden geleni yaparak krallıklarının devamını sağlamak için var güçleri ile çalışmaktadırlar ve sermaye bu yönde kullanmaktan da kaçınmamaktadırlar. ABD ve AB, bu coğrafya’da bilinç uyanması olmaması için her türlü hileyi şeriyye de baş vurmaya devam etmektedirler.
ABD ve Batı bu ülkelerde, medya algı operasyonları ve kendilerinin yetiştirdikleri kukla, işbirlikçi yöneticilerle ellerinden ne geliyorsa onu yaparlarken, tonlarca silahlarını da keyfi ve düzmece planları için kullanmaktan vaz geçmeyerek, ekonomilerini de zirveye taşınıyorlar.
İkinci Dünya Harbinden sonrası oluşan iki kutuplu dünyanın satranç sahasından biride bu coğrafya olmuştur. Şahlar, matlar ta o günden bu yana devam edip gelmektedir. Sömürülmesi gereken yer altı zenginlikleri ile iştah kabartmaya devam ediyorlar.
NATO’nun kurulmasıyla, CİA’nın ilk İran da darbe başarısından sonra bizim gibi ülkelerde darbe üstüne darbe yapmak üzere bir birim oluşturuldu. Yani bu coğrafyalarda darbe planlarının ilk uygulamaları yapılmaktadır ve netice alınanlar diğer ülkelere taşınmaktadır.
Kermit Roosevelt’i (Theodore Roosevalt’in torunu) ilk darbe denemesi için bu coğrafya’da bulunan İran’a yollanmıştı ve neticede de başarılı olmuştu.
2018 tarihinin ilk aylarında yine House Türkiye raporunu açıkladı. Merak edip son yıllarda ki bu raporları inceleyenler göreceklerdir ki, ABD ve Batı’nın son yıllarda beslendikleri kaynaklara bakılınca, karşımıza PKK, PYD, DAİŞ(SGD) ve FETÖ’nün yayın organlarının varlığını göreceksiniz. Bunlardan bir kaç örnek sunarak konumuzu yazamaya devam edelim.
“ABD ve CIA korumasını eline alıp ABD’de yaşamaya devam eden FETÖ’nün destekçilerine karşı mahkemelerde devam eden soruşturmaların bir parçası olarak, 2014 yılında medya kuruluşları bir baskın yemişlerdi ve gazeteciler göz altına alınmışlardı.
14 Aralık’ta güvenlik güçleri o zaman ki, zaman gazetesi gibi FETÖ hareketi ile bağlantılı olduğundan şüphelenilen kuruluşlara karşı Türkiye genelinde baskınlar düzenlemişlerdi. Zaman gazetesinin genel yayın yönetmeni Ekrem Dumanlı da dahil olmak üzere, bazı medya çalışanları ve gazeteciler Türkiye Devletinin gücünü ele geçirmek amacıyla “silahlı terör örgütü kurmak ve yönetmek” iddiasıyla göz altına alınmışlardı. Dumanlı ile göz altındakilerin büyük bölümü daha sonra yargılanmak üzere serbest bırakılırken, Samanyolu Yayın Gurubunun başkanı Hidayet Karaca, senenin sonundan beri tutuklu bulunmaktadır.(2014 yılı raporundan bir özet.)
“Hükumet 2014 yılında ayrılıkçı Kürdistan İşçi Partisi’nin (PKK), şehir örgütlenmesi olduğu iddia edilen Kürdistan topluluklar Birliği (KCK) ile ilişkisi olduğundan şüphelenilen kişiler hakkında ki soruşturmalara devam etmiştir.
KCK’ya karşı 2011 yılında açılan bir soruşturmada, 46 Gazetecinin grubun “yayın kanadında” rol aldıkları şüphesiyle tutuklanmaları ile sonuçlanmıştır. Bu gazetecilerin anti-terör kanunu uyarınca yasa dışı örgüt olarak suçlanmışlardır, neredeyse tamamı yargılanmak üzere taliye edilmiş durumdadır.(Kullanılan üslubu burada çok dikkat edilmelidir tabi.)
