Mustafa ÖZYURT

Mustafa ÖZYURT

mustafa özyurt
Yazarın Tüm Yazıları >

Taklid

A+A-
İslam hukukunun hayatiyeti ve tatbik kabiliyeti açısından önem taşıyan ictihad, taklid ve telfik kavramları, fıkıh usulü (islam hukuku ilminin tarihi devreleri içinde ele alınmış olmakla beraber önemlerini bugün de muhafaza etmektedirler.
Taklid, bir veya birkaç mesele hakkında bir müctehidin –delilini bilmeden- ictihadına göre amel etmektir. Taklid, müctehid için haram, müctehid olmayan kimse için bir müctehidi taklid etmek vaciptir. Akıl ve baliğ olan kimsenin amel ve taat hayatına başladığı zaman bugün mevcut olan dört hak mezhepten birisini taklid etmek hususunda serbesttir.
Hz. Hadimi, Taklidi izah ettikten sonra, riya, ihlâs, ihsan, istihare ve libas mevzularını kısa kısa şöyle açıklıyor (aslında o uzun anlatmış fakat biz burada kısalttık) şöyle:
Taklid, kalbin afetlerinin sekizincisidir. Buda, itikaden, amelen ve kavlen hucceti saliha (sağlam delil) olmadan mücerred hüsnü zanla başkasına iktida’dır uymaktır. Akaidi İslamiye de huccetsiz taklid caiz değildir. İcmalen de olsa nazar ve istidlal elbette lazımdır.
Cenabı Hakk ayeti celilesin de; “Sen söyle Habibim, semavat ve arz da olan şeylere bakınız tefekkür ediniz” (Yunus s.a.101) O arz ve sema da ne acaib deliller koymuş. Varlığına deliller ve sıfatı kamilesinden haber veren gariplikler vardır. Bunların hepsi ayat’tır (yani varlığının alametleri ve delilleridir). İtikat da mukallid, bizim İmamımız İmamı Matüridi’ye (R.A.)göre iman sahihdir.

AMELDE TAKLİD
Amellerde taklit, adil bir müctehid olan kimse için caizdir. Fasık bir kimsenin haberi üzerine ilmi iktizasınca inanılmaz. Ve lakin uzun zamandan beri ictihad kesilmiştir.
İbni Necim; Hicri dört yüz senesinden sonra kıyas inkatı olmuştur ( kesintiye uğramıştır). Ondan sonra bir kimse için kıyas caiz değildir. Lakin kıyasın inkıta’ı ictihadın caiz olmadığına mebnidir ( bağlıdır). Esah olanda bunun gibidir.
Müftü, ahkâmı bilmek ve mütala’â için, hangi hükmün hangi delilden ve hangi kaideden vs. olduğunu marife ( bildirmek ) için ictihad yapar. Yani hükümlerle ilgili çalışır. Ayrı bir hüküm çıkarmaz. Her toplanan Ulemanın kavliyle amel caiz olmaz.
Mesela: Ehli bid’ad olanların hükümleri gibi. Zira amelde taklit de ehlisünnet ve’l-cemaat itikadiyyatından ( inancına mensup olanların hükümlerinden) olmalıdır. (berika c.1.s.486)
İHLÂS: Muhterem okuyucu, kısıda olsa lütfen bu kelimenin tarifine dikkatinizi çekmek isterim Ebu Said Hadimî ihlâsı anlatırken;
İhlâs: Kendisinde nefis için haliyle haz olmayan şeydir, diye tarif buyurur.
İHSAN: Yukarıda riya ve onun zıddı olan ihlasdan bahis ettikten sonra, bakalım İHSAN’ı nasıl izah etmişler:
İhsan ise, ihlâsın semeresidir. Yani meyvesidir. Denildi ki: İhsanın hakikatı; Nefis de bir seciyedir ki, muhsinin ( ihsan edenin) yolunda vereceği mükâfatlarla kötüleyicininin sıkıntılarına tahammüldür.
Yine denildi ki: Ubuduyyet ve Rububiyyeti beraber marifelendirmektir. Denildi ki: Ayan üzerine mananın ittifakıdır. Yani zahiri ve batını birbirine uymaktır ( içi ve dışı). (berika c.1..s.490)

RİYA AHİRET VE DÜNYA
Hadimi merhum, bu toplumumuzda azda olsa üzülerek karşılaştığımız, para için mevlit okumak, para için kuran okumak, Yasin satmak vesaire gibi hoş olmayan şeyleri anlamamız sadedinde buyurur ki: Ahiret amelini dünya menfaatı için tevessül riyadır. Amma ahiret menfaatı için dünya menfaatlerine tevessül riya değildir.
Mesela: Ziraat, nebatat için istiska namazı; Bunda ahiret ameli ile dünya menfaatına tevessül vardır. Bunda murat yağmur yağmasını talep içindir. Amma riya toplum ahengini sarsacak en kötü ve günah olan nahoş bir iştir, dinde yeri yoktur. (berika c.1..s.491)
RİYA: Bu bahis de uzundur ama biz burada, zihinde çabuk kalsın diye kısa geçmeyi uygun bulduk.
Bunda yedi bahis vardır. Tarifi, mabihi riya (kendisiyle riya olan şey), ma lehü riya (kendisi için riya olan şey), riya-i hafi (gizli riya), riyanın alameti, riyanın hükmü, riyanın ilacı, ihlâs ve riya ile ihlâs arasında tereddüt edilen umurdur. (berika c.1.s.489)

İSTİHARE

İstihare de aynıdır. İstihare, dini bir emir için değil. Emri-diniyyeli bir şey içindir. Yani din ile alakalı ameller için yapılan bir şeydir.
Gösteriş, alâyiş için yapılan şeyler riyadır. Lakin bir ameli başkaları görsün, oda o güzel amele uysun, alışsın maksadı ile yapılırsa riya değildir.
Mesela: Pahil bir ( eli sıkı, kendi için olduğu gibi başkalarına sadaka ve yardımdan kaçan ve yüz çeviren insandır) adamın yanında sadaka ve zekât vermek, kötü alışkanlığı olanların yanında onlara, güzel alışkanlıklar verecek bir faaliyette bulunmak gibi. Burada niyet önemlidir. Niyet dikkate alınır. Bunlar riya olmaz. Yani bu istihare bidat cinsinden değildir.(berika c.1.s.492)
EVLERDE GİYİM: Bayram ve Cuma gününün dışında normal elbise giyip, bu günlerde güzel elbise giymek riya değildir. Ancak o günlere hürmet ve tazım içindir. O vakitleri tazım içindir. (berika c.1.s.497) (Devam edecek)
 
Bu yazı toplam 122 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.