1. YAZARLAR

  2. Dursun Seyis

  3. Şu Demokrasi Oyunu!
Dursun Seyis

Dursun Seyis

Dursun Seyis
Yazarın Tüm Yazıları >

Şu Demokrasi Oyunu!

A+A-
Demokrasi: Kısaca halkın egemenliğine dayanan bir yönetim şeklidir.
Demokrasinin evrensel tarifi halkın kendi kendini yönetmesidir. Ancak Halkın kendi kendini yönetmesi için gidilen sandıktan çıkan kişiler bu sandığın gereğini yapıyor mu?
Orda biraz durmak gerekir.
İnsanlığın demokrasi kavgası, toplumların gelişiminin belirli bir aşamasında uygarlığın doğuşuyla, devletin ortaya çıkışıyla başlar ve günümüze kadar gelir. Yakın Çağ’da, modern burjuva toplumun doğuşuyla birlikte insanlık iki büyük demokrasi kampını bir arada ve karşı karşıya görmüş ve yaşamıştır. Bunlardan birisi burjuva demokrasisi diğeri ise halk demokrasisi-sosyalist demokrasidir. Biri egemen olan azınlığın demokrasisidir, öteki büyük insanlığın demokrasisidir.
1789 Fransız İhtilalı, burjuva demokrasisinin tarihsel gelişiminde önemli kırılma noktalarından biri olarak kabul edilir. Bir anlamda modern burjuva toplum, devlet ve demokrasisinin kuruluşunda bir başlangıç olarak da ele alınır. İnsan ve Yurttaşlık Hakları Bildirisi vardır elinde ve “Eşitlik, Özgürlük, Kardeşlik” sloganı yazılıdır bayrağında. Ama burjuvazinin bu sloganı biçimsel bir düzenlemeye ve büyük insanlığı yönetmek için propaganda aracına dönüştürmesi çok uzun sürmez. Krallığa karşı taşıdığı büyük savaş gücünden dolayı ittifak yaptığı toplumun alt sınıflarıyla, işçi, emekçi, köylü halk kitleleriyle olan bağını daha ilk meclisin toplanmasıyla birlikte rafa kaldırır burjuvazi.
O günden bugüne her renkten, boydan ve soydan burjuva demokrasisinin insanlığa, topluma eşitlik, özgür ve kardeşlik adına vaat ettiği en ileri çerçeve “hukuksal eşitlik”, “bireylerin yasalar karşısındaki eşitliği” olmuştur.
Teoride tarif edilen hep en ileri demokratik cumhuriyettir. Haklar Bildirisi ellerde; Eşitlik, Özgürlük, Kardeşlik slogana dillerdedir. Ama teorinin iddiaları, kapitalist sistemin iktisadi ve toplumsal temelleri ve ilişkilerinin gerçek yasaları, ihtiyaçları karşısında hep sakatlanmış, kör ve topal kalmıştır. Nihayetinde bilinen en yakın örneği hatırlatmakla yetinelim.
Demokrasi, demokrasi diye, diye diktatörlük, tek adam yöntemine gidilmiyor mu?
Günümüzde ise bazı kimseler :
Eğer ben kazanırsam, eğer benim dediğim olursa demokrasi” bu işte demektedir.
Şimdi nerden çıktı bu demokrasi işi diyebilirsiniz.
Onu izah etmeye çalışıyorum.
Yerel seçimlere yaklaşık 5 ay kaldı.
Partiler ön seçim, temayül yoklaması yapıp adaylarını belirlemeye çalışıyorlar.
Önce AK partiye bakalım.
Aday adaylığı için bu parti 1 Kasım ‘a kadar süre verdi. Bizim aday adayları da bu süre içinde başvurularını yaptılar.
Hepsi normal bir süreç.
Temayül yoklamalarının sandıkları Ankara’ya gönderildi. Bakalım sandıklardan ne çıkacak?
Yalnız benim anlamadığım bir şey var.
Konya’da AK parti süre dolmadan temayül yoklaması yaptı ama bugünlerde hala aday adaylığı başvurusu yapılıyor. Buna nasıl bir seçim, nasıl bir temayül, nasıl bir demokrasi diyeceğimizi bilemiyorum. Geçmişte CHP’de seçimler için “Açık oy, gizli tasnif” demişti. Adına da demokrasi diyoruz. Bu işler aynı şeyler gibi geliyor. Yani alavere-dalavere…
Yapılan temayül yoklaması değil, bence mevcut başkanlar için bir anket niteliğindedir.
Hoş, hatırlarsınız, Son genel seçimlerde aday adayları canhıraş çalışıp temayül yoklamasında öne geçmek için çaba harcadılar.
Hatırladığım kadarıyla ilk sırada Recep Konuk, 2. Sırada ise Latif Selvi vardı. Yukardan gelen ses ikisini de “Veto” etmedi mi?
Partinin seçim listesinde temayülde bilmem kaçıncı adaylar gelip ik sıralara, seçilecek sıralara oturmadı mı?
Bu nasıl demokrasi?
Dedik ya:
“Benim istediğim olur, benim istediğim seçilirse demokrasi var. Yok benim istediğim seçilmemiş ise demokrasi yoktur.”
Yerel Seçimler için Konya’da diğer partilerde çalışma içinde bulunuyorlar. MHP benim tespitlerime göre 13 ilçede adaylarını belirlediler bile. Neye göre belirlediler. Teşkilatın yöneticilerinden, kadın kollarından ve sivil toplum kuruluşlarının görüşlerine göre…
İşte 13 ilçenin belediye başkan adayları:
Ahırlı: Ceylan Aslan, Akşehir: Osman Fedai, Bozkır: Mustafa Uyar, Çumra: Yusuf Erdem, Ereğli: Hüseyin Obrukçu, Hadim: Murat Yaman, Halkapınar: Mehmet Bakkal, Hüyük: Sadık Sefer, Ilgın: Nuri Sarıkaya, Kadınhanı: Hulusi Çokgel, Kulu: Orhan Yüksel, Meram: Hakkı Altuntaş, Seydişehir: A. Kadir Çat.
Gelelim CHP’ye :
CHP İl yönetimi de şu prensipte hareket etmektedir. Birden fazla aday olan ilçelerde ön seçim yapılacak. Tek aday olan yerlerde de o kimse uygun görülürse aday olacaktır.
Herhalde demokrasi bu olsa gerek.
Üç partide demokrasi diyor ama, sonuçları itibariyle demokrasi partilere göre değişiyor galiba…
Bu yazı toplam 38 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.