1. YAZARLAR

  2. Serdar USMAN

  3. Şu Ülkenin Kıymetini Ne Zaman Bileceğiz?
Serdar USMAN

Serdar USMAN

Serdar USMAN
Yazarın Tüm Yazıları >

Şu Ülkenin Kıymetini Ne Zaman Bileceğiz?

A+A-
Şu ülkemizin kıymetini tam anlamıyla bilemedik. Yerkürede bize bahşedilmiş bu mükemmel coğrafyada hep strese odaklı fertler halindeyiz. Toplumsal olarak çok daha iyi mevkilere yükselmek için önümüzde hiç engel yok. Ama her defasında fitnelerle, oyunlarla, düzenbaz batı âleminin kurmacalarıyla nimetin şükrünü bir türlü eda edemiyoruz. Kıymeti bilinmediği takdirde rabbimiz, o nimeti bize haram kılabilir. Hayatımızı içimize saçılan fitnelerle zehir haline getirmeye çalışan emperyalizmin temsilcilerine ve şakşakçı uşaklarına gereken sert yumruğu patlatalım artık!
Gün geçmiyor ki yeni bir sorunla karşı karşıya kalmayalım. Her an birilerinin art niyete dayalı çabası neticesinde toplumda ki tüm fertlerin huzursuzluğu hedefleniyor. Huzursuzluk, medeniyet atılımında bize geri vites etkisi yaratıyor.
Çünkü bizim ülkemiz, İslam âleminde gelecek vadeden bir yapıya sahiptir.
Kendi huzur ve mutluluklarını diğerlerinin kavgasıyla ve kanıyla sağlayan batının şişkin liderleri durmadan fitne tohumları saçmaya devam ediyorlar, kıyamete kadar da devam edecektir. Batı toplumunda çeşitli etnik kökenlerde yaşayan farklı milletler, kavgasız ve gürültüsüz bir hayat sürerken niçin ülkemizde bir Türk-Kürt çatışması hedeflenmektedir? Bundan bize ne fayda gelecek Allah aşkına! Bugüne kadar tüm uğraşlarına rağmen bunu yapamadılar. Türk ve Kürt kardeşlerimizin kalplerinde ki imani cevher sızıntıları, bu çirkin oyuna hamd-ü senalar olsun ki onları düşmedi. Bu senaryolar bertaraf edildikçe masum yüzlü şeytan uşağı batı âlemi kudurdu. Salyalarını akıtmaya başladılar. Onlar için her an Müslüman kanının akması gerekliydi. Müslümanların birliği ve huzuru onlar için huzursuzluğun ilk sebebiydi. İşte bu yüzden dikkat ederseniz tüm İslam dünyasında iç çatışmalar hüküm sürüyor.

Hiç düşündünüz mü kardeşler?

