1. HABERLER

  2. KONYA

  3. Tahran’a Konya’dan uçak seferleri başlatılmalı
Tahran’a Konya’dan uçak seferleri başlatılmalı

Tahran’a Konya’dan uçak seferleri başlatılmalı

Ambargoların kalkması ile hedef pazar haline gelen İran’a Konya’dan uçak seferlerinin başlatılması gerektiğini vurgulayan Konya Tesisat ve İnşaat Malzemecileri Derneği (KONTİMDER) Yönetim Kurulu Üyesi Yavuz Şirin, önceden ilan edilen Konya-Tahran direkt u

A+A-
Bu ertelemenin Konya ekonomisi başta olmak üzere çevre iller ve ülke ekonomisine de zarar verdiğini belirten Şirin, “Yetkililerin yaptığı açıklama da uçak seferlerinin iptal olmasının en önemli sebebinin yeterli talep olmaması yönündeydi. Ancak bir takım araştırmalar yaptık, TÜRSAB yetkilileri ile görüştük. Ne yazık ki durumun öyle olmadığını gördük. Hatta tam tersine bu destinasyon verimlilik ve karlılık anlamında bize göre THY’yi ziyadesiyle memnun edecek seviyeye ulaşmış. Çünkü hem Konya hem de Antalya’dan bazı turizm firmalarının zaten koltuk satın aldıklarını, uçuşların büyük bölümünün garantiye alınmış olduğunu gördük. Yapılan açıklamalar üzerine, bu bilgileri öğrenince kırılmadık desek yalan olur” dedi.
Yavuz Şirin, rantabl olmadığı gerekçesi ile 2 milyon nüfuslu Konya ile 78 milyon nüfuslu İran arasındaki uçuşları iptal eden iradenin, 400 bin nüfuslu Trabzon ile 2 milyon nüfuslu Kuveyt arasında direkt uçak seferlerini başlattığını hatırlatarak, bu durum Konya iş dünyasını derinden yaraladığını ve pozitif ayrımcılık yapılarak, Konya’ya haksızlık yapıldığına dikkat çekti.

Her şeye rağmen İran’a iş gezisi düzenledik
Konya ve Tahran uçak seferlerinin en kısa zamanda başlamasının ekonomimiz açısından fayda sağlayacağını dile getiren Şirin, bu olumsuzluk yanında darbe kalkışmasına rağmen Ağustos ayında KONTİMDER olarak hem Tahran Confair 2016 Fuarı’nda stant açtıklarını hem de bir heyetle iş gezisi düzenlediklerinin altını çizdi.
İran’a iş gezisi düzenlemelerinin temel nedeninin pazarın potansiyel arz etmesi yanında önceki yıl yapılan iş gezilerinin başarılı geçmesinden kaynaklı olduğunu ifade eden Şirin, şöyle konuştu: “Yurtdışına bir defa ziyaret edilerek alışveriş yapmak çok mümkün değil, sürekliliği sağlamak lazım. Bu anlamda çok fazla arayı açmadan ikinci ziyareti gerçekleştirelim istedik. Türkiye İran Çalışma Komitesi Başkanlığı’na Konya Sanayi Odası Başkanı Memiş Kütükcü’nün seçilmiş olması, İran’a yönelmemize ve algılarımızın açılmasına neden oldu. Türkiye İran Karma Ekonomik Toplantısı’nın Nisan ayında Konya’da gerçeklemesi ve Konya ile Tahran arasında başlayacak olan direkt uçak seferleri bizi en çok harekete geçiren unsur oldu. Hatta zamanlamayı nasıl yapmalıyız konusunda bir tereddüde düşmüştük. Mayıs ayının sonunda uçak seferleri başlayacağı için Ağustos ayında iş seyahatini yapmaya karar verdik. Her şeyden önce şunu ifade etmek de fayda var. 5 gün süren seyahatin 2 gecesini yollarda geçirdik. Giderken bir gece dönerken bir gece uyumadan geldik. Yolculuğun uzun sürmesi verimliliği düşürdü. Eğer direkt uçuşlar olsaydı, böyle bir handikap yaşanmayacaktı.”

