1. YAZARLAR

  2. Kerim Candan

  3. SURİYELİLER, BAYRAMLAŞMAYA GİDECEKLER Mİ?
Kerim Candan

Kerim Candan

Yazarın Tüm Yazıları >

SURİYELİLER, BAYRAMLAŞMAYA GİDECEKLER Mİ?

A+A-

Hızla tırmandırılmaya çalışılan Suriyelilere karşı yürütülen nefret dilinin herkesi esir aldığını görüyoruz. Aslı astarı olan olmayan münferit hadiseler üzerinden topyekûn bir toplumu itham edip rencide etmek adeta moda oldu.
Aklı başında sağduyulu açıklamalar beklediğimiz isimler bile bu propagandanın etkisi altında kalabiliyor. Öncelikle bu yazıdan Suriyelileri savunuyor gibi bir algıya kapılmadan önce yazımı okuyup eleştirilerinizi öyle yapmanızı istirham ediyorum. Çünkü dinleyip anlamadan hatta okumadan benimle ilgili kanaate sahip olanlar bu uyarıma rağmen olacaktır. Her şeyden önce bu misafirliğin bu kadar süreceği öngörülen bir şey değildi. Hatta Esad bile şimdiye kadar düşürülmüş olacaktı. Fakat Suriye’de, Mısır’da, Libya’da ve dahi benzer bölgelerde Türkiye’nin nüfuz alanının arttığını gören egemen güçler, demokrasi ve insan hakları gibi değerleri askıya alarak Esad’ın düşürülmesine engel oldular. Bu nedenle Suriye krizi uzadıkça uzadı. Mısır’daki demokratik süreci de tersine çevirdiler…
Bunun yanında bu insanlar, durup dururken ülkelerini terk etmiş değillerdir. Savaşın ortasında, hukukun askıya alındığı, can, mal ve namus güvenliğinin olmadığı bir ortamda kimse kalmaya devam etmez. Bu nedenle en güvenli gördükleri, yakın bir ülkeye sığınırlar. Bu insanlar da bu şartlarda ülkemize sığınmış mültecilerdir. Birçoğunun ya babası, annesi veya çocuğu savaşta öldürülmüş bu insanlar çaresizce ülkemize sığınmış durumdadırlar. Bu saatten sonra Suriye’ye istikrar gelmeden “onları göndereceğiz, gitsinler” söylemi ne insani ne de dini değerlerimize uygun değildir.
Peki, ülkemize gelenler gerçekten rahatsızlık veriyor mu? İnsanlar genellikle mülteci deyince gözü yaşlı, sürekli ağlayan insanlar göreceğini düşünüyor. Fakat geçen 5–6 yıllık sürede ülkemize uyum sağlamaya çalışan mülteciler, ister istemez iş buluyor, çalışıyor acılarını bir nebze sarmaya çalışıyor. Bu süreçte çalışan ve para kazanan Suriyeliler, emlak ve araba alıp ticarete bile giriyorlar. Bunların yanında ucuz iş gücü olarak görülüp sömürülen, kandırılanlar hatta Suriyeli olunca ev kirasını daha da artırıp kiraya verenler oluyor. Bu hayatın gerçekleri maalesef her zaman okuyup yazdığımız gibi de olmuyor. Daha trajik öykü ve hikâyeleri duymak isterseniz nereli olduğu fark etmez, Doğu Türkistanlı, Suriyeli veya Arakanlı fark etmez hepsini dinleyip kulak vermek yeterli olacaktır. Ben kendi adıma Suriyeli Muhammed’e sorduğum “baban ne iş yapıyor?” sorusuna aldığım “Suriye’de öldürüldü” cevabından sonra hiçbir çocuğa baban ne iş yapıyor diye sormak istemiyorum.
Bir kısmı da Suriyeliler gündem olunca “Doğu Türkistanlı, Uygur ya da Iraklı Türkmen kardeşlerimiz var, bırakın şu Arapları” diyorlar. Ülkemizi yönetenleri Arapçılık yapmakla itham ediyorlar. Hiç kimse Türkmen kardeşlerimize sırtını dönen bir Türkiye olduğunu zannetmesin. Aksine onlarla daha çok kenetlenip daha çok destek olan bir Türkiye’nin varlığından kimsenin kuşkusu olmasın. Doğu Türkistan konusunda ise maalesef henüz kapalı rejim Çin’e karşı o bölgede etkili olabilecek güçte değiliz. Umudumuz etnik köken ve millet ayrımı yapmadan bütün İslam milletini himaye edip destekleyen bir Türkiye’nin varlığı onlara olduğu kadar bize de önemli katkıları olacaktır. Bu bizim için önemli bir sosyo-politik güçtür ve bundan geri adım atmak bir yana ileri adımlar atarak nüfuz alanımızı büyütüp geliştirmeliyiz. Oralara tesir etmek için emperyalist düşünce beslemeden kazan-kazan mantığıyla bütün İslam âleminin kazanacağı politikalar geliştirmek gerekir. Bu vizyon da yöneticilerimizde var ve buna yönelik adımlar atıyorlar.
Nargile içip sahilde gezen Suriyeli gençler meselesi de elbette hoş değildir. Fakat kendimize çok görmediğimizi başkalarına çok görmemeliyiz. Bu da onların ayıbı ve kusuru olsun. İşlenen suçlar ve kötülüklere gelince bunu her toplum yapıyor. Her bayram öncesi sınırdan Suriye’ye bayramlaşmaya geçen görüntülerle yeniden ısıtılan mülteciler bu bayramda da gündem olacaktır. Fakat bazılarından işitip dinlediğimiz, bayram gidişlerinde güvenli bölgelerde ya da kamplarda akrabaları ile görüştükleri bilgisidir. Selam ve dua ile.

Bu yazı toplam 837 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.