Kerim Candan

Kerim Candan

Yazarın Tüm Yazıları >

SÜRGÜN

A+A-

Sürekli başkalarının, internetin veya bize dayatılan modern kültürün etkisinde kaldığımızda kendi hayatımızı yaşadığımızı zannederiz. 
Kendi algılarımız, bilgilerimiz, kültür ve değerlerimiz olmadığı zaman başkalarının hayatını yaşamaya başlarız. Bunun neticesinde de başkaları gibi düşünür, başkaları gibi yaşarız. Çocuk, genç veya bir yetişkin kendi duygularının farkında, özgüven sahibi bir birey olamadığı zaman başkalarının adımlarını ve tepkilerini izler. Onları örnek almaya ve onlar gibi davranmaya çalışır. Bireyin kendini tanıma, anlama ve kendine karşı sevgi ve saygısı eksik ise Sürgün kaçınılmaz olur.
Kendisi olamayan bir insan asla kendi hayatını yaşayamaz. . Okul sıralarında sıra arkadaşlarının, meslek hayatında meslek arkadaşlarının, evlendiğinde eş’inin hayatını yaşar. Kendi inançları, değerleri ve güven duygusu güçlü değilse diğerlerinin amaçları ve aldığı kararlar ile hayatını yönlendirir. 
Eskiden beri suçluların uzak bir memlekette zorunlu ikamete gönderilerek ıslah edilmesi amaçlanmış ve bu zorunlu göçe de sürgün cezası denmiştir. ​​​​​​​Sürgün hayatlar, anlatıldığı gibi eskide kalmamış, günümüzde de başka suret ve şekillerde yaşanmaktadır. Ya biz,  kendimizden ve sevdiklerimizden bizi uzaklaştıran hangi sürgün hayatı yaşadık? Toplum olarak yıllarca kendi tarihimize ve değerlerimize de uzak bir sürgün hayatı yaşadık. Biz de yıllarca kendi tarihimize, dilimize, dinimize, komşumuza yüz çevirip Batı’da kendi isteğimizle sürgün bir hayat yaşamışız. 
Biz kendimiz olamazsak, asla kendi hayatımızı da yaşayamayız. Bizim Ahmet, Mehmet ya da Ayşe, Fatma isimlerimiz bile kimliğimiz ve kim olduğumuzu bizlere fısıldar. Fakat yazık ki düne kadar kendimizi Batılıların verdiği suflelerle tanıyor ve anlıyorduk.
Yakın bir geçmişte Batı, bize Avrupalısınız dediğinde seviniyor, Doğulusunuz dediğinde ise üzülüp eziliyorduk. Hayır, Doğu’lu olamazdık, olmamalıydık! 70 yıldır yanlış yolda mı ilerliyorduk? Bunca devrim ve inkılâpları boşuna mı yapmıştık? Oysa Batılı ya da Doğulu olmak zorunda değildik. Aslında Bosnalı, Halepli, Bağdatlı, Kerküklü, Kudüslü, Mekkeli, Semerkantlı,  Buharalı, Diyarbakırlı, Konyalı fark etmez hepsi bir olarak, İslam milleti olarak kendi kimliğimiz bize yeterdi. Aslında Batı’nın gözünde bizim Türk olmamızdan daha fazla önemli olan Müslüman bir toplum olmamızdır. 
Bugün bütün bir Arap yarımadası da sürgün bir hayata razı olmuş, kendine ve dinine saygısı az yönetimlerle işgal altındadır. Az da olsa Sürgün hayata razı olmayan yönetimlerin atacağı adımlarla İslam milletinin kurtuluşa ereceğine inanıyoruz. Çünkü güçlü olduğumuz için değil, haklı olduğumuz için güçlüyüz. Selam ve dua ile.​​​​​​​
 

Bu yazı toplam 937 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.