Daha çok çalışıp daha çok üretmeliyiz
Şirin, darbe kalkışması sırasında şehit olanları rahmetle andıklarını, yaralılara şifa dileklerini belirterek, 30 Ağustos Zafer Bayramı kutladı. Yavuz Şirin, diğer sivil toplum kuruluşları ile yaptıkları toplantılarda, darbe kalkışmacılarının amaçlarına ulaşamadığını tüm dünyaya anlatalım kararı aldıklarını ve İran seyahati ile kendi üzerlerine düşen görevi bir nebze yerine getirmeye çalıştıklarını söyledi. Şirin, şöyle konuştu: “Daha çok çalışmak kendimizi daha çok anlatmak gereken bir zaman olduğuna karar verdik. Bu anlamda alınan ortak kararlar gereği daha çok yurtdışı seyahatleri yapalım, yurtdışından da çok heyetler getirelim ve Türkiye’de her şeyin normale döndüğünü, bu karar çerçevesinde de İran seyahatini yapmaya karar verdik. Ancak hedeflediğimiz sayısının yarısı iş gezisine katıldı. Direkt uçak seferleri olsaydı katılımcı sayısında 2 kat artış olacağını düşünüyorum.” diye konuştu.

İran Ekonomisi Profili
• 2014 Yılı GSYİH 425 milyar dolar
• En büyük doğalgaz rezervlerinde 2. sırada
• En büyük petrol rezervlerinde 4. Sırada
• Nüfus 78 milyon. 25 yaş altı nüfus yüzde 41.
• Doğrudan yabancı Yatırım stoğu 42,5 milyar dolar

İnşaat ve Malzemeleri Sektörü
• Özellikle ulaştırma ve enerji sektörlerinde modern altyapıya ihtiyaç duyan ve ekonomisini yabancı yatırımcılara açan İran’ın önümüzdeki yıllarda konut ve konut dışı inşaat sektöründe daha fırsat sunması bekleniyor.
• İran inşaat malzemeleri sektörü önemli bir büyüme potansiyeline sahip. İran, zengin doğal kaynakları ve ucuz iş gücü sayesinde, çimento ve seramik gibi enerji yoğun inşaat malzemelerini Türkiye gibi enerjiye bağımlı ülkelerden çok daha ucuza üretebilmektedir. Bu sayede İran’ın, hem yurt içi pazarda hem de küresel pazarlarda önemli bir rekabet avantajına sahip olması beklenmektedir. İran’ın Türkiye’nin ihracat yaptığı pazarlara ve hatta Türkiye’nin doğu bölgelerine hali hazırda ağırlıklı çimento olmak üzere inşaat malzemeleri ihraç ettiği gerçeği de dikkate alındığında; Türkiye İran’ın sahip olduğu bu enerji avantajını pazardaki bir tehdit unsuru olarak değerlendirebilir. Zira bu rekabetçi avantaj, Türk şirketlerin iç pazarlarının bir kısmındaki ve bazı ihracat noktalarındaki rekabetçi avantajlarını kaybetmelerine yol açabilir.

Güçlü Noktalar
• Türk şirketleri, Avrupalı şirketlerin ürünlerine yakın kalitede ürünleri bu şirketlerden çok daha cazip fiyatlarla sunabiliyor.
• ‘Türk Malı’ ürünlerinin İran’daki imajı oldukça iyi.

Zayıf Noktalar
• Küçük piyasa oyuncularını hakim olduğu parçalı bir Pazar

Fırsatlar
• Otomotiv gibi bazı sektörlerin, verimliliklerini artırmak ve teknolojilerini yükseltmek için tesislerini modernize etmeleri gerekiyor.
• Makine ürünlerine uygulanan gümrük vergisi (%4) diğer sektörlere kıyasla dana düşük.
• Türk şirketler İran’a Ar-Ge ya da mühendislik hizmetleri gibi hizmetler satmayı da hedefleyebilirler.
• İran’da Üretim tesisleri kurmak ve İran’ı Orta Doğu ve Kuzey Afrika ülkelerine yapılacak ihracatlar için bir üs olarak kullanmak da düşünülebilir.
Tehlikeler
• İran, teknoloji seviyesini geliştirebildiği takdirde, işgücü ve enerji maliyetlerinin düşük olmasından faydalanarak Türkiye’ye ve Türkiye’nin ihraç pazarlarına düşük fiyatlı demir-çelik ürünleri satabilir.
• Üretim tesisi kurmak isteyen Avrupalı şirketler makine konusunda Avrupalı şirketleri tercih edebilir.


 

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.