1. YAZARLAR

  2. Lütfi AYHAN

  3. Sünnet Olmadan Ümmet Olmaz
Lütfi AYHAN

Lütfi AYHAN

Yazarın Tüm Yazıları >

Sünnet Olmadan Ümmet Olmaz

A+A-

Bu gün sadece İslam Dünyası değil dünyada yaşayan tekmil insanların ekserisi  ALLAH a inanıyor. Ayrılık bundan sonra başlıyor. Yani Allah ile ilgili bilgilerde insanlar ayrılığa düşüyor. Kimisi, “Evet Allah var, her şeyi yarattı ve (haşa) kenara çekildi. Dünyayı yönetme yetisini ve gücünü insana bıraktı” diyor, kimisi, ” Allah insanı ve varlıkları yarattı onlara akıl fikir verdi ve salıverdi, kendisi (haşa) göklerde. Dünya işlerine karışmaz dünyanın çirkin işlerine bulaşmaz…” diyor. Bu mevzuda yüzlerce değişik görüş ve bilgi mevcut.

İslam Dünyasında da hem dün hem bu gün Alahla ilgili düşüncede pek ayrılık yok. Lakin Peygamberler, melekler, kitaplar, kader mevzuularunda ayrılık var. Bazıları," Kuran var. Başka şeye (sünnete peygambere ) ihtiyaç yok" diyor. Peygamberleri bir “postacı” konumunda düşünüyor.   Bazıları ise sünnetin, hadisin haşa “gereksizliğinden” bahsederek, “KURAN BİZE YETER” DİYOR. Bu başlangıcın sonun da Kurana dayanacağı belli idi ve nihayet onlarda piyasaya çıkmaya başladı.

Bizler, yani mümin olan, Müslüman olan, Muhammed (sav) ümmeti olan bizler ise şöyle biliriz şöyle inanırız: Allah vardır, birdir, O’nun (cc)gücüne, kudretine, bilgisine merhametine, gazabına… Sınır yoktur. O (cc),Rahmandır rahimdir kahhardır kerimdir… Kısaca bildiğimiz 99 ismi ve bilmediğimiz isim ve sıfatları ile O’na (cc) inanırız. Bunun yanında şunlara da  inanırız: “Âmentü billahi ve melâiketihî… Allah-u Teâlâ'nın varlığına,  birliğine inandım.  O’nun meleklerine, kitaplarına Peygamberlerine  Âhiret gününe Kadere, hayır, şerrin ondan olduğuna, Öldükten sonra tekrar dirilmeye.  Şehâdet ederim ki Allah'tan başka hiç bir ilâh yoktur. Ve yine şehadet ederim ki Muhammed (aleyhisselâm) Allah'ın kulu ve elçisidir.

Allah’a inanan bir Müslüman, Allah (cc)ile beraber yine O’nun bir emri olarak Peygamberlere, meleklere, kitaplara, ahirete, kadere inanmak ve onlarla ilgili doğru ve sahih bilgileri de öğrenmek zorundadır.  Çünkü Allah böyle istiyor. Çünkü Allahüteala (cc), son gönderdiği Kitap olan Kuranda böyle emrediyor. Aksi olsaydı Yani Allahüteala (cc) sadece kendisine inanmanın, sadece kendisini tüm sıfat ve isimleri ile bilmenin yeterli olduğunu bildirseydi bizlerde, yani tüm insanlık ve Müslümanlar mecburen böyle yapardık. Ama hayır, Allahüzülcelal son gönderdiği din olan İSLAM’ı, son gönderdiği kitabı Kuranda açıklarken, imanın sadece kendisi ile sınırlı olmadığını  bildirmiş ve yukarda yazdığımız melekler, kitaplar, resullerde inanmamız gerektiğini emretmiştir.

 

HADİS VE SÜNNET DÜŞMANLIĞI ZİRVEDE

Ülkemizde Tanzimat’la birlikte resmen başlayan ve ondan sonrada yavaş yavaş topluma ve kurumlara  sızan, dine ve onunla ilgili değerlere karşı bir güvensizlik oluşturan psikoloji son yıllarda tavan yaptı. Din (özelliklede Ehli Sünnet anlayışı) kendini savunacak kişi ve kurumlardan mahrum. Medreseler, tekkeler resmiyette kapalı. Âlim, mürşit, fakih, muhaddis, müfessir yetiştirecek kurumlar yok veya çok zayıf. Hristiyanlığın tüm mezhepleri bu gün sistemlerini koruyorlar. Papalık, Patrikhane dimdik ayakta, kiliseler faaliyetlerini hiçbir engele takılmadan, tam tersi toplumlarının ve devletlerinin desteğini arkalarına alarak çalışmalarına devam ediyorlar. (Daha dün Avrupa’nın tüm devlet başkanları Papaya giderek ona bağlılıklarını bildirdiler.)  Maddi ve manevi güçleri düne göre bu gün daha çok. İslam Dünyasının “uçları “ diyebileceğimiz Şia’ nın arkasında İran, Vehhabiliğin arkasında ise Suud var. Bu mezhepler, kendi devletlerinin onlara sağladığı imkânlarla İslam dünyasında büyük bir yayılma gösteriyorlar. Sadece İslam =Ehli sünnetvel cemaat  sahipsiz, öksüz, ardında devleti yok. Kurumlarından mahrum bir şekilde ayakta kalmaya çalışıyor. Batılılar tarih tecrübeleri ile hep İslam’a=Ehl-i sünnete saldırıyorlar.  

Bu saldırıların en barizi Hadise ve sünnete yapılanlardır. Sanki Allah’ımız; “(Resûlüm!) De ki: Eğer Allah'ı seviyorsanız bana uyunuz ki Allah da sizi sevsin ve günahlarınızı bağışlasın. Allah son derece bağışlayıcı ve esirgeyicidir. 3/ 31) “Ey iman edenler! Allah'a itaat edin. Peygamber'e ve sizden olan ülülemre (idarecilere) de itaat edin. Eğer bir hususta anlaşmazlığa düşerseniz Allah'a ve ahirete gerçekten inanıyorsanız onu Allah'a ve Resûl'e götürün (onların talimatına göre halledin); bu hem hayırlı hem de netice bakımından daha güzeldir.Nisâ64-65…”Bunlara benzer 40 ayet göndermemiş.

 

UFKA YOLCULUK BU YIL SÜNNETİ KONU ALMIŞ

Tüm bu gerçekleri gören ve her yıl ümmetin ve insanlığın acil gereksinimlerini,  iyi anlayan “Ufka Yolculuk” yarışmalarının sahipleri,  önderleri bu yıl “Sünnet Olmadan Ümmet Olmaz”  diyerek bu  yıl da  duyarlı müminleri, çoluk çocuk, yaşlı genç, kadın erkek… Bu yarışmaya davet ediyor.

Yarışma ile ilgili geniş bilgi:   http://www.ufkayolculuk.com/  ; sitesinden alınabilir. Rabbim yar ve yardımcımız olsun.                                 

Bu yazı toplam 1984 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
3 Yorum