1. YAZARLAR

  2. Dursun Seyis

  3. Takdir Ve Tekdir
Dursun Seyis

Dursun Seyis

Dursun Seyis
Yazarın Tüm Yazıları >

Takdir Ve Tekdir

A+A-
Bu meslek galiba böyle bir şey.
Geçen gün bir yerde dinledim. Gazeteciliğe başlarken insanların her şeyi gözüne alarak başlama sanatıdır.
Yaklaşık 40 yıldır bir şekilde bu mesleğin içindeyiz. Spor muhabirliği ile başlayan serüvenimiz, spor müdürlüğü,Haber Müdürlüğü, Genel Yayın yönetmenliği ve yazı işleri müdürlüğü gibi sıfatlarla devam etti ve ediyor.
Uzun yıllardır da aklımızın yettiğince, doğru bildiklerimizi yazarak, yanlış ve hataları uyararak yazıyoruz. Tabi ki bunlar içinde bize takdirde var, tekdir de.
Hepsi kabulümüz.
Yeter ki, belde aşağısı olmasın. Çünkü bunca yıldır yazıp- çizerken ilk ilkem kimsenin özel hayatı ve belden aşağısına dokunmamaktır. Hakaret etmeden, sevgi ve savgı sınırları içinde, ancak farklı düşünceler içinde yazılarımızı yazdık ve yazmaya da devam edeceğiz.
Elbette bazılarının ayaklarına bastık, bazılarının oyununu bozduk ama,  etliye, sütlüye dokunmadan yazı yazmakta benim ilkem değil.
Doğru bildiğimizi doğru, yanlış bildiğimizi yanlış diyerek yolumuza devam ediyoruz. Bazen de felsefi, dilimiz döndüğünce edebi, ahlaki ve dini yazılarla insanlara bazı şeyleri hatırlatmayı görev kabul ettik.
Geçtiğimiz günlerde bir siyasi parti ile yazdığımız yazı yine bazı insanları rahatsız etmiş. Biz kimseyi rahatsız etmek için yazmıyoruz. Sadece doğru bildiklerimizi yazıyoruz. Bundan kendisine pay çıkartanlar olabilir, çıkartmayanlar olur.
Ne demişler Anlayana sivrisinek saz…
Her zaman olmuştur. Bazı serseri, mafya bozuntusu içinde olanlar dumanlı havada ortaya kurdun arkasından çıkan çakallar olabilir.
Dövme, vurma, öldürme tehdidi yaparken her halde beyinlerinin gücü yetişmiyor, ayı gücüne güveniyorlar.Bu kentte ve ülkede kimin ne olduğunu toplum bilmektedir. Her yaptığım işte, her yazdığım yazı karşısında başım dik, alnım açıktır.
Bunlar bana vız gelir- tırıs gider. Bazılarının yaptığı gibi koruma ordum falan da yok. Bana Allah’ım ve inancım yeter. Elimi- kolumu sallayarak toplumun içinde işimi yapıyorum. Allah’tan başka kimseden korkmam. Doğruya doğru, eğriye eğri diyecek kadarda kendime güveniyorum. Beni tanıyanlar yüreğimi de bilirler. Kimsenin kıçını öperek buralara gelmedim. Hayatı ve tahsilimi tırnaklarımla kazıyarak yaptım. Hatalarım olabilir. Hatadan dönmesini de bilirim. Yanlışlar karşısında durarak bilgim, kültürüm ve edebimle buralardayım. Bu çizgiden beni Allah’tan başka kimse alıkoyamaz.
Elhamdülillah, inancım gereği kadere de inanırım. Çakma bilgim ve diplomalarımla dolaşmıyorum. Beynimle, bilgimle ve yüreğimle, azmimle diplomalarımın sahibi oldum.
Ben bu şehrin, bu ülkenin çocuğuyum.  Bazı aslı, nesli belli olmayan ve nereden geldiği bilinmeyenlerle de hiç uğraşamam.
Allah yolunuzu açık etsin.
Pilavdan döneni kaşığı kırılsın.
Şunu da bilsinler ki,  “Karamürsel sepeti” değilim. 
Bu yazı toplam 89 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.