1. YAZARLAR

  2. Hüseyin ERYILMAZ

  3. TANSİYONU NASIL GEÇİRDİM?
Hüseyin ERYILMAZ

Hüseyin ERYILMAZ

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

TANSİYONU NASIL GEÇİRDİM?

A+A-

Yüksek tansiyon kanın damarlarda akışı sırasında basıncının artmasıdır. Kan basıncı arttıkça damar duvarlarına binen yük te artar ve bu durum uzun süreli devam ettiğinde damarlar zarar görebilir ve kalp hastalıklarının önü açılır. Tansiyon da bir kalp damar hastalığıdır.

Yüksek tansiyon ülkemizde her üç kişiden birinde görülen önemli bir sağlık sorunudur. Tedavi edilmediğinde; kalp yetmezliği, kalp büyümesi, damarlarda daralma, felç, böbrek yetmezliği ve körlük gibi ciddi sorunlara neden olur. Bu nedenle mutlaka erken dönemde teşhis edilmelidir. Tansiyonunuz, 180/110 mmHg gibi çok yüksek düzeye erişmediği sürece kolay kolay herhangi bir belirti vermez. Yüksek tansiyonun en sık rastlanan belirtileri; baş dönmesi,  kalp ağrısı, kulak çınlaması, nefes darlığı, çift veya bulanık görme ve düzensiz kalp atışları, halsizlik, bulantı, kusma, baş dönmesi şeklindedir. Uzun süren kontrol edilmeyen hipertansiyon ancak hedef organ hasarlarıyla kendini belli eder.  Donuk bir baş ağrısı, boyun zonklaması, göğüs ağrısı, kulak çınlaması, hafif baş dönmesi, ara ara burun kanaması gibi belirtilere neden olmakla birlikte çoğunlukla hiç bir belirtiye yol açmaz. Ve tansiyon ölçümü yapılmadan, tansiyonun yükseldiğinin fark edilmesi oldukça zordur.

Ben tansiyonu şuna benzetirim; Kışın normal sobayı yakmayan yoktur her halde. Malumunuz sobayı belli bir müddet yaktığımız zaman soba çekmez olur. Bizler de onu silkmek, temizlemek mecburiyetinde kalırız. Ama insanlarda böyle bir imkân yok.

 İnsanlar da belli bir yaşa geldiği zaman yediğimiz yağlardan ve dışardan aldığımız çeşitli metallerden dolayı vücut yağlanır ve hantallaşır. Bizim vücudumuz da aynen soba gibi çekmez olur. Kalp sorunları damar sorunları çıkmaya başlar.

Nasıl ki soba eskisi gibi yanmaz, Kalbimiz de kalbin içinin ve kalp kapakçığının yağlanmasından dolayı eskisi kadar kanı pompalayamaz olur. Duman sobanın üstünden veya borulardan tütmeye başladığı gibi Kalbimiz de kalp kapakçığının içi ve dışı yağlandığı için sızdırmaya başlar ya da damarlarımız daraldığı için küçük küçük yırtılmalar oluşur. Bacaklarımızda selüloitler oluşmaya başlar. Ve buna bağlı olarak bacak sendromu oluşmaya başlar. Yani kalbimiz ya kalp kapakçığı kanı sızdırdığı için yeteri kadar kan pompalamıyordur ya da pompalıyor ama yağlanmadan dolayı damalarımız yeterince kan akışı sağlayamamaktadır. Kan ilerisine gidemediği için kalp çıkışı damarlarda genişleme, kalp kapakçığı sorunları, kalp çarpıntısı ve damar yırtılmaları meydana gelir. Vücut artık dengesini kaybetmiştir. İşte o zaman tansiyon meydana gelir.

Pe ki çare nedir? Çare kalbimizi ve damarlarımızı eski haline getirmektir. Bu da alıç kürü veya limon sarımsak kürü ile olur. Alıç özellikle kalp bölgesinde etkili, limon sarımsak damarlarda etkilidir. (Devam Edecek)

Bu yazı toplam 204 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.