1. YAZARLAR

  2. Serdar USMAN

  3. Suriye Ve Mısır Sorunu Sürüyor
Serdar USMAN

Serdar USMAN

Serdar USMAN
Yazarın Tüm Yazıları >

Suriye Ve Mısır Sorunu Sürüyor

A+A-
Mısır ve Suriye’de yaşanan iç savaşa dair yoğun süren haberler dikkatinizi çektiyse bir anda gündemden düşüverdi. Artık haber bültenlerinde ilk sırada yer almıyor. Hatta çoğumuzun aklına bile gelmiyor. Halbuki iki ülkede de iç savaş tüm acımasızlığıyla devam etmektedir. Birinde halkın üzerine bombalar yağmaya ve günde yüzlerce Müslüman hayata veda etmekte, diğerinde ise demokrasiye geçiş sürecini hazmedemeyen darbecilerin ve taraftarlarının kurmaya çalıştıkları statükocu zihniyete dair baskılar ölümlerle birlikte halen tüm şiddetiyle devam etmektedir.
Bu tür durumlarda İslam dünyası olarak hep aynı şeyi yaşamaktayız. İslam toplumları olarak başımıza gelen felaketleri ya çabuk unutmakla ya da yeterince ders alamadığımız için kabullenmekle akışına bırakmaktayız.
Kendimizden pay biçelim. Hepimiz milletçe yerel seçimlere odaklandık. Seçilecek belediye başkanlık makamları için tüm enerjimizi bu noktaya odaklandırdığımız için en yakınımızdan gelen feryatları dahi duyamayacak kadar olan biteni kanıksadık. Yanlış söylüyorsam lütfen bana doğru bildiklerinizi aktarın.
Emperyalist güçlerin tuzaklarıyla kaplı bir dünyanın misafirleriyiz. Osmanlı’dan bize miras kalan misyonu tam layıkıyla temsil edemediğimizden ve cumhuriyet kurulduktan sonra Osmanlı’ya dair anımsatıcı şeylerden dahi kaçmamız neticesinde İslam dünyasının sahipsiz kalmasının bir sonucudur bu… Kendimize dokunmadığı sürece birkaç cılız tepki ve şişik keselerimizden yaptığımız yasak savmaca parasal yardımlardan öte bir his taşıyamaz hale geldik. İşte her zaman dile getirilen İslam dünyasının başsız olması ve bir başa itaatten uzak yapısı sebebiyle egemen güçlerin ağzında sakız, elinde oyuncak olabiliyoruz.
Arap dünyasından büyük bir kısmının yıllardır klasikleşen bir mantıkla duyarsız ve vurdumduymaz haleti ruhiye içerisinde idare edilmesinin bir sonucudur bu.
İşte görüyorsunuz, İslam diyarlarının birçok noktasında oluk oluk akan kana rağmen güçlü bir tepki verememekten ötürü oluşan akışına bırakma hasletimiz sonucunda her şey olağanlaşıyor. Normal görmeye başlıyoruz. Günlük gelen ölüm haberleri bir kulağımızdan girip diğerinden çıkıyor. Gözlerimizde değil yaş, buğulanma dahi olmuyor. Çünkü böyle istendiği için bu şekle dönüştürüldük. Her seferinde aynısını yaşadık. Irak’ta savaş ilk başladığında ekranlara yansıyan zulüm görüntüleri karşısında ilk başlangıçta büyük tepkiler verirken zamanın akışıyla birlikte değişen bir şey olmadığı halde kulağımızın üstüne yatıverdik. Arakan’da ki zulmü anlatmaya inanın tarifler yetmez. İnsanın canlı canlı yakılması nasıl bir şeydir? Hissedebiliyor muyuz? İşte Arakan’da Budist çeteler tarafından arazilerine, evlerine barklarına el konularak Müslüman insanlar diri diri yakılıyor. Türkiye olarak sevgili başbakanımızın bu konuda ciddi tepkileri oldu. Hatta eşi Emine Hanım’da içlerinde olmak üzere bölgeye bir heyet gönderildi. Ama devamında ne oldu? Zulüm hiç durmadı. İnsanlar halen o bölgede zulmü yaşamaya devam ediyorlar. Artık gündem bile oluşturmuyorlar. Peki bu iş nereye kadar sürecek? İslam dünyasının başı olmadığı sürece bu kıyamete kadar sürecektir.
Bu boşluğu bilen batılı emperyalist güçlerin ağzından damlayan salyalar, alışageldikleri sömürgeci anlayışın bekası için bugünde ellerinden gelen her şeyi yapmaya devam ediyorlar. Çünkü biliyorlar ki Müslümanlar ilk başta yoğun bir duygu bombardımanının etkisiyle tepki verirler. Çok değil, kısa bir süre sonra da unutur giderler.
İşte bu sebeple bu yazımda Mısır ve Suriye gerçeğini işaret ettim. Bu iki ülkede de inanılmaz zulüm sağanağı ve ölüm yağmaya devam ediyor. Suriye’de başlayan iç savaş tam üç yıldır devam ediyor. Halk artık yiyecek ekmek bulamaz hale geldi. Paçasını rejim güçlerinden kurtarıp ta civar ülkelere kendini atanlar dışında kalanlar her an ölüm korkusuyla yaşıyorlar. Üstüne birde açlık ve sefalet eklenince varın gerisini siz düşünün. Bugün artık sokak kedi ve köpeklerini keserek karınlarını doyurabilen Suriye halkı için yarın belirsizdir. Yarın korkudur. Yarın karanlıktır. Yarın ümitsizliktir.
Mısır’da değişen bir şey var mı? Hayır yok.
Halk tarafından seçildiği halde görevinden indirilen Cumhurbaşkanı Mursi’yi utanmadan yargılamaya kalkışan darbeci zihniyet demokrasi sınavı veren halkın üzerine ordu güçleriyle saldırılar düzenliyor. Yani diyor ki “ Siz istediğiniz kadar seçimle işbaşına getirin, işime gelmezse makamından indirir, kafa yapıma uygun bir yönetim getiririm.”
İşte dünyanın dört bir yanında ki İslam beldelerinde farklı bir durum yok.
Hep çatışmalarla, iç karışıklıklarla devam ede gelen bir yaşam tarzı sonucunda çağdaş dünyanın yenilikleriyle tanışmaları engelleniyor. Biri ölürken diğeri mutlu bir yaşam sürdürüyor. Gündemden düşürülen gelişmeler sebebiyle de hiçbir şey olmamışçasına bildiğimizi okumaya devam ediyoruz.
Allah sonumuzu hayreylesin.


 
Bu yazı toplam 50 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.