1. YAZARLAR

  2. E. Reha KORKMAZ

  3. Sultan Abdülhamit’e Kızıl Sultan Diyenlerin Torunları
E. Reha KORKMAZ

E. Reha KORKMAZ

E. Reha KORKMAZ
Yazarın Tüm Yazıları >

Sultan Abdülhamit’e Kızıl Sultan Diyenlerin Torunları

A+A-
Rusya’ya giderek ülkemizin aleyhinde propaganda yapanlar, İran ile Türkiye savaşırsa, İran’ın yanında yer alacak olan insanların yaşadığı bir ülkede yaşıyoruz. Teröristlerle aynı safta yer alan, askerini, polisini şehit edenlerin siyasi uzantılarına koşa koşa gidip oy atanların yaşadığı bir ülkede yaşıyoruz.
Osmanlı Padişahları’nın hayatını dizilerle itibarsızlaştırmaya çalışanlarla aynı ülkede yaşıyoruz. Yıllardır Sultan Abdülhamit Han’ın üzerinden yapılan Osmanlı’yı itibarsızlaştırma çalışmaları tam gaz devam ederken, Sultan Abdülhamit Han ile ilgili ilginç bir anı ile yazımızı noktalayalım.
Siyonistler Abdülhamit'e Kızıl Sultan dediler...
Çünkü Abdülhamit Han onların Filistin'de bir çiftlik kuracak kadar toprağı, nice altınlara değişmemişti...
Dediler ki sen bize bir karış toprak ver Osmanlı Devleti'nin dünyaya olan borçlarının tamamını ödeyelim...

Sultan:

- "O toprakların değeri altın değildir... O toprakların değeri kandır"

Dediğinde, anladırlar ki Abdülhamit Han'ın hakkından gelemeyecekler...

İşte bu yüzden adı Kızıl sultan....

Bir gün konferansta yeni yetme bir genç çıkıp konuşmaya başladı...

Sultan Abdülhamit'i öyle anlatıyordu ki, sanki o bu toprakların sultanı değil vatan haini...

Kızıl sultan dedi..

Kanlı sultan dedi...

Orda bulunan herkesi incitti....

Sesler salondan yükselmeye başladı... Yeter artık in oradan aşağı...

78 yaşlarında bir amca ayağa kalktı, ağır adımlarla sahneye yürüdü...

Orada saatlerce konuşup Abdülhamit Han'a olmadık iftiralar eden genci bastonuyla itekleyiverdi...
Mikrofonun başına geçip;

- Saatlerdir bu genci dinledik... Sizleri de bizleri de ecdadımıza olmadık sözler söyleyerek incitti. Halbuki o ABDÜLHAMİT HAN'I hiç görmedi. Ben gördüm. Bir de benden Sultan Abdülhamit Han'ı dinlemek ister misiniz dedi...

O mecliste bulunanlar merakla dinlemeye başladı...

Ben oldukça varlıklı bir aileden geliyorum...

Babamın 9 evladı kız. Yıllarca bir erkek evladı olması için Allah'a dua edip niyazda bulunmuş...

Yüce Rabbim dualarını kabul edip son evlat olarak beni hediye eylemiş... Babam bu sevinçle tüm ahaliye 40 gün boyunca yemek dağıtıp fakirleri sevindirmiş...

Ama gel gelelim, ben bir türlü konuşamıyormuşum, yaşım iki olmuş, üç olmuş, sekiz olmuş derken okul çağım gelmiş yine de ben bir söz dahi etmemişim. Nice tabiplere götürmüşlerde yine
konuşamamışım... Babam tam umudu kesmişken orada bir komşusu sen bunu al Sultan Abdülhamit'e götür, Osmanlı Sultanları için 7 evliya kuvvetinde derler demiş...

Babam ama o koskoca padişah ben nasıl cüret ederim deyince komşusu yine bir akıl vermiş...

Sabah namazında sultanın her zaman geçtiği ve halkı selamladığı bir yol varmış. Oraya erkenden gidip bekle demiş. Sultan seni görür evladını da okuyuverir demiş.

Babam gecenin bir vakti beni kaldırdı saçımı tarayıp en güzel elbiselerimi giydirdikten sonra düştük yola. Beklemeye başladık Sultan Abdülhamit Han'ı.

Sabah oldu ezan okundu namaz eda edindi derken o bomboş yol kalabalık doldu. Halk sultana slogan atmak için dizilmişler. (sanmayın sultanı övecekler) Slogan ise şimdiki gibi değil. "GURURLANMA

PADİŞAHIM SENDEN BÜYÜK ALLAH VAR"

Halk çoğaldıkça yaşlı babam ve ben arkalara düştük. Babam yaşlı haliyle baş edemedi ve son umudunu da yitirmenin verdiği ızdırapla, gözlerden yaşlar boşalıyor hıçkıra hıçkıra ağlıyordu.
Ve derken Sultanın Faytonu Göründü. Kalabalığı yara yara geliyordu.

Olacak ya rabbimin himmeti. O güzel padişahın arabası yavaşladı, tamda bizim olduğumuz hizada durdu, orada, o yolda hiç durmazmış.
Sultan Abdülhamit Han arabadan başını uzatıp,

- Sen ihtiyar dedi. Babam ağlamaktan kızarmış gözlerle baktı sultana.

Sultan Abdülhamit:
-Yanındaki çocuğu alıp gel de okuyuverelim.

Sultana koşup verdi babam beni, elim tutup başımı okşayıp mübarek nefesiyle okudu ve sordu.
-Ben kimim evladım?

O güne kadar hiç konuşmayan ben:

- SEN SULTAN ABDULHAMİT HANSIN deyiverdim. Babam sevincinden bayılıverdi.
Ya işte sevgili dostlar Sultan Abdülhamit Han ve diğer sultanlarımız
7 evliya kuvvetinden değil 70 evliya kuvvetinde.

Ecdadımıza sahip çıkalım yeni yetmelerin hakaretlerine fırsat vermemek için Allah Rızası için sahip çıkalım...
 
Bu yazı toplam 166 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.