Yine Ocak 2018’in ortalarında ajanlara şöyle bir açıklama düşmüştür. “ABD’nin refah ve güvenliğine karşı en büyük problem, Ulusal Güvenlik Strateji Belgesin’de revizyonist olarak sınıflandırılan güçlerin uzun süre stratejik rekabetinin tekrar ortaya çıkmasıdır. Başka ülkelerin ekonomik, diplomatik ve güvenlikle ilgili kararları üzerinde bir veto hakkı elde eden Rusya ve Çin’in dünyayı kendi otoriter yönetim tarzlarına uygun bir şekilde şekillendirmek istemedikleri de açıktır.” Bu açıklamada ABD’nin Pentagonundan yapılıyordu.
Benzer bir açıklamanın da Freedom House’den(FH) gelmesi de bir tesadüf değildir tabi. FH’ye göre “Dünyanın önde gelen otokrasileri “ olarak adlandırdığı Rusya ve Çin’in de antidemokratik yayılmacılıklarını devam ettiriyorlardı. ABD’ de hiç bir STK ve düşünce kuruluşu devletten asla bağımsız olamaz. 
Efendim FH, Trump’u dahi eleştiriyormuş. Sevsinler seni!...
Traji komik bir yaklaşım ve algı. Çünkü, Trump, FH’nin de beklemediği bir durumdu ve başlarına taş düşmüş duruma düştüler.Bunlara göre “Clington” başkan olmalıydı. Tabi ki eleştirecekler. İstedikleri olmadı ve muhalifler yani Trump kazandı. Trump, züccaciye dükkanına giren fil misali yıktı, dağıttı ortalığı. Bu durum da işlerini zorlaştırdı beylerin. 
ABD, işledikleri cinayetlerine bile çok güzel bir kefen ayarlayan şeytan ülke. Bunu bazen bir medya kanalıyla bazen de bir düşünce kuruluşu ile pazarlayabilir ve masum pozunu alır eline. 
Bu arada Roosveltler, ABD tarihinde oldukça “yararlı” çalışmalar yapmış, sözde yurt severlerdi. Bunlardan biride Ayan Kermit’in babaannesi Eleanor’du. O da Freedom House’nin kurucularından birisidir.
Bir diğeri de o yıllarda Roosevelt’in karşısında seçimi kaybeden Cumhuriyetçi Başkan adayı Wendell Willkie idi. Örğütün kurduğu 1940 yılında ABD, henüz savaşa girmemiş ve Pearl Harbour başkanı olmamıştı. İlk adı “İtilaf Devletlerine Yardım Amaçlı ABD Milli Savunma Komtesi” olan örgütün adı, daha sonra Freedom House olur. Amacı da savaşta müttefiklerinden ABD’ye daha fazla destek istemektedir.
Wendell Willkie, aynı zamanda ABD yüzyılını ‘müjdeleyen’ o meşhur “Tek Bir Dünya” kitabını yazandır. Yani, “Özgürlük Notu” veren Bağımsız Düşünce Kuruluşu etiketli Freedom House bir ABD, arka planında ki görünmeyen güç de Derin Devlet Projesidir.
Bu kuruluşun son raporunda Türkiye’yi “özgür olmayan ülkeler” katagorisine almış bu bay ABD kuruluşu! Son 10 yıldır da gittikçe kötüleşen bir ülkeymişiz! Tarihin en özgürlükçü ve cesur adımlarının atıldığı yıllar, olması tabi ki onların hoşuna gitmiyor!..
Etiyopya, yemen, Moritanya, Bahreyn, Suriye, Güney Sudan, Eritre ve Burundi gibi ülkeler katagorisinde gösteriliyoruz. Demek ki bu ülkelerde ABD çıkarları söz konusu değil.
ABD, büyük şeytan ve baktığı aynaya bile yalan söyletecek kadar da entrikacı bir ülkedir. ABD’ye göre dün dündür, bugün bugündür.
Tüm bunlara rağmen Türkiye Cumhuriyeti hızla yoluna ve yönüne devam eden bir ülkedir vesselam.
Selametle!...
 

Bu yazı toplam 1500 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.