1. YAZARLAR

  2. Hakkı Balcı

  3. Sustum… söz hugo’nun…
Hakkı Balcı

Hakkı Balcı

Yazarın Tüm Yazıları >

Sustum… söz hugo’nun…

A+A-
“Evren’ciğim HUGO şemsiyelerinin üretimi nasıl gidiyor? Seydişehir’de imalatçı olmak zordur… Başkentte, pazara yakın yerlerde bu işi yapmak var iken; Seydişehir’e, zora talip olmanın bedeli ağır… Hasletinizi, HUGO’yu yazmak istiyorum… Beni bilgilendirir misin, mail atar mısın?” Dedim ve akabinde mail sayfama düşen satırları okudukça size emeğinize olan saygım ve sevgim vallahi zirve yaptı… Kelimesine bile dokunmadan tırnak içinde yayımlıyorum Evren ulaşanın yüreğini… Mutlaka okunası… Ders alınası, dua edilesi bir mail…
“S.a. Hakki abi, Öncelikle Seydişehir sevdalısı, engin düşünceleri ile Seydişehir’e her damlasında bir fayda izah etme paydasındaki siz değerli abımı bu zor yolunuzda çok iyi anlayan ama ender olduğuma da inanan biri olarak takdir ve saygılarımla selamlamak istiyorum. Zordur Seydişehir’de yürümek, kendini dünyevi zevklerinden soyutlayıp çalışmak da bir ibadettir düsturu ile hareket ederken kabiliyetini alabildiğince kısıtlamaya çalışan bir atmosfer sarar ne yazık etrafını, sonra bir bakarsın karsında koskoca küpe dağı bakar yüzüne 'ne duruyorsun devam et der' düsturuna, inandığını, yüreğindekini yapmana güç verir. o sırtındaki koca karları taşıyabilen ezelden ebede küpe dağı var arkanda... Hayat boyu sahip oldukların ya da olabileceğin şeyler acaba bir Küpe Dağı gibi atmosferi yıkabilir miydi? Seyyie diyarıdır bu şehir Seydişehir’dir. Bu kadar sağlam temellere oturmuş bu şehrim doğası gereği hizmet etmeyi gerektirir hem kendine hem de onun yeşerttiği Seydişehirliye. Ben önce mevcudiyetimin gereğini sorgularım kaç gün kalacağımı bilmediğim dünyada...

İste Seydişehir’e bir şeyler katmak yüreğindekileri Seydişehir’le bir yerlere taşımak arzusu nedir bilir misin? Sevgili abım, Vodafone’un İngiliz CEO’ suna üzerinde made in Seydişehir yazan bir şemsiye kullandırmaktır. Bu yazmış olduğum çok ince nüanslı cümle acaba Türkiye’nin özel bir bölgesi mi, yeni bir coğrafya mı? Seydişehir’le ilgili sayısız soruyu da beraberinde getirmiş. Finansbank’ın yunan patronu İstanbul’un en büyük şemsiyesini finans bank logolu olarak boğazda görünce Türkiye’nin ne kadar da büyüdüğünü şemsiyesinden anlamak lazım dedirtebilmektir. Türk is dünyasının ciddi anlamdaki büyük isimlerine bu urun Seydişehir’de üretiliyor neden acaba? Deyip bir karpuz suyu kaçırabilmektir. Bir İsrailli is adamının Ürgüp’te görmüş olduğu semsiye den dolayı Türkiye’nin gelmiş olduğu teknolojik ilerlemeyi Seydişehir’de kendisine o meraklı haline koltuğumuzun arkasına gerile gerile anlatmaktır. Keyif ve zevk veren... Arafat in Seydişehir üretimi şemsiyelerle kapatılmak istenip, seyit diyarı Seydişehir’in kutsal topraklarımıza hizmet götürebilme heyecanıdır. Seydişehir’i bir yerlere taşıyabilmek arzusu...

Çok saygıdeğer abim,
İşte babamı anlamakta güçlük çekiyordum ya artik hiç güçlük çekmiyorum. Çünkü ben büyüdüm ve hayatin nelerinin tat olduğunu anlatmama her zaman vesile olan bir babam var. Onun dediği gibi artik bu da benim lüksüm olsun abım Seydişehir’i sadece Küpe’nin sırtına değil, burada doğduysak birazda kendi sırtımıza alalım. En büyük samimiyetimle... Saygılarımla…”
Bu vesile ile Hüseyin Ulaşan abimi ve ilçemizde küçüklü büyüklü tüm imalat sektörünü, sahiplerini senin yüreğinle kutluyorum Evren’ciğim… Zoru başarıyorlar… Sizler sadece iltifatı değil kalpten duaları hak ediyorsunuz…
Lal olup seni tekrar tekrar okuyacağım Evren’ciğim…
Seydişehir deyimi ile “Biriniz bin olsun, bereketiniz bol olsun…”
Bu yazı toplam 305 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.