1. YAZARLAR

  2. Lütfi AYHAN

  3. Suriye Ve Mısır Zulmünün Faydaları!
Lütfi AYHAN

Lütfi AYHAN

Yazarın Tüm Yazıları >

Suriye Ve Mısır Zulmünün Faydaları!

A+A-
Bazı hadiseler ve olaylar vardır ki bize zulüm gibi görünürler, yüreğimizi parçalarlar, gönlümüzü hüzne boğarlar. Tevhid inancı taşıyan her insan(mümin, Müslüman) bilir ki Halıkızülcelalin bilgisi dışında O’nun(cc) tasarrufu olmaksızın evrende bir tek yaprak bile kıpırdamaz. Suriye’de akan mazlum, Müslüman kanı, Mısırda gasp edilen haklar, dökülen kanlar ve işlenen cinayetler içimizde bazı soruların doğmasına sebep olmuyor mu? Yurtlarından çıkartılan, evlerinden uzaklaştırılan, malını, mülkünü, ailesini, köyünü, şehrini, kasabasını kısaca vatanını kaybeden milyonlarca mazlum ve gariban… Bütün bu karanlık sahneler, tüm bu ümitsiz manzaralar içimizi karartmıyor mu? Elbette karartıyor, elbette hepimizi büyük bir hüzne götürüyor. O zaman “bize şer gibi görünen” bu hadiselerde ne gibi hayırlar vardır, bunu tefekkür etmek ve düşünmek gerekir.
Hayata ve ölüme Mümin gözüyle bakan herkes şunu bilir ki bu dünya geçicidir gerçek ve sonsuz hayat ahrettir. Yine mümin olan insan bilir ki bu dünya sıkıntı yeridir. Bu yalan dünyada gerçek saadet olmaz. Gerçek mutluluk, sonsuz huzur ahrettedir ve o saadet yurdunun adı da cennettir. Dinini hakkıyla bilen bir Müslüman şunu da bilir: bu dünyada çekilen sıkıntılar illa yaptığımız kötülüklerin ve yanlışların bir sonucu olmayabilir. Çünkü eğer öyle olsaydı en büyük sıkıntıları Bu evreni ve ahreti yaratan Rabbimizin, seçtiği ve bizlere önder kıldığı elçilerine yani Peygamberlere vermezdi. Müminler şuna inanır ki hak yolunda olduğumuz halde dünyada karşılaşılan sıkıntılar kıyametteki derecemizi yükseltmeye yararlar.
Müslüman olan bir kişi yönetimle, siyasetle, idare ile ilgili olan gelişmelere de “nasılsanız öyle idare olunursunuz” Hadisi şerifinin hikmeti ile bakar. İslam Dünyasında yaşanan zulümler, haksızlıklar, kıtaller, fitneler, ahlaksızlıklar, israflar, adaletsizlikler elbette kötü bir sonuç verecekti. İşte bu gün yaşadıklarımız ektiğimiz bu zehirli, bu zararlı tohumların meyvelerinden başkası değildir. Haksızlık karşısında sustuk, Emri bil maruf nehyi anilmünker yapmadık. Adaletsizliğe karşı hakkı tutup kaldırmadık. Müminlerin baş vazifelerinden olan sosyal ve siyasi vazifelerimizi yerine getirmedik. Allah da, bizleri uyarmak ve hakka yöneltmek için bu hadiseleri yaşattı. “Bu gün başta Suriye ve Mısır da olmak üzere Doğu Türkistan da, Kafkaslarda, Ortadoğu da cereyan eden zulümlere, akıtılan Müslüman kanına, talan edilen İslam topraklarına, el konulan İslam memalikine en büyük neden Halifelik kurumumuzun kaldırılmasıdır” gerçeğini öğrenmiş oluyoruz. Bu gelişmelerle Halifelik neymiş, ne işe yararmış, onu kaybetmek Müslümanlara neye mal olurmuş onu gördük. Allahü tela bizlere, İslam birliği olmadığı, ümmetin ırklara, kavimlere ayrılarak parçalandığı zaman ne kötü sonuçlar verirmiş bunu gösterdi. Suriye ve Mısırda yaşanan zulümlerin akıtılan kanların bizlere faydası bari şunlar olsun: Irkçılığın, nemelazımcılığın, tefrikanın, “gâvurdan” medet ummanın, tembelliğin, izansızlığın, basiretsizliğin sadece öbür âlemde değil bilakis bu dünyada da çok kötü sonuçları olur.

 
Bu yazı toplam 44 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.