Prof. Dr. Mustafa UZUNPOSTALCI

Prof. Dr. Mustafa UZUNPOSTALCI

Mustafa Uzunpostalcı
Yazarın Tüm Yazıları >

Suçluların İadesi

A+A-
Devletlerarası yapılan anlaşmalardan en tabii olarak kabul edilenlerden birisi de suçluların iadesi ile ilgili anlaşmadır. Bu anlaşmaya göre her hangi bir devletin tebaasından olan bir şahıs bir suç işlemiş olup da şu veya bu sebeple her hangi bir yolla bir başka devletin sınırlarından içeri girmişse o devlet bu şahsı yakalayıp suç işleyerek kaçtığı devlete iade etmesi gerekir.
Bazen suç, önce sığındığı devletin sınırları içinde iken de işlenebilir. Önemli olan böyle bir şahsın suçu belirlenir ve tebaasından olduğu devlet tarafından da iadesi istenirse bu şahsın iadesidir. Anlaşmanın esası böyle bir kimse tarafından suç işlendiğinin tebaasından olduğu devlet tarafından bildirilmiş olmasıdır.
Biliyoruz ki, 15 Temmuzda Türkiye Cumhuriyetine karşı işlenen suç bir kalkışma hareketi idi. Bu da bildiğim kadarıyla, her devletin kanunlarına göre bir suç idi. Üstelik milletimizin bu suçun bastırılması konusunda gösterdiği birlik ve beraberliğe rağmen iki taraftan ölenler olduğu gibi, yoktan pek çok maddi ve manevi zararlar da verildi. Ne var ki, milletimizin birlik ve beraberlik göstermesinden sonra da kalkışmacılar umdukları neticeyi elde edemeden bastırıldılar.

Ancak bu hareketi başlatanların bir başı ve yöneticisinin olması tabiidir. Nitekim böyle bir kimse daha kalkışma esnasında kendisini gösterdi. O da güya bizimle dost olduğunu söyleyen ve birçok anlaşmalarda bulunduğumuz bir devlette ikamet etmekte idi. Buna sadece ikamet etmek de denmez, o devlet tarafından beslenmekte ve yönlendirilmekte idi.
Bu sebeple de Devletimiz gerekli prosedürü yerine getirerek şahsın iadesini istemesine rağmen bu güne kadar bu konuda bir yeşil ışığın yakıldığını görmedik. Durumun ne olduğu da net ve açık bulunmuyor.

Aslında biz böyle davranışlarla ilk defa karşılaşıyor değiliz. Ne zaman, dost olduğumuz devletlerden birisi ile aramızda böyle bir durum ortaya çıksa her zaman onların bizden yeni gelişmeler ve gerek dini ve gerek örfi davranışlarımızdan bir takım fedakârlıklar yapmamız istenmektedir.

Bana göre bunun tek sebebi bulunmaktadır: Bizim dinimiz ile onların dinlerinin farklı olması. Onlar bizi içlerinde görmeyi samimi olarak istememektedirler. Eğer bizleri de içlerine almışlarsa bu, bizden emin olmaları ve daima kontrol altında bulundurabilmeleri içindir. Ayrıca böyle hareket etmeleri bizi daha yakından tanıyıp zaman içinde, gerekli deformasyonu gerçekleştirebilmek içindir.
Bu güne kadar hep böyle olmuş ve bundan sonra da aynı şekilde devam edeceğinde şüphe yoktur.

Bu sebeple rahatlıkla bu günlerde yaşadığımız konuya da böyle bakmamız gerekir. Yani istenen suçlu dünya âlem tarafından bilinmesine rağmen iade edileceğinden emin değilim.
Vermemek için şöyle bir davranış da sergileyebilirler: İstenen şahıs bizim devletimizin güvencesi altındadır ve sizin devletinizden çok uzaklarda bulunmaktadır. Nasıl olur da sizin devletinize karşı bir kalkışma düzenleyebilir? Bu mümkün değildir.

Buna inanmış görünerek bizim de inanmamızı isteyebilirler. Böyle davranırlarsa da hiç şaşmam.
Bu yazı toplam 129 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.