Niçin hep Müslümanlar?
Batılı toplumlarda çatışma ortamları neden yaşanmıyor? Niçin onların evlatları gelecek kaygısı yaşamazken bizim nadide toplumumuz da insanlar gelecek kuşkusu altında teröre kurban ediliyor?
Niçin Suriye’de mazlum insanlar öldürülüyor?
Libya’da niçin birlik sağlanamıyor ve insanlar birbirinin canına kastediyor?
Koca Avrupa kıtasında neden uzun yıllardır Hristiyan toplumlar arasında kavga ve gürültü yok? Bundan 20 sene önce Avrupa’da son yaşanan sıcak savaşta bile Bosna’da ki Müslümanlar hedef değil miydi? Canlarına, mallarına ve ırzlarına tasallut olmadılar mı?
Değerli okurlarım, çirkin oyunlar oynanıyor. Amerika ve Avrupa’da yaşanan en ufak bir terör saldırısında dünyayı velveleye verenler, ülkemizde yaşanan terör olaylarında niçin net tavır koyamıyorlar?
Bunun sebebi, elbette ki ülkemizin bölgede günden güne kazandığı maddi ve manevi güçtür. İyi dikkat ediniz! PKK illeti, dibimizde ki İran’a, Irak’a ya da Suriye’ye musallat olmuyor ama bize musallat oluyor.
Türkiye’miz ileri adımlarla giderken içimizde ki ve dışımızda ki fitne kaynakları harekete geçirildi. Etrafınıza iyi dikkat edin. Yaşanan olayları dikkatlice gözlemleyin. İslam âleminin bekası için ciddi adımlar atıyor ve batı âlemine rest çekiliyor. IMF’den borç almayarak bir nevi rüştümüzü ispat ediyoruz. Ama onlar için böyle olmamalıydı. Biz de borç almaya devam etmeli, ABD ve Batılı liderlerin karşısında el pençe durmalı ve ezilmeliydik. Yunanistan gibi üç kuruşa muhtaç rezil rüsva olmalıydık. 10 sente muhtaç olarak yaşamalı ve batılı emperyalistlerin sözlerinden hiç çıkmamalıydık. Medeni dünyanın gerektirdiği büyük yatırımları yapmamalı, halkımızın rezil ve sefil yaşamasına göz yummalıydık. Biz onları değil geçmek, onlarla eşit şartlarda bile olmamalıydık.
Kardeşlerim, İslam ülkelerini adım adım gezen bir kardeşinizim. Daha geçtiğimiz hafta Sudan’da idim. 21. Yüzyılda yaşıyoruz. Vallahi daha Sudan’ın başkenti Hartum’da birçok yollar asfaltlı değil. Her yerlerde çöpler, atıklar göze batıyor. Havalimanında bile pislikten tuvaleti kullanamıyorsunuz. Bu havalimanı 2001 yılında Sudan’a ilk gittiğimde ki havalimanı. Çivi bile çakılmamış. Ülkede üretim yok denecek düzeyde. Ortalık tozdan dumandan geçilmiyor.
Libya’da daha savaş yokken durum bundan farklı değildi.
Suriye’de yatırım zaten yok denecek kadar azdı.
Irak’ta önceki savaşların yaraları sarılmaktaydı. Yatırımı düşünmeye fırsat bile yoktu.
İşte biz bu nedenle ülke olarak gerçekten çok farklıyız. Yapılan yatırımlar dudak uçuklatıyor. Bunu hazmedemeyen çevreler, iç ve dış düşmanların gayesi sadece kendilerinin kaynağına bal damlamasını beklerler. Halkın yaşam standardı onlar için çok öncelikli ve önemli değildir. Paralel yapının baş piyonu dünyanın bir ucundan ülkemizi yönetmeye yelteniyor. Bu yönetim felsefesinin temelinde ABD’nin çıkarları var. Onların dizi dibinde aldığı emirleri uygulamaya kendini adamış. Bunu görmek için allame olmaya gerek yok ki!
İşte bu yüzden Kasım ayının ilk günü yapılacak seçimlerde taassuba, inada, dolduruşa gelmeye gerek yok. Bunca yaşanan terör olaylarına, üstümüzde gezinen leş kargalarına rağmen ekonomik olarak dimdik ayaktayız. Tercihinizi siyasi taassubunuza göre değil, gerçeklere göre yapın. İstikrar istemeyen CHP ve ülkemizi çıkmaza sürüklemekten imtina etmeyen MHP zihniyetine rağmen lütfen yapın. HDP’yi siyaset çöplüğüne göndermek için yapın. Onlardan bu millete Allaha yemin olsun ki asla fayda gelmeyecektir. Ağızlardan çıkan sahte vaatlerine aldırış etmeyin. Unutmayın ki zehir, teneke kupada sunulmaz.
Bugünün tarihine dikkatinizi çekerek yıllar önce 2001’de ikiz kuleler düzmecesiyle başlatılan sindirme harekâtının kurbanlarından olmayalım.
Haydi, gelin hep birlikte dönen oyunlara dur diyelim.
 
Bu yazı toplam 59 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.